Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası Kurulu perşembe toplanıyor. Toplantıda herhangi bir faiz değişikliği beklenmiyor.

Banka’nın politika faizi olan haftalık repo faizi yüzde 19’da kalacak piyasa ekonomistlerine göre.

Oysa Cumhurbaşkanı, TCMB Başkanı ile konuştuğunu ve temmuz, ağustos gibi faizlerin inebileceğini ima etmişti. Hal böyle olunca, herkes politikanın sabit kalmasını beklerken kafalar karıştı.

Bugün PPK biz olalım.

Dünyayı değerlendirelim. Küresel toparlanma son sürat devam ediyor. Zaten ticaret ve üretim çok az yara almıştı. Düşük faiz, gevşek regülasyon, bol para ve bol mali teşvik denizinde ticaret gönlünce yüzüyor. Hatta bu krizdeki ticaret hacmi toparlanması geçmiş krizlere nazaran çok daha çabuk oldu.

Bu toparlanmaya cevap vermesi beklenen ABD Merkez Bankası'nın bol para politikasını hafifçe sıkacağı beklentisi piyasalarda hakim. Ne var ki yaz aylarında olacağı beklenen bu ‘tapering / varlık alımlarında azalma’ hadisesi şu an kimseyi huzursuz etmiyor. Bunun sebepleri türlü türlü. Bizim payımıza düşense şu an bir politika tepkisi vermeyi gerektirmiyor.

Akranlarımızda faiz artışları sürüyor. Rusya yine faizleri artırdı ve daha fazlasının sinyalini verdi. Macaristan, hükümetin rızası olmamasına rağmen faizi yükseltecek. Çekya’da faizler artmak üzere. Brezilya’da artış mevsimindeyiz. Güney Afrika, Güney Kore ve Meksika’da swaplar artışları çoktan fiyatladı.

Neden faizler artıyor? Kovid19 sonrası normalleşme, baz etkilerinin devreye girmesi ve yüksek emtia fiyatları.

Küresel akışa uygun bir yerdeyiz parasal tutum olarak. Sıkı bir politika izliyoruz. En azından nominal faiz düzeyinde. Yani dünyada faiz bulunmazken bizde bol faiz var. Hem de çok bol.

Emtia fiyatları demişken, görülen zirvelerden bir miktar gevşeme gördük. Belli ki yılı da yeni yüksekler görmeden ancak yine de zorlayıcı seviyelerden kapatacağız. Üstelik petrolün yükselişi sürecek. Burası hassas olmayı gerektiriyor. Gıda maddelerinde de ciddi bir gevşeme yok.

İçeride ekonomik faaliyet yavaşlıyor. Fakat yine de yılı yüzde 6’nın üzerinde bir milli gelir artışı ile kapatacağız. Büyüme içerisinde yatırımlar kalemi sorunsuz, iç talep hala canlı. Turizm de azıcık kıpırdarsa belli ki iyi bir sene olacak.

Dert ekonominin yavaşlaması ve yüksek faizli kredilerin çevrilme zorluğu. Bir de istihdam piyasası var tabii. Hala insanımıza istenen kadar iş yaratamadık. Peki bizim elimizden bir şey gelir mi Merkez olarak? Yani faizleri indirip biraz daha büyümeyi uyarabilir miyiz? Ya da yeni iş yaratılmasına vesile olabilir miyiz? Bu konuyu bir not alalım.

Sonra geliyoruz kendi asıl meselemize. Yani enflasyona.

Bu konuda neredeyiz?

Eşel mobil zammı gelmek üzere, manşette yüzde 17’ler konuşuyoruz. Yayılım endeksleri hala sorunlu, KDV indirimleri devam ediyor ancak 2 aya onlar da biter. 1 puana yakın gol buradan yeriz. Eşel mobil sonrası yarım puan da enerjiden gelse... Yıl sonu tahminimiz bir anda yüzde 14’e fırladı. Kurun etkileri hala canlı ve hissediliyor.

Ara malı fiyatları, üretici fiyatları yüzde 50’ler ve yüzde 40’larda seyrediyor. 50 ve 40! Hizmet enflasyonu hala çift hanenin ortalarında.

Enflasyonun düşüşü için tek bir umut var. Daha fazla yükselmemesi. Böyle olunca baz etkisinden ötürü yıllık enflasyon gerileyecek çünkü. Bunun haricinde elimizde bir araç yok.

Sermaye akımlarında hiç iyi bir yerde değiliz. Doğrudan yatırımlar zayıf. Yurt içi yerleşiklerin yıl başından bu yana döviz bozumlarının 9 milyar dolar civarında olması kur için tek destekleyici gelişme. Kısacası, bu kadar yüksek faize rağmen kredibilite ve doğruda ısrar etmek konusundaki eksikliğimiz hemen her işimizi güdük bırakıyor.

Toparlayalım.

Ekonomik aktivite hızlı. Yavaşlasa da kovid etkileri ortadan kalkıyor. Ancak istihdam, verimlilik gibi cephelerde bir değişiklik yok. İstatistiki bir toparlanmanın içinde ekonomi. Düştüğü yerden sekiyor.

Dış dünyadan gelen katkılar enflasyonist. Enflasyon zaten oldukça yüksek. Hedefin 3 katı kadar...

Eldeki tek dayanak MB’nin duruşunu sürdürmesi. Piyasa beklentileri de neredeyse tamamen faizin sabit kalması yönünde.

Bu Perşembe işimiz kolay oldu gibi. En az sonbahara kadar da böyle olacak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00