Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Acaba Cumhurbaşkanı’nın yanında Cumhurbaşkanı'nı zora sokmak, eleştiri konusu yapmak için konuşlanmış birileri mi var diye merak ediyor insan.

Geçen hafta Norveç Başbakanı kendi koyduğu pandemi önlemlerine uymadığı için kendi ülkesinde soruşturmaya uğradı ve Başbakan’a para cezası kesildi.

Yaklaşık 20 bin TL.

Cezayı kesen Emniyet yetkilisi, “Örnek olması gerektiği için kendisine olması gerekenden daha yüksek bir ceza kestik” diyerek Başbakanlığın hafifletici değil ağırlaştırıcı neden olduğunu da açıkladı.

Bu ceza Türkiye’de çok olumlu karşılandı.

Herkes “İşte budur” dedi, Norveç’teki yönetim ve adalet anlayışına hayran kalındı.

Peki Türkiye’de ne oldu?

Vatandaşlar birbirine iftara gitmesin, kalabalık iftarlar olmasın diye sokağa çıkma yasakları 19:00’a çekildi, toplu iftarlar yasaklandı.

Ve Türkiye’de vatandaşlar tam da Norveç örneğini takdir ederken, dün Cumhurbaşkanı’nın bir eve misafir olup iftarda orucunu açarken çekilen fotoğrafı servis edildi.

Bu görüntüyü verdiren de, bu görüntüyü servis eden de bana göre Cumhurbaşkanı’na iyilik yapmamaktadır.

Şimdi kalkıp da bizde de böyle bir ceza uygulayacak Emniyet yetkilisi arıyorum falan diyecek değilim.

O kadar da kafayı yemedim.

Hatta AK Parti döneminde 18 yılda zenginleşen Türkiye’de yer sofrasında bu gariban görüntünün de çok olumlu bir mesaj olmadığı konusuna ise hiç ama hiç girmiyorum.

Çünkü bir girersem hiç çıkamam.

Ya bu genelge ya da yönetmelikleri yazanlar çok zekiler ve biz hepimiz salağız ya da tam tersi söz konusu.

Dünden beri özellikle de şehirlerarası seyahat ile ilgili İçişleri Bakanlığı genelgesini çözmeye çalışıyor herkes.

Kimse bir şey anlamadı ama çeşitli tezler var:

1- Özel aracınızla şehirlerarası seyahat ancak saat 05:00 ile 19:00 arasında yapabilirsiniz, sokağa çıkma yasağı olan saat ve günlerde yapamazsınız.

2- Özel aracınızla asla şehirlerarası seyahat yapamazsınız.

3- Özal aracınızla ancak bir otelde rezervasyonunuz var ise şehirlerarası seyahat yapabilirsiniz

4- 18 yaşını aşmamış ve 65 yaşını aşmış kişiler özel otomobilleri ile sokağa çıkma yasağının olmadığı saatlerde seyahat edebilirler.

5- 65 yaşını aşmış kişiler sadece kendilerine sokağa çıkma izni verilen saatlerde şehirlerarası seyahat edebilirler.

Dünyada bundan daha zırva, daha saçma, daha anlaşılmaz bir seyahat yönetmeliği herhalde duyulmamış, görülmemiştir.

Mesela 65 yaşın üzerinde biri bir ilden bir ile seyahat edecekse, mesela İstanbul’dan Muğla’daki yazlığına ancak üç etapta gidecek.

Torunu ile gidiyorsa durum daha da karışık çünkü torunun saatleri ile dedenin saatleri farklı.

Ayrı araçlarla gitmek zorundalar.

Ya da otele gidiyorsanız sorun yok ama evinize gitmek için şehirlerarası seyahat yapamayacaksınız.

Yapılan açıklamalar durumu açıklığa kavuşturmuyor tam aksine daha da karmaşık hale getiriyor.

Benim anladığım şudur.

Bu pandemiyi fırsat bilen bazıları milletle tam anlamıyla dalga geçiyorlar.

Ama alma milletin ahını, çıkar aheste aheste.

Yasaklarla ilgili bir diğer sorun da sınavlar.

Orta ve lise sonlar hariç yüz yüze eğitim kapalı.

Ama yüz yüze yapılacak toplu sınavlar ile ilgili hiçbir bilgi yok.

Merkezi sistemle yapılacak sınavlar yapılacak mı?

Ertelenecek mi?

Online mı yapılacak?

Kimse bilmiyor.

New York’taki Halkbank duruşması sürerken, oklar yavaş yavaş Hakan Atilla’ya döndürülüyor.

Bunu dün hükümete yakın bir gazetenin yazarının satırlarından da bir kez daha teyit ettik.

Yayılmaya çalışılan dedikodu şu.

“Bizim konuşmadı zannettiğimiz ve Türkiye’ye dönüşünde bağrımıza bastığımız Hakan Atilla aslında öttü. Çok da önemli bilgiler verdi. Dava bu bilgiler üzerinden yürütülecek. Hakan Atilla hiç de zannedildiği gibi masum ve vatansever değil.”

Öyle ki Atilla’nın 60-70 sayfalık çok ayrıntılı bilgiler verdiğini bile iddia ediyor aynı çevreler.

Bu dedikoduyu yayanlara karşı Hakan Atilla’nın yakın çevresi ile paylaştığı görüş şöyle:

“Türkiye’yi zor durumda bırakacak hiçbir şey söylemedim. Ülkemi kötülemedim. Ülkemi satmadım. Eğer satsaydım bugün Türkiye’de olmazdım, Türkiye’ye dönmezdim. Tanık koruma programına girer ABD’de ömrümün sonuna kadar kalabilirdim. Böyle yapanın kim olduğunu herkes biliyor zaten. Dava dosyası açıldığı zaman benim ne söylediğim de görülecek. Bana bu iftirayı atanlar acaba utanacaklar mı?”

Pandemi döneminde yaptığım çok sayıda programdan ve okuduklarımı aktarmamdan ötürü okurların ve yakın çevrenin gözünde bir nevi doktor gibi görülmeye başladım.

Doktorluk gibi saygın bir mesleğin mensubu gibi algılanmaktan da keyif almıyor değilim.

Şaka bir yana hem okurlardan hem de izleyicilerden çok sayıda “Hangi aşı” sorusu geliyor.

Aşıların etkinliği üzerine fikirler yürütüp bu konudaki değerlendirmemi soranlar oluyor.

Böyle bir değerlendirme yapmam mümkün değil.

İşin aslını sorarsanız doktorlar da yapamaz.

Ancak aşıların etkinliklerine takılmayın fazla.

Bunu niye söylüyorum?

Aşıların etkinlikleri ne zaman, hangi dönemde ve nerede yapıldıklarına bağlı olarak değişebilir.

Çünkü bunlar istatistiki hesaplamalardır.

50 bin kişi alırsınız.

Bunların 25 binini aşılarsınız 25 binini aşılamazsınız.

Sonra birkaç ay içinde bunların kaçının hastalandığına bakarsınız, hastalananların hangi grupta olduğunu belirlersiniz.

Bunları oranlarsınız ve size aşının etkinlik oranı çıkar.

Ama bu çalışmayı kurallara uyan bir toplulukta yaparsanız ayrı sonuç elde edersiniz kurallara uymayan bir toplulukta yaparsanız ayrı.

Yazın yaparsanız ayrı sonuç elde edersiniz, kışın yaparsanız ayrı.

Hastalığın zirve döneminde yaparsanız ayrı sonuç elde ederseniz, dip yaptığı dönemde ayrı.

Virüs mutasyon geçirmeden önce yaparsanız ayrı sonuç elde edersiniz, mutasyondan sonra yaparsanız ayrı.

Bu yüzden bu etkinlik meselesini gözünüzde fazla büyütmeyin.

Moderna ve Biontech’in yüksek etkinlik açıklamalarının ardındaki neden faz 3 çalışmalarını geçen yaz aylarında yapmış olmaları olabilir.

Önemli de değildir.

Piyasadaki tüm aşılar sizi büyük oranda koruyacak kadar etkindir.

Yüzde 100 koruyan aşı ise henüz icat edilmemiştir.

Mürekkebi kuruduğu zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Zafer 2 ay önce Sayın Altaylı, bir psikolog yada psikayatr hocamızı tek e tek de konuk etmenizi rica ediyorum .Bu saçmalıklar zamanlarında nasıl ruh sağlığımızı korumalıyız. Ekonomik sıkıntı geçiren bir baba nasıl ruh sağlığını korumalı gibi sorularım var.Saygılarımla
    CEVAPLA
0:00 / 0:00