Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Pandemi herkesi olduğu gibi futbolcuları da etkiledi doğal olarak.

Bu süreçte en çok etkilenen diğer bir isim ise Şenol Güneş olmuş anlaşılan.

Sahamızda Macaristan’a yenilip, ikinci karşılaşmada Sırbistan’la berabere kalınca ister istemez neden sorusunun yanıtını bulmak zorundayız.

Geniş bir kadro ile kampa giren Milli Takım, her iki karşılaşmaya da farklı 11’le çıktı. Teknik direktör Güneş’in kadro seçimlerini görünce bir arayış içerisinde olduğunu anlamak mümkün.

Ancak, oynadığımız maçlar hazırlık karşılaşmaları değildi. Ne olursa olsun sonuç almamız gerekiyordu. Üstelik, ilk maçı kaybedince deplasmanda alacağımız bir galibiyet işleri gelecek adına kolaylaştıracaktı.

Rakip ikinci yarının tamamında 10 kişi oynayınca, galibiyet her an gelebilir kanısına kapıldık doğal olarak. Ancak kapanan bir takım karşısında ısrarla ortadan oynamak, sıkışan ve kalabalıklaşan ceza alanını bir duvar haline getiren oyuncu kalabalığı gol şansımızı yok etti.

İlk yarıya iyi başlayan, canlı ve tempolu bir oyun sergileyen milliler, ikinci 45 dakikada rakibin istediği gibi oynayarak ya da taktik sarmalına düşerek skor üretemedi.

Kenarları kullanmayı bir türlü beceremedik. Burak’ın oyuna girmesiyle yüksek hava toplarından yararlanma düşüncesini sahaya yansıtamadık. Yan paslarla zaman geçirdik. Eksik oynayan Sırbistan beraberliğe çoktan razıydı. Bizim oyun anlayışımız onların da işine geldi.

Çok rahat kazanacağımız bir maçı gol atamadan bitirdik ne yazık ki.

Elbette, oyuncuların tam olarak hazır olmadığı bir gerçek. Sezonun henüz başlamaması, futbolcuların yeterli fizik gücünde olmayışı gibi eksikleri kabul ediyoruz.

Yine de Şenol Güneş ideal kadroyu sahaya sürmeliydi. İki maçta, iki ayrı takım oyuncu grubunu da etkiledi şüphesiz.

Hazırlık karşılaşması olsa, kadro oluşumunu kabul etmek mümkün. Fakat, puan almamız gereken karşılaşmalarda ne olursa olsun tecrübeli oyuncularla oynamak daha gerçekçi olabilirdi.

Şenol Güneş, "Çağırdığım her oyuncu oynayabilir” diye düşünmüş olabilir.

Takımın iskeletini oluşturup, ona göre bir arayış içerisine girse sonuç alabilmek daha mümkün olabilirdi.

Her iki maçı da hazırlık maçı havasında oynamak yanlıştı. Dileriz, kaybedilen puanları sonraki maçlarda aramayız.

Topla bu kadar çok oynayıp, pozisyon üretemeyişimiz ciddi bir sorundu. Bekleri oyuna sokamadık. Kenar ortalar neredeyse hiç yoktu. Net yakaladığımız tek bir pozisyon vardı. Bu istatistikler bile fotoğrafı net olarak ortaya koyuyor.

Ekim ayında oynayacağımız maçlar öncesi, liglerin başlayacak olması büyük avantaj olacak. Bu süreç içerisinde Şenol Güneş hoca da kafasındaki ideal kadroyu oluşturacaktır.

Macaristan ve Sırbistan takımlarından daha iyi bir ekip olduğumuz gerçek.

Önemli olan, elde ki oyuncuların gelecek adına umut verdiği. Bir gençleşme söz konusu. Şurası da bir gerçek ki, uzun bir lig maratonu oynamıyoruz. Her maç bir final gibi. Sonuç almak için en iyilerini sahaya sürmek kaçınılmaz.

Yeterince, yetenekli oyunculardan oluşan bir ekip var. Şenol Güneş, denemelerini iki maçta yaptı. Bundan sonra daha farklı bir kadro ile maçlara çıkacağı ortada. Çekirdek ekibi oluşturduğunda Mili Takım iyi işler yapacaktır…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00