Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bir ülkede enflasyon varsa, rekorlar da mutlaka oluyor. Bu sebeple ihracatçılar da ithalat tarafında neler olduğuna bakmadan sürekli rekor kırıyor. Telekomünikasyon sektöründe de rekorlar kırılıyor. Geçen yıl Turkcell, tarihi bir rekora imza attığını duyurmuştu. Bu sene de Türk Telekom’dan (TT) bir rekor haberi, şirketin halka arzından sonra gerçekleşen en yüksek gelir açıklaması geldi.

Türkiye’de ocak ayı itibariyle açıklanan resmi enflasyon yüzde 15 seviyesinde. TT, 2020’de konsolide gelirlerini yüzde 19,6 oranında artırarak, 28 milyar 289 milyon TL gelir elde ettiğine göre gerçek büyümenin karşılığı ne olabilir?

Öte yandan TT, 2021’de yüzde 14 oranında büyüme ve yaklaşık 32 milyar 250 milyon TL konsolide gelir bekliyor. Rakamlardan ve bu seneki beklentiden de anlaşılacağı üzere 2020’de Kovid-19 ile nedeniyle toplamda telekomünikasyon sektörü gelirlerinde olağanüstü artış oldu. 3 GSM operatörünün de gelirlerinde bunu görmek mümkün. Ancak kırıldığı belirtilen konsolide gelire rağmen TT, mobil abone tarafında yine sonda yer alıyor.

Türk Telekom’da abone durumu (31 Aralık 2020 itibarıyla) şöyle;

Sabit hat abonesi 16,3 milyon,

Genişbant 13,4 milyon,

TV aboneliği 3,1 milyon,

Mobil (GSM) abonesi sayısı ise 23,2 milyon.

Vodafone da önceki gün kendi mali yılına göre (Nisan’dan Nisan’a) 3’ncü çeyrek rakamlarını duyurdu. Mobil abone sayısı 25,7 milyon olmuş. Mobilde lider olan Turkcell ise bu ay içinde 2020 rakamlarını açıklayacak. Ancak Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan da 2020 için TT’nin açıkladığına benzer argümanlarla 2019’da şirket tarihindeki en yüksek gelir ve kâra ulaştığını duyurmuştu. Yüzde 18,1 büyüme oranıyla 25,1 milyar TL gelir elde edilmişti.

Merakla bekleyip TT’nin konsolide gelir açısından Turkcell’i yakalayıp yakalayamayacağını göreceğiz. Çünkü Kovid-19 süreci, TT’yi sabit hatta tarafındaki güçlü pozisyonuyla çok avantajlı hale getirdi. Yaklaşık olarak Vodafone’un 30 bin, Turkcell’in 45 bin km’lik fiber hattına karşılık TT’nin sahip olduğu 331 bin km fiber hattı önemli bir parametre. Bakalım salgın sebebiyle insanların evlerinden yoğunlukla internet kullanmak zorunda olduğu bu dönemde acaba TT liderliğe ne kadar yaklaşacak?

Koronavirüs genişbantlar, mobil cihazlar ve sabit hatlar en yoğun şekilde çalıştı. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom salgından olumlu etkilenip büyüdü.

Geçen yıl bu vakitler ise TT’den gelen ilginç fiber ağ uzunluğu tartışmasını yapıyorduk. Çünkü TT nereden icap ettiyse 303 bin kilometre fiber hat ile 7,5 milyon kilometre fiber ağa ulaştığını açıkladı. Şaşırıp kaldık! Bu yıl fiber ağ meselesini tadında bırakıp, abartarak milyonlarla ifade etme yoluna gitmemişler. Çünkü zaten üzerinde durdukları, vurguladıkları tarihi bir rekorları var.

Fakat TT’nin sahip olduğu fiber kapasite diğer iki operatörle kıyaslandığında büyüme rakamları düşük kalıyor. Mesela TT genişbantta 2020’de yaklaşık 2 milyon yeni müşteri kazanarak, gelirlerinin de yüzde 25 artmasına katkı sunmuş. Abone başına gelirlerde ise (ARPU) etkisi yüzde 14 olmuş. Yani 2020’deki ilave 30 bin fiber hat yatırımıyla 331 bin ulaşılmış ve karşılığında 2 milyon yeni abone kazanılmış…

Üç GSM operatörü içinde en az fiber hatta sahip olan Vodafone da sabit genişbant abone sayısını son 12 ayda 209 bin artırarak, 1,2 milyon aboneye ulaşmış. Vodafone ve Turkcell’in fibere yatırım yapmasına izin verilmediği bir dönemde bu kadar abone kazanılmış. Kıyaslamayı siz yapın.

Diğer taraftan Türk Telekom, zayıf olduğu mobil tarafta enflasyon rakamlarının altında, yüzde 11 gelir artışı sağlamış. Ancak mobil atılımlarına 5G’ye yönelik çalışmalarla devam ediyorlarmış. Galiba gelecek adına konuşmak en rahatı, keyif vereni...

Vodafone Türkiye’nin çiçeği burnundaki CEO’su Engin Aksoy Kovid-19 salgın döneminde 3’ncü çeyrek sonuçlarını açıklarken, abonelerinin toplam veri kullanımının yüzde 51,3 artışla 621 petabyte'ın üzerine çıktığına vurgu yapıyor. Yani eve kapanma sebebiyle GSM operatörleri coşmuş. Ayrıca Aksoy’un altını çizdiği bir husus daha dikkatimi çekti. Vodafone, 4.5G'de en geniş kapsamaya sahip operatör olmayı 2020’de de sürdürmüş. Yani bu alanda Vodafone liderliğini kimseye kaptırmamış.

1999’daki Marmara Depremi'nin ardından kaynak oluşturmak için Özel İletişim Vergisi (ÖİV) hayatımıza güya geçici olarak girmişti. Türkiye, dünyada iletişimden en yüksek vergi alan ülkeler içinde yer alıyor. Ülkemizde de telekomünikasyon en çok vergisi olan sektör olarak negatif ayrışıyor. Bu sebeple ‘Deprem Vergisi’ olarak bilinen ÖİV’nin kalkacağına dair beklentiler vardı. Ama tam aksi oldu. Her türlü mobil elektronik haberleşme, radyo ve televizyon yayınları, kablolu-kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmetlerinden alınan yüzde 7,5'lik ÖİV oranları yüzde 7,5'ten 10 çıkarıldı. Zam yapıldı.

Sektördeki hiçbir şirket ve kurumla paylaşılmadan, görüş sorulmadan yapılan bu vergi zammı doğal olarak talebi azaltacaktır. Çünkü bu artışı direkt tüketici, vatandaş yani bizler ödeyeceğiz. Evden eğitim için internete bağlanan ilkokul çocukları ödeyecek. Elektrik, su kadar hayati öneme sahip iletişime yapılan bu zammın izahını yapmak zor. Enflasyon ve değeri düşen TL sayesinde eriyen gelirlerimiz bir darbe daha yemiş oldu. Telekomünikasyon sektöründe verginin vergisini öderken, şimdi vergini zammıyla da tanışmış olduk. Bakalım vergi vergiyi nasıl öldürecek?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00