Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

2020 yılı pandeminin gölgesinde geçse de yatırım iştahı kesilmedi. Tüm dünyada faizlerin indirilmesi, birçok yerde sıfır tabanına oturması getiri ihtiyacını artırdı. Mali genişlemeler ile para birimlerinin değerlerini kaybetmesi reel varlıklara olan talebi artırdı. Altın gibi kıymetli madenler ve bitcoin gibi sanal madenlerin yükselişinin arkasındaki sebeplerden biri de bu.

Birçok varlık sınıfında alışılmışın dışında iyi bir yıl kapanışı yapıldı. Hem bonolar hem hisse senetlerinde sert yükselişler yaşadık.

Paranın karşılığında mal ya da yatırım pozisyonu fikrini pekiştiren gelişmelerden biri Dolar’ın zayıflığı oldu. Zayıf Dolar kendiliğinden getiri arayışını ve talebini yaratıyor. Dolar (USD) zayıflayınca fonlama aracına, fonlama parasına dönüşüyor. Düşük faizi ile borçlanıp getirisi yüksek pozisyonlara yelken açabiliyorsunuz. Kimi durumlarda bu ‘carry trade’ işlemlerine dönüşebiliyor.

2021 yılı bu duygu ve düşüncelerle başladı.

Bitcoin 30 küsür bin dolarları sebepsizce ve zahmetsizce aşarken Euro/Dolar 1,23’ün kapısına dayandı. Altın yeniden 1.940 dolara yelken açtı. Amerikan faizleri ve enflasyon beklentileri hafifçe yükseliyor. Tam Türkçesini söylemek gerekirse, küresel canlanma belirtileri satın alınıyor.

Bu arada Amerika’da günlük vaka sayısı 300 bine dayanmış, İngiltere’de 2. doz aşı ilk olduğunuz ile aynı olmayabilirmiş, Almanya karantina tedbirlerini Ocak sonuna kadar uzatabilirmiş...

Önemi yok mu?

Peki devam edelim.

Kamu kurumları destek veriyor. Siyasetçiler başarısız olmanızı ve işinizi batırmanızı engelleme telaşında. Düzenleyici otoriteler riski değil, batışı sınırlandırma peşindeler. Mali paketler ardı ardında geliyor. Para politikasını anlatmaya gerek yok...

Sonuç risk almayı teşvik şeklinde tezahür ediyor.

Belli ki ikinci bir emre kadar böyle devam edecek.

Bu yılın geçen yıldan en önemli farkı değerlemeler. Birçok sektör, pek çok borsa ve kimi şirketler o denli pahalı ki artık yazacak hikaye kalmadı. Fark etmez. Almaya devam. En azından bir süre böyle.

Güney Kore yeni yıla selam çakarak 5 yılın zirvesindeki endeksinde yüzde 3’lük yükseliş yaşadı sabah erken saatlerde. Meksika 50 yıllık tahvil ihraç etmeyi değerlendiriyor. Bulmuşken...

Türkiye’mizin bonolarının kaskosu olarak bakabileceğimiz risk göstergesi 5 yıllık CDS primi 300 baz puanın altına kaymak üzere ve borsada yeni bir rekor görüyoruz. Hemen tüm gelişen ülke kurlarında ilk işlem gününde sert alımlar var dolara ve Euro'ya karşı.

Risk iştahı yeni yıla çok güçlü bir giriş yaptı. Birçok farklı alanda güçlü karlar yapılmaya devam edecek. Birçok riske, değerlemelere ve kötümserliğe karşın. Bol para ve bol likidite endişe duvarlarını yıkıyor.

Gelişen ülkelerin yerel para cinsinden faizleri rekor düşük seviyenin sadece 20 baz puan altında. Yatırım yapılabilir seviyede olmayan bonoların (junk) getirileri rekor düşük seviyelerdeki seyirlerini sürdürüyorlar. ‘Batık’ Yunanistan 10 yıllık borçlandığında yüzde 0.6 ödüyor!

Çılgınlık ve iştah bu seviyede. Siz anlayın...

Bize gelince...

Yeni yönetim doğru ekonomik söylemi tutturmuş durumda. Kimse Merkez Bankası konuşmuyor. Hazine Bakanlığından devamlı olarak ‘oyunu kuralına göre oynayacağız’ mesajı geliyor. Doğal olarak para da gelmeye başladı. Son 6 haftada 13 milyar dolardan fazla (Önemli bölümü gecelik faize) net akış yaşandı içeriye. Bunu da not etmek gerek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00