Son Dakika

Asansördeki Selefilik

24.02.2018 - 05:17 | Güncelleme:

 

BAŞTAN söyleyeyim, bu yazı “fetvacı bey” ile ilgili son yazımdır.

“Niye?” derseniz, onu da baştan söyleyeyim; zaten kamplaşmış Türkiye’de böyle meseleler üzerinden yeni saflaşmalar, yeni karşıtlıklar türemesini istemiyorum.

Ancak ebedi ve ezeli dostum Murat Bardakçı’ya bir minik hatırlatma yapmayı da ülkemin geleceği adına kendime vazife görüyorum.

Yeni Türkiye’de tarikatlar, cemaatler, hocalar, fetvacılar dört bir yandan fışkırıyor.

Gençlerimiz bilimin, bilginin, çağdaşlığın peşinden koşmalı.

Neye ve kime hizmet ettiğini bilmediğimiz kişilerin değil.

İşte FETÖ belasının Türkiye’ye nelere mal olduğu ortada.

Fetvacıbaşı’nı özellikle yazmamın nedenini de anlatayım, belki Murat da anlar.

Sevgili Murat, diyorsun ki: “Fetvacının başka fetvaları da var. Onları da dinledin mi?”

Dinlediysen, benim tepkimin nedenlerini daha iyi anlaman lazım.

Mesela bu beyefendinin “Gazali’yi anlamak 2” başlıklı videosunu bir izle.

Nasıl bir Selefilik propagandası yaptığını, Gazali’nin son günlerini anlatırken Anadolu Müslümanlığını ve Osmanlı döneminin İslam anlayışını nasıl kötüleyerek takipçilerini “Selefiliğe” yönlendirdiğini göreceksin.

Selefilik, yani DEAŞ ya da IŞİD Müslümanlığı mı istiyoruz biz bu topraklarda Murat?

Suudiler bile bir açılım peşindeyken, Türkiye hiç de alışık olmadığı, tarih boyunca asla benimsemediği bir Selefi İslam’a mı yönelsin?

Ben değil, Türkiye’deki başka İslami cemaatler bu beyefendeyi “Suudilerden yardım almak”la itham ediyorlar.

Doğru mu değil mi bilemem.

Ama savunduğu fikirlere baktığın zaman Suud’un bile gözden geçirmeye çalıştığı bir yol olduğunu göreceksin.

Mesele asansörle sınırlı değil Murat’cığım.

Benim dini bilgimi yetersiz bulabilirsin.

Haklısın.

Ama istersen ortak tanıdığımız, dini bilgisi olan kişileri ara.

Anlatsınlar sana.

Sonra odana gelirim, konuşuruz.

Tamam mı dostum?


******

Tarikatlar yerli ama her tarikat milli mi?

BİRAZ uzun bir yazı olacak ama korkumun, hatta paniğimin nedenini anlatmak, uyarmak istiyorum.

İyi niyetli zannedilen ve kontrol dışı kalan “sözde dini” bir yapının Türkiye’nin başına açtığı felaketi şimdilik ucuz atlatmış gibi görünsek de tehlike çok boyutlu.

Ve bunun ülkeyi yönetenleri, beni ettiğinden daha fazla rahatsız etmesi lazım.

Çünkü bunların kötü niyetli olanlarının amacı beni değil, ülkeyi ele geçirmek olabilir.

Elimde 9 Eylül Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin Türkiye’yi karış karış inceleyerek hazırladığı bir rapor var.

Bakın tespitlerine:

“Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunmaktadır. Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürmektedir. Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkâri, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunmaktadır. Üstelik büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu ise tam olarak bilinmemektedir. Çoğunluğu kız çocuklarına yönelik açılan apartman medreselerinde 12-18 kişi kalmaktadır.”

Şaşırdınız mı?

Raporu okumaya devam edelim:

“MEB verilerine göre, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı itibarıyla okul öncesi çağdaki 3-5 yaş grubu çocuklarının % 64.48’i, 4-5 yaş grubunun % 54.30’u, 5 yaş grubunun ise % 41.21’i okul öncesi eğitim alamamaktadır. İstanbul’da 3-5 yaş grubundaki çocukların % 80’i, 4-5 yaştakilerin % 62’si, 5 yaştakilerin ise % 51’i okul öncesi eğitim alamamakta olup bu rakamlar Türkiye ortalamasının çok altındadır. MEB’in bu konudaki yetersizliğini tam da bu noktada tarikat okulları doldurmaktadır.”

Rapor, Türkiye’den DEAŞ’a katılımlarla ilgili de çarpıcı bir durum tespiti yapıyor.

“Okul öncesi eğitimde her üç yaş grubunda da Türkiye ortalamasının altında olan iller İstanbul, Kahramanmaraş, Osmaniye, Yozgat, Gümüşhane, Erzurum, Bayburt, Ağrı, Kars, Iğdır, Bingöl, Van, Muş, Bitlis, Hakkâri, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Siirt’tir.

Türkiye’de 2017-2018 eğitim-öğretim yılında kreş ve anaokulu fiyatları aylık 550 TL’den 3 bin TL’ye kadar değişmektedir. Çoğunluğu tek aylıkla ve asgari ücretle geçinen 6 milyon ailenin bu parayı ödemesi mümkün değildir. Bu ailelerin çocukları medreselere ve tarikat yuvalarına mahkûm edilmektedir. Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Hizbullah’a bağlı medreseler çoğunlukla Kuran kursu olarak değil, dernek çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Medreselerde eğitim dili Kürtçe ve Arapça’dır. Eğitmenlerin büyük çoğunluğu Türkçe’yi tam olarak bilmemektedir. Medrese öğrencilerinin tamamı yatılı olarak kalmakta ve her türlü istismara açık durumdadırlar.

IŞİD’e katılan Türk vatandaşlarının çoğunun Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde faaliyet gösteren medreselerde eğitim aldığı mahkeme kayıtlarında yer alan bir gerçektir.”

Raporda benim sizlere aktarmak istediğim önemli noktalar bunlar, ama çok önemli başka tespitler de var.

Benim meselem şudur: Bu tarikatların bağlantılarını ve amaçlarını bilemiyoruz. Bugün kimin hizmetinde olduklarını ve yarın kimin hizmetinde olabileceklerini öngöremiyoruz.

Bunlar yerli örgütler ama ne kadar milli olduklarını tespit etmemiz, bilmemiz benim açımdan mümkün değil.

Ancak FETÖ yaşanmış bir örnek. Yeni FETÖ’lerle karşılaşmak istemeyen bir devletin, bu durumdan rahatsız olması gerekir.


********

Kabahat CHP’de

ŞEKER Fabrikaları’nın satışıyla ilgili olarak hükümete yönelik suçlamalar var.

Pancar üreticisinin bundan darbe yiyeceği, yerli ve milli şeker fabrikalarının satılamayacağı, bunun çokuluslu şirketlerin ekmeğine yağ süreceği gibi pek çok suçlama.

Sendikalar ve şeker fabrikalarının çalışanları tepkili.

Bu tepkilerini de hükümete yöneltiyorlar.

Çocukluğumdan beri öğrendiklerimin doğrultusunda bence hatalılar.

Bu noktada suçlu olan başta Mustafa Kemal Atatürk ve geçmişin CEHAPE zihniyetidir.

Hemen kızmayın ve dinleyin.

Evet, suçlu olan Atatürk ve CEHAPE zihniyetidir.

Çünkü eğer Atatürk’ün emriyle Şeker Fabrikaları kurulmuş olmasa ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu fabrikalar peş peşe açılmasaydı, bugün ortada satılacak bir şeker fabrikası falan olmayacak ve bu fabrikaları satanlar da anlamsız yere, boşu boşuna suçlanmayacaktı.

*******

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bu soruya gülmediğimiz zaman.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 25 Şubat 2018 Pazar 14:13
    Sayın Fatih Altaylı, asansörle ilgili yazınızı ilgi ile okudum ve bana rahmetli dayım yük.müh. Süha Somerin anlattığı bir olay aklıma geldi. 1983 ila 1988 yılları arasında Suudi Arabistanda Kutlutaş inşaat şirketi devlet memurları için 1000 (bin!) adet bungalov inşa etmişti. Sebebi de memurlar ve aileleri için yaptırılan çok katlı apartmanların boş kalması. Gösterilen mazaretler de a) ya eşim asansörde yalnız iken asansöre bir erkek binerse; b) ya eşim kapıyı açtığıı zaman karşı komşudaki erkek te kapıda ise. Büyük bir hamle ile 35 yıl önceki Suudi Arabistanı nihayet yakalıyabildik. NE MUTLU BİZE!:yum: Nadır Atam Stuttgart
  • Misafir 25 Şubat 2018 Pazar 04:02
    Tehlikenin farkına varman çok sevindirici. Neyse en kötü, ötv'si olmayan memleketlerde Ferrari daha ucuz, peynir yer, şarap içer, Mısırlı, Suriyeliler gibi, uzaktan memleketi izler, iç geçirir, yazarsın altaylı.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 16:28
    Atatürk te çok samimi son derece inançlı bir müslümandı. Kabul etseniz de etmeseniz de bu böyle.
  • Misafir 25 Şubat 2018 Pazar 13:17
    Bir kisinin inancinda samimi oldugunu bilmek pek mumkun degil; ayrica 80 sene once olen birinin samimiyeti bizi niye ilgilendiriyor?
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 16:04
    Yukarıda sıraladığınız illere bakıldığında bu tarz tarikat ya da cemaatlerin güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde odaklandığı açıkça ortadadır.Bu da bu tarz tarikatların feodal yapıyı henüz aşamamış bölgelerde yeşerdiğini ve hayat bulabildiğini bize açıkça göstermektedir. İstanbulu bu tanımın dışında tutamayız çünkü İstanbul ülkenin her köşesinden ve her yapıdan insanın yaşadığı bir il olduğundan cemaat ve tarikat yapılanmalarının çokluğu da buradan kaynaklanır. Ayrıca Karadeniz bölgesinde hiç bir tarikat ve cemaat yapılanmasının olmaması da araştırılması gereken bir konudur. Oysa Karadeniz bölgesinin yarısı muhafazakardır ancak feodal bir yapı 1950 letrden sonra iyice azalmış ve artık yok denecek kadar azalmıştır.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 14:43
    Ülkeyi bunlara emanet edenlere oy verenler düşünsün, benim vicdanım rahat! “Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır” Mustafa Kemal Atatürk
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 13:48
    murat bey konuyu dağıtıyor, fanlarını başka mecralara çekiyor, kendi açısından kazançlı olabilir ama kaybedenler kadınlar,çocuklar ve bütün toplum
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 13:29
    Harika bir yazı olmuş(çoğu yazdıklarınız gibi) Umudumuz bu yazınızı Milli eğitim bakanlığı vede diyanet fark ederler.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 13:12
    Eline sağlık...
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:52
    Baştan sona kadar haklısın bu gibi teşkilatlar Türkiye’nin içinde kanser hastalığı gibi.Tamamının yokedilmediği müddetçe içinden çıkılmaz belalar bizi bekliyor.Şeref Şimşek
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:47
    Ataturk bizim canimiz.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:44
    Son yazılarin super eski Fatih döndü nerelerdeydin be aslan fatih yok magazin yok hukumet korkusu ozlemisiz senin yazılarıni ailece okuyup tartismayi
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:35
    HİCİV MÜKEMBEL
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:34
    rahmetli Türkan Saylan hanımefendiye yapılan haksız suçlamalar ve saldırılar aklıma geldikçe üzülüyorum ona yöneltilen ikna odaları suçlamalarında en ağır olanı kız çocukların başını açmaya zorluyorlardı deyip yüklenenler şimdi el kadar çocukları cinsel istismara maruz bırakan vakıflara gık demiyor işte size kutuplaşmanın daniskası işte size iki yüzlülüğün belgesi.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 12:24
    sayın Balci'nin araştırması yerinde ve diğer bir araştırma. durumun vehameti ise çok daha büyük. sanliurfa da yaşıyorum artık burayı tamamen cemaatler eke almış durumda devlet burada yok Bike diyebiliriz. valiliğinden m.egitime kadar tüm kararlar da onlar etkin.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 11:36
    aman abi ne olur kendine dikkat et çok güzel yazıyorsun çok güzel düşünüyorsun fakat bir gerçeği unutmamak gerek memlekette doğruyu gören duyan araştıran kim varsa şimdiye kadar çok kötü şeyler yaşadı senide kaybetmeyelim. Seni Seviyoruz.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 11:15
    Güzel devam
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 11:13
    bu dikkatini çektiğiniz konu çok önemli mutlaka okul öncesi eğitim kontrol altına alınmalı yoksa türkiye mizi kontrola altına alacaklar üstelik amaçlarının ne olduğu belli değil
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 11:04
    Son bölümde ironi yapıyorsunuz gibi geldi bana.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 09:59
    abi sıktı bu asansör meselesi,sen bir köşe yazarısın zaten kısıtlı konular ele alıyorsun birde hergün asansor atışması yapma lütfen
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 09:35
    Sn Altaylının bakış açısını anlayabildim. Memleketin asıl sahibi olan! topluluk adına diyor ki: "Bilmiyoruz; amaçları ne? Öyleyse korkmamız ve düşman olup saldırmamız için nedenimiz de var." Bu ötekileştirme ve önyargılarıyla kendisi gibi düşünenlere mesafeli müslümanların olması kaçınılmazdır.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 09:34
    Şeker fabrikalarına ilişkin yaklaşımınız içler acısı.
  • Misafir 24 Şubat 2018 Cumartesi 09:28
    katılıyorum
Kalan karakter : 2000