Son Dakika

Odalar ve baroların asıl işi ne olmalı?

10.01.2019 - 10:08 | Güncelleme:

 

Birkaç gün önce Murat Bardakçı’nın “Türkiye’de üniversite sayısı fazla” iddiasına cevaben, Türkiye’de üniversite sayısının fazla olmadığını, fazla olmasının sorun olmadığını, önemli olanın üst düzey üniversitelerimizin kalitesizleşmesini engellemek olduğunu yazdım.

Türkiye son yıllarda hızla kalite ve zaviye kaybederken, üniversitelerin en azından “en iyilerinin” bundan etkilenmesini engellemek gerektiğini bir kez daha tekrarlayayım.

"Pıtrak gibi açılan yeni üniversitelerin kalitesiz eğitim veriyor olması, bir sorun değil mi" diye haklı bir soru gelecektir mutlaka.

Sorun elbet.

Kalitesiz bir mimarlık fakültesi, genelde kalitesiz bir mimar yetiştirir.

Adam gibi hocası bile olmayan bir hukuk fakültesi, beş para etmez hukukçular yetiştirir.

Eğitim vermekten aciz bir mühendislik fakültesi, iş yapmaktan aciz mühendisler çıkarır.

Arada bazı istisna talebeler çıkar belki ama geneli böyledir.

Sıkıntı da asıl olarak üniversite kalitesinde değil, organizasyon kalitesindedir.

Çünkü bizim memlekette üniversiteden hiçbir kalite edinmeden, hiçbir halt öğrenmeden mezun olan birisi ertesi gün sıkıntısızca mesleğini icra etmeye başlar.

Mimar çirkin, uyumsuz proje çizer.

Mühendisin hesap bilmediği için yaptığı bina, yol, baraj çöker. Ya da bire malolacakken, beşe malolur.

Doktor adam gibi eğitim almadıysa, yanlış teşhis koyar, teşhisi tuttursa yanlış tedavi uygular, yanlış ameliyat yapar. Hastayı öldürür.

İş bilmeyen avukat, hukuk bilmez. Adamı ipe götürür.

Ama medeni dünyada bu işler böyle olmaz.

Diyelim ki, dünyanın en iyi hukuk fakültesini bitirdiniz. Mesela Harvard’ı. Gidip New York’ta ya da başka bir Amerikan kentinde avukatlık yapamazsınız.

Önce uzun bir staj yaparsınız, sonra da geçmesi hayli zor bir baro sınavından geçmeye çalışırsınız. Öyle kolay kolay da geçemezsiniz bu sınavı.

Bizde ise hukuk fakültesini bitirip palavradan bir staj yaptıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne bile dilekçe verebilirsiniz.

Keza mimarlar da, mühendisler de, doktorlar da adam gibi ülkelerde odaların veya meslek birliklerinin kabulünden geçmek zorundadır.

Hem de öyle bir kez değil.

Dönem dönem birkaç kez.

Mesleğini, gelişmeleri takip edip etmediği de sınava tabi tutulur.

Bizde ise ne baroların ne meslek odalarının böyle bir işlevi yoktur.

Onlar daha çok siyasetle ilgilenirler.

Türkiye’yi kurtaracak büyük işlerin peşindedirler.

Oysa bilmezler ki, Türkiye’yi asıl kurtaracak olan işini iyi ve düzgün yapanlar olacaktır.

Olabilirse...


***

Fiiliyatta halı gitti

Suriyeli tartışması devam ediyor.

Etsin mahzuru yok.

Açık söylüyorum.

Türkiye’deki Suriyelilerden en ufak şikayetim yok.

Şikayetim olsa ayıp olur.

Suriyelilere işlerini kaptıranlar, Suriyelilerden dolayı ekmeğinden olanlar, Suriye’de şehit düşen Mehmetçiğimizin anası babası şikayetçi değilken, ben niye olayım.

Suriyelilere harcanan paradan dolayı Türkiye fakirleşiyormuş.

En fakirler sesini çıkarmaz ve durumdan memnun görünürken, biz mi kızalım Suriyelilere.

Bakın bu verdiğim tablo, devletin resmi tablosu.

“Suriyelilere var da bize yok mu?” diyenler için hazırlanmış bir tablo.

Bu tablo neyi gösteriyor?

Suriyelilerle ilgili doğru bilinen yanlışları.

Okuyun madde madde.

Gerçek durum böyle değil mi bir karar verin.

Yasal durum bu elbette.

Ama fiili durumun bu olmadığını hepimiz biliyoruz.

Bakın size bir örnek vereyim.

Geçen gün bizim burada çalışan bir emekçinin eşinin 1. kattaki balkona astığı halı çalındı.

Mahalledeki bir güvenlik kamerası sayesinde çalan belirlendi.

Orada takılan bir Suriyeli genç kadınmış.

Evine gidip halıyı geri istemişler.

Polisle.

Suriyeli vermemiş.

Polis arkadaşımıza “Birader uğraşma 100 liralık halı için. Bu Suriyelilere işlem yapınca sonuç çıkmıyor. Üstelik bir de kabahatli oluyoruz” demiş.

Yasal olarak durum şahane olabilir.

Fiiliyatta halı gitti.

Bilginize.


***

Hem kötü yönet hem fazla para al: Yağma Hasan’ın böreği

Dün “Madem borçları bizim cebimizden kapatılıyor. Geçmiş hesap görülmüş oluyor. O zaman bundan böyle Süper Lig takımları ligdeki sıralarına göre para alsınlar, geçmiş şampiyonluk sayılarına göre değil” dedim.

Bazıları kızdı.

Kızanlar iki ayrı bakış açısıyla aynı şeyi söylüyor:

Bir kısmı "Sen üç büyüklere düşmansın" demiş

Bazıları ise "Sen üç büyükleri korumaya çalışıyorsun. İlk sıraları hep onlar paylaşıyor" demiş.

Aynı anda ikisini birden başarmışım.

Aferin bana.

Bu konuda genelde iyiyimdir zaten.

Herkesi kızdırma konusunda.

Evet dört büyüklere düşman değil ama kızgınım.

Ligdeki diğer takımların toplamının üç katı borç yapmışlar.

Karşılığında ne yapmışlar?

Hiç.

Türkiye ligini şampiyon bitirmişler.

Avrupa’da başarı var mı? Var, bir kere. İlk ve son olarak 19 sene önce.

Şampiyon oldukları için daha fazla para almışlar.

Ama yeniden şampiyonluk için, aldıkları fazla para yetmemiş daha da fazla borçlanmışlar.

Anadolu takımlarının aleyhine bir kısır döngü.

Ki zaten 4 büyüklerin çok da çekinecekleri bir şey yok. Genelde zaten ilk üç dört sırayı aldıkları için başarı primini de onlar alacak. Tabii başarılı olurlarsa.

Ama hem başarılı olamayacaklar hem de borçlarını sen ben kapatacağız.

Mecbur muyuz biz bunların kötü yönetimlerini çekmeye.


***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ezikliğin tedavisini içi boş ukalalık zannetmediğimiz zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • selimselimselim88 11 Ocak 2019 Cuma 10:31
    Sayın Fatih Bey, kamudaki sürekli işçiler enflasyon zammı bekliyor. 2019 ocak ayı için %4 zam yapılacak. Lütfen sesimizi duyurmaya yardımcı olun. Konuyu gündeme getirin.
  • fortunate 11 Ocak 2019 Cuma 09:36
    Odalar konusunda; Turkiyedeki muhendis odalari tamamen calisanini haraca baglamak, meslek sahibi gorevini icra etmesede ondan aidati almak pesindeler. Ben uyeligimi iptal etmek istiyorum. İnatla iptali kabul etmeyip icra ile korkutuyorlar.
  • t-aslan 10 Ocak 2019 Perşembe 14:18
    Üniversiteler, odalar ve barolar hakkında söyledikleriniz (aslında işin içindeki çoğu kişi, kurum ve kuruluşun farkında olduğu) uygulansa gerçekten de büyük bir olumlu etki yaratacak. Ben inşaat mühendisiyim. Mühendislik olarak bildiklerim çok kısıtlı. Müteahhitlerin elinde ki oyuncağız.
  • hsynsnl 10 Ocak 2019 Perşembe 13:10
    Sn.Murat Bardakçı’nın“Türkiye’de üniversite sayısı fazla”tespitine katılıyorum.Hepsi düzgün yetişse bile israf! Rasyonel değil!Tekniker, ara eleman konusunda (maaşları yüksek) büyük açığımız orda dururken.Eğitimde Almanya ve Rusya'nın yüksek öğrenim tercihine ve sonuçlarına bakmak,incelemek lazım!
  • hasan1979 10 Ocak 2019 Perşembe 11:24
    merhaba abi faturaları ödemiyoruz lafı yalan ben kendim şahit oldu bursa mustafa kemalpaşa belediyesi yerel gündem merkezine evde kullanılmaya giysileri götürdüğümde gördüm ellerinde faturalar sıra bekliyor genç insanlar.Ben 0/0 27 vergi veriyorum son 2 ay bu devlete,hakkımı helal etmiyorum..
Kalan karakter : 300