Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fenerbahçe favori olarak gösterildiği maçı kaybetti. Üstelik kötü oynayarak. Hatta ikinci yarı Beşiktaş 10 kişi kalmışken.

Sezona iyi başlayan Fenerbahçe yaptığı transferlerle dikkat çekmiş, şampiyonluğun en büyük adayı gösterilir hale gelmişti.

Ancak Beşiktaş maçında görüldü ki Fenerbahçe şampiyonluğun tek adayı değil.

Galatasaray'dan sonra Beşiktaş da bu yarışta olduğunu gösterdi.

Şunu söylemekte yarar var. Tempolu, bol gollü, mücadele gücü yüksek heyecanlı bir maç izledik.

Maçı kazanan Beşiktaş güzel oyunu ile galibiyeti sonuna kadar hak etti.

Yıllarca unutulmayacak bir skor aldılar. Üstelik 10 kişiyle alınan galibiyetin değeri de daha anlamlıydı.

Önce Fenerbahçe'nin neden kaybettiğini analiz ettiğimizde Erol Bulut'un hataları öne çıkıyor.

Daha önce de yazdığımız gibi Fenerbahçe'nin en büyük sorunu Erol Bulut olacak demiştik.

Nedenine gelince, ideal bir 11'i yok. Daha da önemlisi oyun planını biz çözemedik.

Bu kadar geniş kadroya rağmen eksikleri gideremeyişi ciddi bir sorun.

Savunmayı alt üst etmeyi başarmış. Formda Serdar'ı neden oynatmadı? Ya da Caner neden yedekler arasındaydı? Kaldı ki Caner bu maçı bekliyordu.

Gökhan sahanın kötüleri arasındaydı. O hat koridora dönüştü. Goller Gökhan'ın bölgesinden geldi.

İki stoper rakiplerine çok uzak oynuyor. Böyle giderse çok gol yemeyi alışkanlık haline getirirler.
Savunma kötü de diğerleri iyi mi? Ne gezer...

Gustavo'nun dışında biraz da Ozan, gerisi sıfır. Motivasyon yok. Mücadele yok top kapma yok. Etkili pas yok.

En önemlisi istek hiç yok.

Erol hocanın çıkardığı kadro ve sonradan oyuna aldığı oyuncular da hatalıydı.

Adem'in Fenerbahçe'de forma giymesi şaşırtıcı. Ona umut bağlamak hayalden öteye gitmez.

Oyuncuları tek tek irdelemek ne kadar doğru olabilir?

Asıl sorun teknik direktörün tercihi ve oyun planıdır.

Beşiktaş'ın başarısına gelince, Sergen Yalçın faktörü ön plana çıkıyor.

Doğru dürüst transfer yapılamadı. Sezona kötü başlandı. Mali sorunlar can sıkıcı halde. Fenerbahçe maçına iyi bir kadro ile çıkmak mümkün değil.

Fakat tüm bunlara karşın sahada inanmış bir takım var. Koşan, mücadele eden en önemlisi kazanmayı isteyen bir takım.

Birbirine inanmış, ekip ruhunu içselleştirmişler. Bu da en büyük kazançlarıydı.

10 kişi kalmalarına hiç aldırış etmeden gol atmayı sürdürdüler. Oyuna sonradan girenlerin de katkısı büyüktü. Ne yaptığını bilen bir takım vardı sahada.

Sergen hocanın taktiği çok basitti. Savunmada dikkatli olmak, oyun disiplininden kopmadan mücadeleden vazgeçmemek. Kazanılan topları çok hızlı rakip alana taşımak.

Fenerbahçe ile aralarındaki en büyük fark da buydu. Ne yaptığını bilmek.

Beşiktaş'ın gençleri Utku ve Rıdvan iyi oyunları ile övgüyü hak ettiler.

Hakem için ise söylenecek çok şey var. Avantaj kuralını unuttu. Yanlış kararlar vererek oyuncuları sinirlendirdi. Mert Hakan ile Josef'e kırmızı kart göstermeye cesaret edemedi.

Fakat bugün Beşiktaş'ın güzel oyunu hakemin kötü yönetiminin önüne geçti.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00