Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Almanya maçındaki iyi oyun hepimizi sevindirmişti. Hazırlık maçı olmasına karşın takım performansı üst düzeydeydi.
Gelecek adına umut vericiydi.
Rusya maçı ise puan mücadelesiydi. Uluslar Ligi'nde alacağımız galibiyet çok önemliydi. Grupta önceki maçları kazanamamıştık. Çarşamba günü Sırbistan ile İstanbul’da oynayacağız. Kazanmak zorunda olduğumuz bir 90 dakika bizi bekliyor.
Maça gelince; Rusya karşılaşmasının ilk yarısını görünce, 'Ne oluyor bu takıma!' diye kaygılandık doğal olarak.
Oyunu rakibe bırakmış, topun arkasında koşuyorduk. Rakip pozisyonlara giriyor, biz ise sahamızdan çıkamıyorduk. Korku dolu dakikalar yaşadık. Çok top kaybı yaptık. 3-4 net gol pozisyonu verdik. Organize olamadık. Fiziksel üstünlük rakipteydi. Uzun toplara çare bulamadık. Baskıyı kıramadık. Sahamıza hapsolduk. Pas trafiğini engelleyecek hamleleri yapamadık. Açıkçası; Rusya oynadı, biz izledik. Rakip kaleye sadece bir kez gidebildik.
Maçın ikinci yarısı öncesi şaşkınlık içerisindeydik; 'Nasıl bu kadar kötü olabilirdik?' diye…
Hatta Şenol Güneş’in kadro seçimini bile tartıştık.

İKİNCİ YARI BAMBAŞKA BİR TAKIM VARDI

Aynı kaygıları yaşayan Güneş hoca, Cengiz’i oyuna alarak çok önemli bir hamle yaptı. Bir futbolcunun oyunu nasıl değiştirdiğini hep birlikte gördük.
Her şey değişmişti. İlk yarı bize top göstermeyen Rusya’nın yerinde yeller esiyordu. Topa daha çok hakim olan Türkiye oldu. Beklenen, bize özgü oyun karakterimizi sahaya yansıttık.
Ayağa iyi paslar yaptık. Topa hakim olma, hatasız oynama, yardımlaşma ve kenarları iyi kullanma becerisini ortaya koyunca oyunu yönlendiren Milli takımımız oldu.
İlk yarıdan ders alan Şenol Güneş, takıma önde baskı kurmaları için talimat verdi. Burak- Kenan ikilisini yan yana oynatan Güneş hoca, Cengiz ile Hakan’ı kenarlara alıp hücum gücümüzü arttırdı.
Son ana kadar inatla, oyunu çevirme, galip gelme ortak bilinci ile baskı kurduk. Pozisyonlar bulduk. Burak ile Cengiz’in topları direkten dönünce, özgüvenimiz yükseldi. Rakibi şaşırttık. Telaşlanan disiplinden kopan Rusya, neredeyse maç biran önce bitsin diye dua eder hale geldi.
Savunmadan söz etmek gerekirse, Merih üst düzey bir oyuncu olduğunu gösterdi. Savunmadaki dikkati, mücadelesi yanı sıra duran toplarda rakip kale önündeki hamleleri harikaydı. Golün pasını da topu iyi takip ederek verdi.
Son saniyelerde Zeki’nin yüzde yüz diyebileceğimiz bir pozisyonu kaçırması gerçekten şansızlıktı…

DİREKLERİ GEÇEMEDİK

Milli Takım direklere takıldı demek doğru olur. İkinci 45 dakika harika oyunun karşılığı galibiyet olmalıydı elbette. Ancak, futbolun doğasında direğe takılmak var…
Şenol Güneş, elindeki kadronun kalitesini biliyor. Skoru değiştirebilecek oyunculara sahip. Bu da büyük avantaj.
Mert’in iki önemli kurtarışını da belirtmekte fayda var.
Özetle, ilk yarıyı bir kenara koyacak olursak, harika bir oyun çıkardık. Bu mücadelenin karşılığı galibiyet olmalıydı. Futbol biraz da şans oyunu. Bunu da kabul etmek gerekir.
Cengiz’in, Ozan Tufan’ın, Merih ve Mert’in yüksek performansı dikkat çekti.
Son bölümdeki iyi oyunu, Sırbistan karşısında gösterirsek, rahat bir galibiyet alırız.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00