Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dönemin Başmimarı Şefik Birkiye’nin çizdiği Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Okluk Yazlık Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Taksim Camii gibi projeler ya da Rönesans İnşaat’ın yapımını üstlendiği yapılar hızla tamamlanırken bazı işler parasızlık, ödenek yokluğu gibi nedenlerle sürüncemede kalıyor.

Devlete ve millete uzun ve kısa vadede yük getirecek işler hızla tamamlanırken, devletin ve milletin geleceği olacak işler bir türlü ilerlemiyor.

Bunlar arasında bana en fazla dokunanların başında eğitimle ilgili projeler geliyor.

Örnek mi?

Mesela İstanbul Üniversitesi'nin Cerrahpaşa binaları.

Türkiye’nin en eski, en köklü kurumlarından biri olan bu üniversite deprem nedeniyle kaybettiği binalarına bir türlü kavuşamıyor.

Sorarsanız “Cerrahpaşa’daki inşaat arkeolojik çalışmalar nedeniyle belirsiz bir süre durdu” diyeceklerdir muhtemelen.

Ama emin olun ki, bu sadece bahane.

Çünkü üniversitenin Avcılar Kampüsü’ndeki binalar da 2019 Silivri Depremi sonrası tehlikeli hale geldiği için yıkıldı ve buradaki Veterinerlik Fakültesi ve Hayvan Hastanesi de binalarını kaybederek konteynerlere taşındı.

Hadi sur içindeki inşaat, inşaat alanındaki arkeolojik kalıntılar nedeniyle durdu.

Peki Avcılar'da ne buldunuz da inşaat yürümüyor.

Projeyi Şefik Birkiye çizmediği, inşaatı Rönesans İnşaat üstlenmediği için mi!

Yoksa burada yapılacak olan binalar devlete para harcatmayacağı ve tam aksine millete insan yetiştireceği için mi!

Binlerce öğrenci barakalarda öğrenim görmeye çalışıyor, fakülteler uluslararası akreditasyonları birer birer kaybediyor, laboratuvara girmeden, hayvan görmeden veteriner yetiştirilmeye çalışılıyor.

Sonra da “Bilmem kaç üniversitemiz var.”

Boş verin sayıyı.

Kaç tane doğru düzgün üniversitemiz var, ondan bahsedin.

Ama “Liyakate önem vermiyoruz. Kaliteye ne gerek var” diyorsanız onda da siz haklısınız.

Zaten öyle düşünmeseydiniz en iyi üniversitelerimizi “Bululamazdınız.”

Çok uluslu bir büyük şirkette en üst noktaya tırmanmayı başarmış tek Türk olan, Coca Cola’nın eski CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Muhtar Kent’i her halde duymayan, bilmeyen yoktur.

Kent, Coca Cola’daki aktif görevinin sona ermesinden sonra aklı başında herkes gibi kendini eğitime ve gençlerin gelişimine adadı.

Ve Columbia Üniversitesi ile birlikte “Evrensel Liderlik Programı” adı altında bir girişim başlattı.

Kent’in buradaki amacı değişen dünyada artık yeni bir tür liderliğe ihtiyaç duyulduğuna inanması ve bunu kurumsal bir biçimde ortaya koyulmasına ihtiyaç duyulduğuna inanmasıydı.

Dünya değişirken, liderlik anlayışının değişmemesi mümkün değildi.

Kent’in “Evrensel Liderlik Programı” geçtiğimiz hafta içinde Columbia Üniversitesi’nde çok önemli bir seminer düzenledi.

Üniversite'nin uluslararası ilişkiler bölümü (SIPA) ile birlikte düzenlenen seminerin adı “Yeni uyuşmazlıklar ve uyuşmazlık çözümü” idi.

Uyuşmazlıkların ne olduğunun bile net olmadığı, özel sektör ve devletler arası uyuşmazlıkların giderek yaygınlaştığı, uyuşmazlık neden ve kaynaklarının farklılaştığı, savaşların bile artık savaşa tam benzemediği, özel sektörün ve sivil toplumun hükümetlerle iç içe çalışmasının kaçınılmaz hale geldiği bir dünyada uyuşmazlık çözümleri için de yepyeni formüller ve yaklaşımlar gerektiğinden hareketle düzenlenen seminere konuşmacı olarak 5 kıtadan çok önemli isimler katıldı.

Kapanış konuşmasını ise Nobel Barış Ödülü sahibi Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos yaptı.

Seminere katılanlar ise farklı ülkelerden genç diplomatlar ve diplomat adayları oldu.

Bir Türk’ün böylesine önemli bir toplantıyı organize etmesi ve bunu kurumsal hale getirmek için dünyanın en önemli üniversitelerinden biri ile kalıcı bir işbirliği başlatması benim göğsümü kabarttığı için bunu sizinle paylaşmak istedim.

Bana göre Muhtar Kent'in bu yaptığı, Coca Cola'ya Başkan olmasından daha önemli ve gurur verici. 

Ve bizim ülke olarak böylesi vatandaşlarımızdan yararlanmaktan ne kadar aciz olduğumuzu hatırlatmak.

Eğitmediğimiz nesillerden gelecek bekleyemeyeceğimizi anladığımız zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00