Mercedes panjurlu Şahin yazısı!
Türkiye'de birkaç kuşak çeşitli aşağılık kompleksleriyle büyüdü, büyütüldü. Yabancı memleketlere gidebilen pek yoktu, giden üç beş kişi ise mümkün olduğu kadar, gittiği yerdeki insanlara benzemeye, benzetilmeye gayret eder, birileri "Aaa Türk müsünüz, hiç benzemiyorsunuz" dediğinde de, teşekkür ederdi.
O yıllar 'aranjman' yıllarıydı. Hemen her şey aranje ve adapte edilerek ithal edilirdi. Öyle ki, Bursa'da üretilen Türkiye'ye adapte edilmiş Şahin'in ızgarasının yerine koca bir Mercedes panjuru başarıyla monte edilebilirdi.
Biz yıllarca yurtdışında elde edilmiş her hangi bir başarının keyfine, iki gün sonra yayımlanan 'yabancı basın ne dedi' haberlerini okuduktan sonra varmadık mı? 90'ların başında Japonya'dan ithal edilen Toyota Corolla'lar, üretim Türkiye'de başlayıp da ikinci ele düştüklerinde, 'yerli olandan daha iyi olduklarını göstermek için olsa gerek 'Avrupa Corolla' diye bile sunulmuştur bu ülkede. Demek ki hem kompleksliymişiz hem de coğrafya bilmiyormuşuz o yıllarda! Peki, durum şimdi farklı mı?
Başarılı olunan alanlarda kompleks göstermediğimiz aşikâr. Demokrasi, özgürlük, insan hakları vb konularda ise kimin ne zaman 'Batıcı' olacağı ise muamma. Muhalefet Batı'dan methiye almışsa, iktidar, iktidar onay-lanmışsa muhalefet Batı düşmanı kesilebiliyor. Neyse ki bu tutumu kimse pek ciddiye almıyor.
Çuvaldızı bir kenara bırakıp, iğneyle devam edelim. Biz gazetecilerin karşısına geçen her yabancı sözcü, eğer gazetelerimizde büyükçe yer almak, markasından, ülkesinden ya da bizzat adından söz ettirmek isterse, lafa Türkiye'yi yere göğe sığdıramayarak başlıyor.
Bu konuda öylesine ustalaştılar ki, artık bütün büyük markaların dünya başkanları satır aralarına Türkiye'nin ne büyük pazar olduğunu, bu ülkede üretim yapmak üzere çalışmalar yaptıklarını sıkıştırıveriyorlar. Ama nedense 10 yılı aşkın bir süredir ülkeye gelmiş, tek bir sıfırdan büyük yatırım yok.
Peugeot 208 test sürüşü için gittiğimiz Portekiz'de sohbet ettiğimiz, yönetiminde olup marka ile aynı soyadını taşıyan 4 kişiden biri olan PSA'nın Dış İlişkiler Direktörü Christian Peugeot'nun verdiği haber ise biraz farklıydı. Mösyö Peugeot, yıl sonunda piyasaya çıkacak olan yeni sedan otomobillerinin dünya lansmanını kasım ayındaki Autoshow fuarında, dünya basını için gerçekleştirilecek olan test sürüşünü ise Antalya ya da İzmir'de yapacaklarını açıkladı.
Biz sanayi ülkesi olmak istiyoruz, onlar bizi hâlâ turizm ülkesi görüyorlar. Turizm de bacasız sanayi değil mi? Öyle olsun ne yapalım. Ama artık buna da sevinmeyelim müsaadenizle!