Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Çin’de hayat içeride farklı, dışarıda farklı akıyor.

İçeride Xi Jinping’in kendi felsefesini ülkenin maddi hayatına kabul ettirmesi ve Mao mertebesine yürüyüşü izleniyor. Dışarıda ise hayat bambaşka akıyor.

Kovid- 19 salgınını Çin’in bilerek başlattığından yayılmasında payı olduğuna kadar en uç senaryolar dillendiriliyor. ' son sürat devrede. Huawei ve diğer teknoloji şirketlerine karşı kampanya Demokles’in Kılıcı gibi tepelerinde. Dışarıda Çin karşıtı lobi oldukça güçlü. Bundan faydalanmak isteyen ülkeler ve şirketler fırsatlar peşinde.

Buna karşı Çin’de verimsiz yatırımların payı git gide artıyor. Borç stoku büyümeye devam ediyor. Resmi bir veri olmamakla birlikte yerel yönetimler ve merkezi borç yükünün milli gelirin üç katından fazla olabileceği hesaplanıyor.

Tüm dünya tedarik zincirini Çin’den kaydırma peşindeyken ve ‘Çin sevmezlik’ yükselişteyken işler ciddiyetini koruyor. Bir yandan da Çin’in ekonomik perspektifi daralıyor. Çünkü ekonominin büyüme kapasitesi aşağı doğru baskılanıyor.

Ne yapmalı?

Geçtiğimiz hafta toplanan, detayları tamamen gün ışığına çıkmayan Merkezi Komite toplantısı bunu tartıştı.

14'üncüsü yapılan ve Çin Komünist Partisi'nin 200 elit katılımcısının bir araya geldiği toplantı epey kritik bir dönemeçte yapıldı. Çin’in sonraki 5 yılını değil, sonraki 5 yıllarının temelini atacağı için böyle söylüyorum. Çünkü Çin ekonomisi mecburi bir değişim istikametine yönelmiş durumda.

Üstelik daha önce açıklanmış 2025 Çin’de Üretim Yılı hedefi var. Xi’nin koymuş olduğu 2035’te Büyük, Modern bir Sosyalist Ulus olma hedefi var. Ardından 2049’da ‘refah içinde, güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş ve uyum içinde yaşayan sosyalist bir ülke’ olmak şiar edinilmiş.

Bunlara ulaşmanın yolu nedir? Bunlara ulaşmaya çalışırken zorlukları nasıl aşmak gerekir.

İşte ‘Büyük Kongrenin’ anlamı bu.

Toplantı sonrası yapılan iletişime göre, artık büyümenin kalitesi önemli olacak. Son 4 yılda ortalama yüzde 6.5 büyüyen Çin bundan sonra daha düşük seviyelerde büyüyecek. Ancak büyümenin kalitesi yükselecek.Mesaj bu.

Bunu yapmak için de ‘ikili dolaşım’ prensibine sadık kalınacak.

İç Pazar büyüyecek, yabancı yatırım çekilecek. Bunun için piyasalarda liberalizasyon devam edecek. Ekonomi dışa açılmayı sürdürecek. Elbette Çin standartlarında bir hızla.

Bir diğer önemli konu ise günümüzün gözde konusu ekonomik güvenlik ve kendine yeterlik. Elbette her ülkenin bu konuyu farklı şekillerde yorumladığını biliyoruz. Çin için bu iç pazarda yeterince kuvvetli olup dışarıya mümkün olduğunca mal satma bağımlılığından kurtulmak.

Bir başka anlamı da şirketlerinin küresel çapta rekabet edebilmesini sağlamak. Şirketlerin önlerine konan engellerden ötürü tedarik zincirlerinde yedekli gidebilmek telaşındalar. Özellikle stratejik sektörlerde. Örneğin, daha şimdiden Huawei kendi çip fabrikasını kurmak için çalışmalara başladığını duyurdu.

Sonuç olarak...

Çin’de ekonomi uzun süredir yavaşlama eğiliminde. Bu ekonomik soğumanın kısa ve uzun vadeli bileşenleri var. Bu sebeple iktisat politikasında bir değişiklik ihtiyacı çoktandır hasıl olmuştu. ABD Başkanı Trump’ın Çin’i ‘istenmeyen ticari partner’ ilan etmesiyle bu süreç öne alındı.

Mecburen.

Şimdi teknoloji alanında ve karbon salınımını azaltacak noktalarda Çin’den devasa yatırımlar göreceğiz. Ülke kendine yetebilmek ve iç pazarını genişletebilmek adına adımlar atacak. Yabancı sermaye çekmek için açılımlarına devam edecek. Elbette bu sermaye çekebilme işi zamanla zorlaşacak.

Zorlaşacak çünkü Batı’nın Çin’i devre dışı bırakmak için çabaları yoğunlaşacak. Bu süreçte Çin’e yeni mikro ve makro partnerler lazım olacak.

Herkes için oyunun değişmesi demek Çin’deki ‘zoraki çıkılan değişim yolculuğu’.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00