Son Dakika

Bu eğitimle Türk mucizesi

08.12.2018 - 11:04 | Güncelleme:

Bir eğitim neferinin feryadı diye, tecrübeli bir okul müdürünün gözünden eğitimdeki sorunların bir bölümünü yazdım.
Eğitim camiasından binlerce mail ve mesaj geldi.
“Az bile yazmışsın” diyenler.
“Daha ne sorunlar var bir bilseniz” diyenler.
“Bir iki madde hariç aynen katılıyorum” diyenler.
Hemfikir olmayan neredeyse yok.
Tabii sosyal medyada bana sövenler de var ama onlar zaten “İki kere iki dört” desem de sövüyorlar bana, “Allah bir” desem de.
Onun önüne geçmek mümkün değil.
Yaşasam “Bu herif niye hâlâ gebermedi”; ölsem, “Eleştirilerden kurtulmak için geberdi” diyecek kadar gözü dönüklere yapacak bir şeyim yok.
Zaten bu grubu ciddiye aldığım falan da yok.
Zaten kudurmalarının nedeni de ciddiye almıyor olmam.
Ama cehaletin, bilgisizliğin, önyargılı olmanın nesini ciddiye alayım.
Onlar ürür ben yürürüm.
Eğitim meselesine dönecek olursak.
Spectator Index, Dünya Ekonomik Forumu’nun araştırma verilerine dayanarak, “Eğitimde kalite endeksi” yayınladı.
Buna göre, eğitim kalitesi sıramalası şöyle:
İsviçre
Singapur
Finlandiya
Hollanda
ABD
Katar
Kanada
Yeni Zelanda
Birleşik Arap Emirlikleri
Danimarka
İzlanda
Norveç
Hong Kong
Belçika
Avustralya
Peki Türkiye kaçıncı?
Uzatmadan söyleyeyim.
“Eğitim kalite indeksinde” Türkiye 99'uncu sırada.
Evet doksan dokuzuncu.
Üzerimizde kimler var derseniz.
Mesela Pakistan 94.
İran 75.
Suudi Arabistan 54.
Ruanda 46.
Altımızda ise Yemen, Nijarya , Mısır ve Brezilya var. Yani aslına bakarsanız ortada bir Türk mucizesi var.
Bu kadar kalitesiz eğitime rağmen buradan Nobelli bilim adamları ve nispeten başarılı bir ekonomi çıkıyorsa şanslıyız ve mucize yaratıyoruz.
Ancak giderek bozulan eğitim sistemimiz ve yurt dışına kaçan beyinlerimiz gelecek açısından olumlu sinyaller vermiyor.
Zaten adı üzerinde mucize yaratmışız.
Mucizeler de kalıcı değildir.

***

Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kutlamak istiyorum.
Bu seçimde partisinin sokaklardaki bayrak ve flama kirliliğine neden olan uygulamalardan vazgeçtiğini, bu tip propaganda faaliyeti yapmayacaklarını söylemiş.
Bravo.
Yıllardır merak eder dururum, hangi salak seçmen sokakta tepesinde bir bayrak sallandı diye gidip o bayrağı asana oy verir.
Hele bir de zaten bütün partiler o bayraklarla gökyüzünü görünmez hale getirmişlerse.
Tam bir pislik, tam bir ilkellik gösterisine dönüşen bu durumu en fazla propaganda gücüne ve kaynağına sahip partinin yapmaktan vazgeçmesi mutlaka diğerlerini de etkileyecektir.
Plastik bayraksız bir seçim görmek nasip olur inşallah.

***

Bölücü olmayan alınmasın

En illet olduğum şeylerden biri de dinlemediği, duymadığı laflar hakkında başını sonunu bilmeden ahkam kesmek, eleştiri yapmak ve hatta kıyamet koparmak.
Bir grup Çerkes bana çok kızmışlar.
Salı akşamı söylediğim bazı sözler yüzünden.
Ama büyük bölümü ne programı izlemiş ne de ne dediğimi dinlemiş.
Sosyal medya üzerinden duyduğu kadarıyla öfkelenmiş.
Salı akşamı Teke Tek’te Suriyeli mülteciler ya da göçmenler konusu açıldığında bunların ileride Türkiye’ye sorun olabileceğinden söz edenlerin yanı sıra, “Türkiye, yüzyıllardır imparatorluk coğrafyasında sıkıntıya düşenlere kucak açmıştır. Onlar da Türkiye’nin kalıcı unsuru haline gelmiştir” diye konuşuldu.
Ben de konuşmanın bir yerinde “Ama bu sorun yaratmadıkları veya yaratmayacakları anlamına gelmiyor. Mesela bir süredir bu şekilde Türkiye’ye gelmiş grupların da talepleri oluyor. Mesela bazı Çerkesler kültürel hak talebinde bulunuyorlar. Yarın öbür gün Suriyeli göçmenler de bu taleplerde bulunabilirler” minvalinde bir şeyler söyledim. Buradaki kilit laf “Bazı”.
Ki Murat Bardakçı da, İlber Ortaylı da geçmişte benzer eleştiriler yapmışlardı.
Elbette ki, Türkiye’deki tüm etnik gruplar gibi tüm İmparatorluk bakiyileri, coğrafyamızdan zorunlu olarak kopup bu toprakları vatan bellemiş herkes bu ülkenin asli ve kurucu unsurudur.
Ama bu unsurların her biri kalkıp “Bizim haklarımız” diye ayrı ayrı kıyamet koparmaya başlarsa bu ülke içinden çıkılmaz bir hal alır.
Ki zaten bazılarının da istediği budur.
O yüzden “Bölücülük” yapmayan hiç kimse benim bu sözlerimden alınmasın.
Yok eğer “Bölücü” iseniz sonuna kadar üzerinize alabilirsiniz.

***

Ne alakası var Murat

Murat Bardakçı demişken, aklıma takılan bir konuda Bardakçı dostuma bir sual sormak istiyorum.
Zaten muhtemelen o da bana bir yanıt vermek istiyordur.
Murat geçenlerde bir yazı kaleme alarak, “Alkol kullanmayı modernlik zannedenler var” demiş.
Böyleleri var mı bilmiyorum Murat.
Ben görmedim.
Belki birkaç hıyar vardır ama alkol kullanmanın modernlikle ilgisi yok.
Binlerce yıldır kullanılar bir şey. Tam aksine modern toplumlar alkol kullanımını azaltmaya çalışıyorlar.
Alkol kullanımını modernite zannetmiyoruz.
Alkol kullanımına yaş sınırlaması getirilmesi, alkol tüketiminden vergi alınması kimseyi rahatsız etmiyor.
Rahatsızlık yaratan şu.
“Dayatma”
Beni tanıyorsun.
Öyle fazla içki meraklısı biri değilim.
Olsam olsam sosyal içici sınıfına girerim.
Senden ya iki kadeh fazla içiyorumdur, ya üç.
Bunu da bir modernlik gösterisi ya da göstergesi olarak görmüyorum.
Ama içmeyi veya içmemeyi özgür irademle kendim kararlaştırmak isterim.
Birinin bana dayatmasını değil.
Zaten bu dayatmaların bir halta yaramadığını biliyoruz.
Şeriat ülkesi Suudi Arabistan’da da, İran’da da bol miktarda içki içiliyor.
Yasaklar sadece kaçakçılara veya gayrı sihhi içki üretimi yapanlara yarıyor.
İnsanların kendilerine keyifle birlikte zarar veren alışkanlıkları ne dini ne de seküler yasaklarla engellenemiyor.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

"Müritler uçurmadığı zaman."


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • melihuytun 09 Aralık 2018 Pazar 10:38
    bu eğitimle türk mucizesideğil, 30 yıl öncesinin eğitimiyle türk mucizesi. bugünün eğitimi ile tv bilgi yarışmasına giren gençlerin durumu ortada. genel kültür, tarih, coğrafya, vb. sıfır. biraz kafası çalışan da yurt dışına kaçıyor. zaten istenen de bu değil mi ?
  • kadir_tuzcu 09 Aralık 2018 Pazar 10:06
    bu memleketin yarısının soyu bu topraklara dayanmazken en çok da bu kesimlerin Suriyelileri dillerine dolamaları sadece kendilerini göçmen olarak görmemek ve gereksiz yere bunun eksikliğini hissetmelerindendir diye düşünüyorum. misafir misafiri istemez evsahibi hepsini derler ya. ikinci kısmı doğru değil çünkü imparatorluk toprakları burası. lakin misafirin misafiri sevmediği gerçek.
  • binaenaleyh 08 Aralık 2018 Cumartesi 21:09
    Bu listelere göre ümitsizliğe kapılmayalım. Geldiğimiz seviyeye görmek için. 1923'deki diğer ülkelerle sehircilik, ticaret, organiszasyon, sanayi, bilim ve bilumum alanlardaki orantımıza bakalım. Bir de tüm bu alanlardaki şimdiki orantımiza bakalım. Tüm bu oranları Türkiye'ye soğuk savaşla birlikte biçilen ayağa kalkmamalı ama aşırı zayıflamamalı tutumuna göre değerlendirelim. Kabaca gördüğüm Türkiye tüm olumsuz şartlara rağmen kurulduğundan bugüne şartlarına göre iyi bi gelişme göstermiştir. 1923'ün italyasıyla oranlarımız 1 e 6 iken şimdi 1 e 1.5'tur en fazla 1"e 2 dir. Aksaklıklar yaşanmıştır, kesintiler yaşanmıştır. Ama Türkiye istikrarlı bi şekilde gelişmiştir. Unutulmamalı biz iflas etmiş ataların evlatlarıyız, atalarımızdan miras kalmadı,Kore gibi bizi hormanlayan amerikamız da olmadı. Yapıp ettiklerimiz bize cesaret eksiklerimiz azim vermeli. kötümserliğin azmimizi kırmasına izin vermemeliyiz.
  • cumhurozan1 08 Aralık 2018 Cumartesi 20:27
    öğretmenlerin çoğu ders anlatmayı bilmiyor sadece ellerine bir kitap alıp yazı yazdırmayı ders işlemek olarak görüyor bence sınıflara kamera takılıp velilerin gün boyu sınıfları internetten izlemesi gerekirki o zaman öğretmende ders çalışır gerçek öğretmen kim sahtesi kim gerçekten açığa çıkar
  • yzk2001 08 Aralık 2018 Cumartesi 20:26
    bu düşünceleri bakan beyle paylaşalım biz ulaşamayızda siz ulaşırsınız
  • onur07 08 Aralık 2018 Cumartesi 13:19
    Son dediğinize katılmıyorum Sn Altaylı.Günümüzde stres atmak ve kafa dağıtmak için içki içilir ve bu günümüzde modern olan halidir diye düşünen büyük bi kitle var.
  • brskzy 08 Aralık 2018 Cumartesi 12:48
    Çerkesler ne zaman hak talebinde bulunmuşlardır. Bu açıdan bir engellemeye tabi değillerdir ki talepte bulunsunlar.Suriyeliler daha dün geldiler ve bu ülkenin asli unsuru değillerdir. Hatta unsuru dahi değillerdir. Tıpkı 80'li yıllarda gelen Afganlılar gibi sonradan gelen unsurlardır. Hepsi bu
  • brskzy 08 Aralık 2018 Cumartesi 12:43
    Suriyeliler bu ülkede 3,4 yıldır varlar. Çerkesler ise 100 yılı aşkındır burdalar ve bu ülkenin asli unsurlarından biridirler. Suriyeliler ile Çerkesleri nasıl aynı kefeye koyarsınız. Çerkesler ne zaman hak talebinde bulunmuşlar ve nerde bulunmuşlar Tıpkı Boşnaklar, Pomaklar ya da Abhazlar gibi.
  • t-aslan 08 Aralık 2018 Cumartesi 21:37
    Yazının o bölümünü tekrar okumanı rica ederim. Özellikle açıklamış olduğu şeyi sen tekrar dil
  • ayhangul1961 08 Aralık 2018 Cumartesi 11:58
    Sayın Altaylı, Çerkes değilim ama Kürtçe, Arapça v.d TV varda niye Çerkes'çe yok ? Selamlar-Sevgiler
  • guitarras 08 Aralık 2018 Cumartesi 11:42
    Zaman zaman kendi gazetenizdeki yazarları da usulüne uygun fakat aynı zamanda direkt ve net olarak eleştirebilmeniz Türk basınına değer katıyor. Tebrikler..
Kalan karakter : 300