Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Maliye Bakanlığı özel ithalatçıların getirip sattığı lüks otomobillerdeki vergi kaçağını takibe almış. Saygısızlık etmek istemem ama insanın “Aman da aman” diyesi geliyor. Bu araçlar zaten ben bildim bileli takipteler. Peki, takip edildi de ne oldu, bilen var mı?

        Doğrusu, bu araçların önceden takibe alınıp vergileri gerçek değerleri üzerinden tahsil edildikten sonra kullanıcılarına satılmasına izin verilmesi değil mi? Öyle olduğunu herkes biliyor.

        Geçen yıl neredeyse üç haftada bir Türkiye’ye çeşitli yollarla ithal edilen ”grey market” araçları hakkında yazdım.

        Dilerseniz hafızamızı tazeleyelim:

        Türkiye’ye özel ithalat yoluyla gelen araçların yüzde 90’ı hatta belki biraz daha fazlası Almanya’da üretiliyor. Bu araçlar önce Almanya’daki resmi bayiler tarafından satın alınarak TRAFİĞE KAYDEDİLİP ALMAN PLAKALARI TAKILIYOR.

        Bu yapılmak zorunda, çünkü Alman devleti, Almanya için üretilmiş araçların KDV’sini tahsil etmeden ülke dışına çıkmasına izin vermiyor.

        Bu araçlar Almanya’da 10 dakikalığına dahi olsa trafiğe kaydedilip plaka takıldıktan sonra, yola hiç çıkmasalar bile teorik olarak “kullanılmış otomobil” oluyorlar.

        Türkiye’ye kilometre saatinde bırakın sıfırı, eksi bile yazsa kullanılmış otomobil ithal etmek yasak.

        Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Türkiye’ye özel ithalatçıların getirdiği araçları sıkı bir denetime tabi tutuyor. TSE yetkilileri ithalat işlemleri birkaç saatte tamamlanabileceği halde, bazen aylarca tamamlamayarak bu tip araçların Türkiye’ye girişini zorlaştırıyor.

        Dikkatinizi çekerim, ithalatına izin vermiyor değil, zorlaştırıyor. İyi de Türkiye’ye ithalatı zaten yasak olan araçların yokuşa sürülerek girişine izin verilince bir şey değişmiyor ki. Bu araçlar da, ithalatçıları da o kadar güçlüler ki, yokuş falan tanımıyorlar maşallah!

        Eskiden araç Türkiye’ye ithal edilirken faturası düşük gösterilir, KDV bu düşük fatura üzerinden ödenirdi. Şimdi durum değişti. Araçların beyan edilen faturalarına zaten inanılmadığı için, hangi değer üzerinden ithal edileceğine gümrük karar veriyor.

        Yani aslında ithalatı yasak olan araçlar, devletin belirlediği değer üzerinden ithal ediliyor. Son sahibine ulaşana kadar ithalatçının kâğıt üzerindeki birkaç bayii arasında zararına faturalarla el değiştirip, ÖTV matrahı üçte birine kadar düşürülüyor ve maliyeden kaçırılan para cebe indiriliyor.

        Aracı son kullanıcıya satan son şirket de, her şeyden habersiz dağda keçi güden bir çobanın üzerine olduğundan, Robin Hood maliyemiz, bizi kıstırdığı için tahsilatı bizlerden yapıyor.

        Şimdi başa dönüp tekrar hatırlayacak olursak:

        Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kontrolündeki gümrüklere gelen teorik (hatta bazen pratik) olarak kullanılmış araçlar, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’na bağlı TSE tarafından denetlenerek, yokuşa sürülerek de olsa Türkiye’ye ithal ediliyor. Maliye Bakanlığı’nın memurlarının kabul ettiği düşük faturalarla ÖTV’leri üç kuruş üzerinden ödeniyor. İç İşleri Bakanlığı’na bağlı Trafik Şube Müdürlükleri tarafından da trafiğe kaydediliyor.

        Peki, kabahatin büyüğü kimde, ithalatçılarda mı, bu tip ithalat konusunda ne yapacağına bir türlü karar veremeyen mercilerde mi, ona da siz karar verin artık.

        Diğer Yazılar