Yabancı futbolcu tartışması gündeme geldiğinde, Avrupa’da başarılı olmak için “yabancı şart” diyenler Galatasaray’ın aldığı sonuçlara ne diyecekler merak ediyorum…

Sarı-Kırmızılar sahaya 11 yabancı oyuncu ile çıktı. Tek bir Türk oyuncu yoktu sahada. Büyük umutlarla alınan isimler vardı. Büyük paralar verilmişti. Beklentilerin aksine, hayal kırıklığı yaşattılar…

Şampiyonlar Ligi’nde bir puana sahip Galatasaray. Oynadığı 3 maçta tek bir gol bile atamadılar. Grupta iddiası kalmadı büyük oranda…

Başta Seri, Belhanda ve sonradan oyuna giren Feghouli olmak üzere sahada özellikle ikinci yarı dökülen bir takım vardı. Orta alanda bir tek Nzonzi görevini yaptı. Muslera için söylenecek bir şey yok. Her maç bir öncekinden daha iyi performans sergiliyor…

Fatih Terim’in kadro mühendisliği de elbette tartışılıyor. İkinci yarı hamlelerde geç kaldı. Emre Mor’a karşı bir önyargı söz konusu.

3 DAKİKADA 3 GOL KAÇTI

Karşılaşmaya iyi başlayan Sarı-Kırmızılılardı. Üstelik 3 dakikada kazanılan 3 net gol pozisyonu vardı. Andone karşı karşıya kaldığı anlarda topu ağlara gönderemedi. Bu tür maçlarda çok önemli fırsatları arka arkaya yakalamak gerçekten çok zordur. Bunları değerlendiremezseniz faturası ağır olur…

Real Madrid karşısında gol sorunu bir kez daha net olarak kendini gösterdi. Umut olarak alınan Falcao’nun kadroda olmayışı Sarı-Kırmızılar adına büyük kayıptı. Bu oyuncunun sakatlığı Galatasaray adına eksiklik şüphesiz…

Şimdi Galatasaraylılar “rakip Real Madrid ancak bu kadar yapılabilir” diye düşünebilirler. Ancak İspanyol ekibinin çok kötü bir sezon geçirdiği ortada. Üstelik Modric, Bale, Vazquez, Asensio, Diaz gibi yıldızları yoktu sahada. Galatasaray Real Madrid’i bir daha böyle yakalayamaz.

İlk yarı 20 dakika iyi oynayan bir takım vardı sahada. Bu 20 dakikaya 3 net gol pozisyonu da sıkıştırıldı. İşte işin temel noktası burada yatıyor. Son vuruş becerisinin ne denli önemli olduğunu gördük. Bunları değerlendirmek, yakalanan pozisyonları sonlandırmak gerekiyor. Yapamazsanız rakip affetmiyor.

ÇOK PAS HATASI YAPTILAR

Elbette Real Madrid, güç olarak ve teknik, taktik, fiziksel açıdan kaliteli bir takım olduğunu gösterdi. İkinci yarı neredeyse Galatasaray’a pozisyon bile vermediler. 27 şut girişimlerinin 13’ü isabetli vuruşlardı. Galatasaray ise attığı 11 şutun ancak 3’ünde isabet sağladı. Bu istatistikler takımlar arasındaki farkı da ortaya koyuyor…

Galatasaray öteki maçlara oranla çok pas hatası yaptı. Kaptırılan her top rakip takıma pozisyon imkanı verdi. Yenilen gol de yine kaptırılan bir top sonucu geldi. Orta alanın başarısız oluşu dikkat çekti. Gerekli baskıyı yapamadılar. İspanyolların kenar ataklarını karşılayamadılar. İki bek bu nedenle çok zor durumda kaldı.

BELHANDA İLE SERİ ÇOK KÖTÜYDÜ

Bu tür üst düzey maçlarda iyi oynamayı alışkanlık haline getiren Galatasaray’da anlaşılmaz bir telaş vardı. Kaptırılan topların çokluğunu anlamak mümkün değil. Belhanda ile Seri’nin kötü oluşu takımın dengesini bozdu. Fatih Terim, bu iki oyuncuya çok fazla şans verdi. Daha önce oyundan almalıydı. Belhanda’nın kaçırdığı bir gol var ki, “bu da kaçar mı?” diye herkese hayrete düşürdü. Belhanda’nın oyundan çıkarken ıslıklanması ve oyuncunun taraftara tepkisi maçın önemli notlarından biriydi. Sanırız bu konuda Fatih Terim bir karar verecektir…

Ne yazık ki yine döndük kendi ligimize. 11 yabancı ile oynayan bir takım ve alınan sonuç ortada. Galatasaray gençlere ve Türk oyunculara neden kapalı sorusu yanıt bekliyor.

Maçın özeti; Galatasaray yakaladığı 3 net pozisyonu harcadı. Merkezden ataklar yedi. Çok top kaybı yaptı. İkil mücadelelerde zayıftı. Orta alan vasatın üzerine çıkamadı. Fatih Terim hamlelerinde geç kaldı. Real Madrid’i en kötü döneminde yenemezseniz oyun anlayışında bir sorun var demektir…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938