“TEKRAR seçim” ihtimali ilk başlarda şaka gibi geliyordu; geçen her gün onu güçlü bir seçenek haline getirdi. İhtimal güçlendikçe, seçimin yeniden yapılacak olması, benim gözümde bayağı sevimsizleşti.

Anayasa’da hükümetin 45 gün içerisinde kurulamaması, seçimin yenilenmesi için yeterli bir sebep sayılıyor. Sebep makul, ama öngörülen süre kısa. Batı ülkelerinde de koalisyon zorunluluğu doğduğunda hükümet kurma çalışmaları çetin pazarlıklara sahne oluyor ve sonuç alınması bazen aylar alabiliyor.

Bizde de koalisyon kurma çalışmalarına, keşke 45 gün değil de, biraz daha uzunca bir süre tanınsaydı...

Koalisyon formülleri var, ancak MHP’nin “HDP ile aynı kare içerisinde yer almam’’ keskinliği ve AK Parti ile koalisyon için öne sürdüğü ağır şartlar, işleyebilecek formülü teke indirdi; MHP’nin tavrı yüzünden olacak, AK Parti de, milletvekili eksiğini HDP’lilerle tamamlamayı düşünmez hale geldi.

Geriye tek “AK Parti-CHP koalisyonu” formülü kalıyor.

Seçeneksizlik ister istemez pazarlığı zorlayacaktır.

Zorluk biraz da AK Parti’nin elinde “45 gün” kartının bulunmasından kaynaklanıyor. AK Parti yönetimi, seçimden bu yana geçen süre içerisinde, diğer partilerin seçmen nezdinde gözden düştüğünü, buna karşılık oyunu kendi partilerinden esirgemiş seçmenlerde pişmanlık hissi doğduğunu düşünüyor.

Hiç değilse yeni hükümetin kurulmasını en çok milletvekili çıkaran partinin liderine tevdi etmeyle görevli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın böyle düşündüğü sanılıyor.

Eh, bu durumda, 45 gün dolar ve kasım ayında yeni seçime gidilir...

Peki, ya bu hesap doğru çıkmaz ve AK Parti’ye 7 Haziran’da oy vermemiş seçmen tutumunu değiştirmezse ne olur? Hatta yüzde 41 içinde yer alan seçmen kitlesinden yeni kişiler de onlara katılırsa?

Olmaz demeyin, pekâlâ olur.

Ne olur öyle bir durumda, yeniden 45 günlük süre kullanılıp o seçim de mi tekrar edilir?

AK Parti, hükümeti tek başına kurabileceği Meclis çoğunluğunu elde edene kadar...

İyi ki birilerinin aklına, ortalığı karıştırıp iyice içinden çıkılmaz hale getirmek üzere, “Öyleyse Cumhurbaşkanlığı seçimi de tekrar edilsin’’ saçma düşüncesi gelmiyor...

Saçma, çünkü seçim ve sandığa yansıyan irade üzerine şaibe düşürecek her türlü spekülasyon, manevra ve ayak oyunundan kaçınmak gerekir. Seçim dediğimiz olay, demokrasilerin en hassas terazisidir ve asla oyuncak haline getirilmemelidir.

Oyuncak haline getirmeyelim diye kötü hükümetlere mahkûm mu olalım?

Herhalde bugünkü durumu bir “açmaz” ve seçimi yenilemeyi çözüm olarak görenler, kendilerine bu soruyu sorup, ‘’Hayır, asla’’ cevabını veriyorlardır. Oysa seçmen, koalisyon hükümetini ve icraatını görmeden bunun kötü bir seçenek olduğuna inanabilir mi?

İnanmaz, özellikle de oyunu bu kez esirgemiş eski AK Partili seçmen ile hayatları boyu tek parti tarafından kurulmuş hükümetlerle yönetilmiş genç seçmen kitlesi inanmaz.

Sandığa yansıyan irade, daha çok onların eğilimlerini yansıtıyor.

Koalisyona bir şans vermek gerekiyor. MHP oyunun dışında kalmak istiyorsa bu MHP’lilerin bileceği bir tercihtir; ancak geriye kalan bütün tercihleri deneyene kadar “tekrar seçim”in adı bile ağızlara alınmamalıdır.

CHP’li koalisyon zorlanmalı, o da olmuyorsa AK Parti, HDP’nin kapısını çalmalıdır.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!