Önce düşünmeyi öğrenmek gerekiyor
Dünyanın büyük sanayi ülkeleri, topraklarındaki kaba üretimleri hızla ülke dışına çıkarıyorlar. Bun yaptıkları halde büyüklüklerinden zerre kaybetmiyorlar. Japon markaları ellerinden gelse ülkelerinde hiç üretmeyecek. Almanlar büyük bir hızla Brezilya, Rusya ve Çin'e kaçıyor. İtalyan ve Fransızlar da öyle.
Biz, bu üretimlerden biri, hatta yarımını bile ülkemize çekebilmek için adeta 'sekiz takla atıyorken' bu adamlar üretimleri rahatlıkla ülkelerinin dışına taşırken, nelerine güveniyorlar?
Geçtiğimiz aylarda Ekonomi Bakanlığı'nın desteğiyle, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği, geleceğin otomobillerini yaratacak fikir ve tasarımları ortaya çıkarabilmek amacıyla bir yarışma başlattı.
Ben de jüri üyelerinden biri olarak yarışmaya katılan projelere oy verdim. Oy kullanmak için hepsini tek tek incelediğim projelere bakınca ükemizde Ar-Ge'nin neden çok ama çok desteklenmesi gerektiğini bir kez daha anladım.
Sunulan projelerin ciddi bir kısmı aslında şu yukarıda üretimlerini başka ülkelere kaydıran endüstri ülkelerinde liseler arası yarışmalara bile giremezdi maalesef. Bir kısmı gerçekten kayda değer, hayata geçirilebilir projelerdi. Ama yeni fikirlerin dünyayı izleyerek, çok okuyarak, hatta bazen sadece okuyarak gelişeceğine inanmayan bir toplumun fertleri olduğumuzdan, yaratıcıları tarafından çoktan icat edildikleri, hatta yıllardır otomobillerde kullanıldığı bilinmiyordu besbelli.
Ama en sevindirici olansa yarışmaya aday olan projeler arasında destek bulması halinde dünya pazanlarına sunulabilecek fikirler, fikir kırıntılarının da bulunmasıydı.
Genç kız ya da erkek uzaklara dalıp gitmiş sevgilisine "Ne düşünüyorsun?" diye sorar, genç erkek ya da kız, "Geçen yıl yaptığımız güzel yolculuğu" derya. İşte buradaki düşünmek, düşünmek değildir, buna dünyanın bütün dillerinde hatırlamak denir. Düşünmek, bilgi, analiz ve sentez gerektirir. Bunun için de sizden öncekilerin ne düşünmüş, bunun sonunda ortaya ne koymuş olduğunu bilmek çok önemlidir.
Böyle yapılmayan düşünmenin sonucunu atalarımız gayet açık ve net biçimde söylemişler, burada tekrar edip edepsizlik yapmak istemem, düşünün bulursunuz!