Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        19 MAYIS'TA tören yapılacak, yapılmayacak; çocuklar üşüyor, yoruluyor ne gerek var derken bayrama damgayı bambaşka bir olay vurdu. 8 yıldır güreş yapan, birçok madalya sahibi Nurcan Kılıç bir erkekle güreş tuttu. "Aaaa nasıl olur"du, ata sporumuz buna müsaade etmezdi, "yok böyle şey"di. Derhal inceleme başlatıldı.

        O ŞOVU YAPACAKTI...

        Oysa Nurcan'ın amacı bir erkekle kadının güreşebileceği gerçeğine parmak basmak, feminist bir çıkış yapmak, kuralları yıkmak filan değildi. Çok basit bir amacı vardı, uzun zamandır hazırlandığı şovunu yapabilmek. Şovu yapacağı partneri o gün ortalarda görünmeyince kaderine küsmedi, kimseden yardım alamayınca da baktı başının çaresine... O şovu yapacaktı. Yaptı da. 17 yaşındaki bir erkek güreşçiyle yaptı o gösteriyi. İşte kendi cümleleri, koyalım kendimizi Nurcan'ın yerine: "Erkekle güreşmemde hiçbir kasıt yoktu. Güreş tekniklerini gösteren şov yapacağım kadın arkadaşım gelmedi. Tek kalınca protokolün önünde mahcup duruma düşmemek için benden yaşça küçük bir güreşçi arkadaşımla güreş tuttum. Hiçbir art niyet olmadan güreşip, tekniklerimizi gösterdik. Bu şekilde gündeme gelmek istemezdim. Biz sporcuyuz. O bir müsabaka değil, bir şovdu. Biz gösterimizi yaptık."

        BELKİ 2013'ÜN ŞAMPİYONU

        Güreşçi Nurcan Kılıç, 2006'da İstanbul'da, 2008'de de Letonya'da yapılan Avrupa Güreş Şampiyonası'nda yıldızlar kategorisinde milli takımda yarışmalara katıldığını söyledi. 72 kiloda güreşen Kılıç, önümüzdeki yıl yapılacak olan Türkiye Şampiyonası'na hazırlanıyor.

        Umarım ki Nurcan'ın güreş kariyeri sekteye uğramasın.

        Umarım ki kadınla erkeğin güreş tutması caiz midir diye hocalara danışılmasın.

        Umarım ki "ata sporumuz elden gidiyor" diye Güreşçiler Birliği filan ayaklanmasın.

        Umarım ki "elinin hamuruyla..." geyiğine yol açmasın.

        Umarım ki birileri çıkıp da "Zaten er meydanlarında kadının işi ne kardeşim!" demesin.

        AKLINDAN AT BENİ TWITTER’DA TUT BENİ

        CEM Adrian’ınki kadar özel sesler az bulunur. Sesinin çok özel olmasının yanı sıra yorumu ve sahnede bir araya geldiği isimler, duruşu ve felsefesiyle de özel biri. Kendisini şahsen tanımam ama çok severim. Tabii Twitter’da da denk gelince takip edeyim dedim, neler yazacak diye merak ettim. Haydaaa bir de ne göreyim! Sık sık popçulara, pop müzik yarışmalarına sallıyor. Ne yalan söyleyeyim, hayal kırıklığına uğradım. Yani mesele şu, görüşü bu olabilir, pop müzikten de yapandan da hoşlanmayabilir, hatta kime ne; nefret de edebilir! Ancak mesafesi, farklı duruşu hesaba katılınca “popçularla alıp vermediği ne olabilir ki” diye düşünmeden edemiyor insan. Keşke “başka başka” şeyler söylese.

        Mürekkebi kurumadan

        NEŞEYLE DOLALIM MI?

        "ÇOLUK Çocuk" ile gönlümüzü fetheden Patti Smith bu defa "Hayalperestler"le karşımızda. Smith, "Bu kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır" diyor.

        Yol Arkadaşım

        NİNJA'NIN ZEKASI GÖZLERİNDEN BELLİ

        BU haftanın misafiri Ninja. Oyuncu Mine Tugay'ın kedisi. Zekâsı gözlerinden fışkıran, güzel suratlı bir kedi Ninja. Fotoğraf da şahane doğrusu. Mine Tugay ile Ninja'ya birlikte nice sağlıklı, eğlenceli, mutlu yıllar dilerim.

        Diğer Yazılar