Lütfen koklamaya başından başlayınız!
İnsan kısacık bir süre için bile uzaklaşınca, İstanbul'da ne büyük bir gürültünün ve keşmekeşin içinde yaşadığını çok çarpıcı biçimde fark ediyor. Tabii aslında bu uzaklaşmalar bir konunun daha kavranmasına katkıda bulunuyor. O da biz İstanbul'da yaşayan gazetecilerin, bu şehrin sıkıntılarını Türkiye'nin sıkıntıları zannetmemiz. Anlaşılan İçişleri Bakanlığı da Türkiye'ye İstanbul'dan ibaret sanıyor olmalı ki, İstanbul'da hiçbir işe yaramayan elektronik denetleme sistemi EDS'yi, TEDES adıyla tüm ülkeye yaymaya karar vermiş.
Bizim acil olarak çözülmeli diye yeri göğü inlettiğimiz trafik sıkıntısı, İstanbul'dan sonra en fazla nerede şikâyet konusu biliyor musunuz? Bodrum'da! Bu mevsimde bile 34 plakalı otomobiller, ışık kırmızıdan sarıya döndüğünde, daha yeşil yanmadan korna çalmaya başlıyorlar. Sonra da söyleniyorlar, 'İstanbul'dan kaçıp buraya geldik burada da trafik var' diye.
Trafik kurallarına uymamak ve kazaya neden olmakla, bir kargaşa içinde yaşamaya razı olarak, kargaşayı köpürtmek ve hatta buna neden olmak arasında ciddi bir fark var. Zaman zaman İstanbul dışından görüntüler yansıyor televizyonlara. Kırmızı ışıkta durmayan motosiklet ya da ters yola giren kamyonun neden olduğu kazalar gibi. Biz İstanbul'da yaşayanlar da hayretten açılmış gözlerle izliyoruz bu görüntüleri. Sanki kendi şehrimizde her şey 'süt limanmış' gibi.
Türkiye'de trafiğin bir kurallar bütünü olmaktan çok bir kargaşa halini almasının birinci nedeni, işi trafiği denetlemek olanların trafiğin evrensel kurallarını bilmemesidir. İddia ediyorum, trafiğin denetiminden sorumlu memurların tamamına yakını göbeğin içindeki bir araç, o göbekten çıkana kadar, göbek trafiğine katılmamak gerektiğini bilmiyordur. Yine iddia ediyorum, tamamına yakını, hatta belki de tamamı sadece polis oldukları için kırmızı ışıkta geçebileceklerini, dönülmezden dönebileceklerini, sinyal vermeden şerit değiştirebileceklerini düşünüyorlardır. Bu durumda da balığı kuyruğu yerine başından koklamaya başlamak gerekiyor doğal olarak.
Şu TEDES vatandaşları denetlemek yerine kısa bir süre için sadece trafiği yönetenleri denetlese ve işini düzgün yapmayanları cezalandırsa, işler daha mı çabuk yoluna girer acaba, ne dersiniz?