Kaderin cilvesi der geçeriz ya biraz öyle. Biraz da küresel eko-politik temaların vücut bulmuş hali.

Nedir bu?

Tabii ki Oyak Grubu’nun British Steel'i (BS) satın almasından bahsediyorum.

*

Hikaye ticaret savaşları ve Brexit ile yoğuruluyor. Küresel rüzgarların sert şekilde hissedildiği ve günümüzün geçerli kavramlarının adeta vücut bulmuş haline bakıyoruz.

Ticaret savaşları küresel büyümeyi sekteye uğratıyor. Büyüme yavaşlayınca sanayi metallerine olan talep azalıyor. Üstüne bir de Çin gibi dev üreticiler fazla kapasiteden kurtulmak adına eldeki malları daha ucuza dünya pazarlarına damping yaparak boca ediyor. Bu, tüm üreticileri zorluyor.

Brexit belirsizliği ise İngiliz şirketleri olumsuz etkiliyor. Özellikle demir & çelik gibi uzun vadeli siparişler alması gereken şirketleri en başta. İşte bu belirsizlik yüzünden BS bir kez daha zarar görüyor.

İroni de burada başlıyor…

*

Nigel Farage’nin başını çektiği ‘Türkler geliyor, biz kaçalım. AB artık bize göre değil’ kampanyası İngilizleri Brexit’e yönelten güçlü etkenlerden biri olmuştu.

Evet Türkler geldi ancak bu kez İngiliz şirketini kurtarmaya geldi.

Kaderin cilvesi…

Kraliçe Viktorya günlerinde tüm dünyanın çeliğinin %40’ını tek başına üreten Britanya’dan bugünlere gelinmesi. British Steel’in büyük zararının Greybull Capital adlı vulture fund / akbaba fon görünümlü fona sadece 1 pound karşılığında devredilmesi ve sorunun günden güne büyümeye devam etmesi.

Buraya kadar her hali ile enteresan bir hikaye. Küresel ve yerel gelişmelerden batma noktasına gelen bir şirket.

*

Hikaye her hali ile güzel ancak Oyak’ın bu alımı neden yaptığını da konuşmak gerekiyor. Kimse yapamadı ise, bunca borçla Oyak bu işi nasıl yapacak sorusu yerli yerinde bir meraktır.

Oyak Grubu’nun alımı ve şirketin durumu ile birkaç nokta var. Bunlar sanırım Greybull – Oyak farkını yaratacak mutlu sonu yazmak için iyi doneler.

Her şeyden önce yeni sahiplik ve eskisi arasındaki en büyük fark finansal yatırımcı ile stratejik yatırımcı farkı olacak. En kısa sürede en çok faydayı almaya çalışan bir sermaye grubu yerini uzun vadeli düşünen ve kendi alanında faaliyet gösterecek bir gruba bırakıyor. Diğer önemli nokta ise Oyak’ın şirketi değil varlıkları alması olacak. Dolayısıyla Oyak finansal borçları ya da şirket taahhütlerini üstlenmeyecek. Sıfırdan bir kurulu kapasite ve varlıklar bütününü alacak. Hisse devri olmayacak.

British Steel ve Oyak iştirakleri arasındaki ürün gamında da epeyce farklı kompozisyonlar görmek mümkün. Dolayısıyla benzer ürünlerle piyasaya açılmaya çalışan iki şirket değil, farklı ürünlerle birbirini tamamlayan şirketler göreceğiz. Ayrıca BS şu an mevcut kapasitesi olan yıllık 4,5 milyon tonun sadece yarısını üretir vaziyette. Hızlanma imkanı var.

İngiltere’nin sağlayacağı kamu teşvikleri ve yine İngiliz finansal sisteminin sağlayacağı fonlar ile yapılacak bir alım da olduğu takdirde yabancı kaynaklar ile yerli bir varlık edinilmiş olacak. Benzerleri arasında en yüksek FAVÖK marjı ile çalışan grup eğer yüksek karlılık ve verimlilik huyunu bu şirkete de geçirirse çok önemli bir iştirak edinmiş olacak.

Şimdi yapılacak şey bunu yatırımcılara doğru izah etmek ve doğru strateji ile British Steel’i de eski günlerine döndürmek. Türkiye’nin ekonomik sınırlarını genişletecek bu ve benzeri hamleleri doğru fiyatlar ile gücü olan tüm şirketlerimizin denemesi elzem. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!