Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Futbolumuzun çözülemeyen en önemli sorunlarının başında altyapı gelmektedir. Yıllardır sürekli gündeme gelmesine karşın bugüne dek bir adım ileri gidilememiştir. Gelişmiş ülkelerin konuyla ilgili yaptıkları organizasyonlar bilinmektedir. En azından önümüzde bu örneklerin olması işi kolaylaştırmaktadır.

Ne var ki, futbolda altyapı yalnızca söylemde kalmıştır. İyi niyetli girişimler sonuç almaya yönelik olmamıştır. Koskoca Türkiye’de bir Altınordu gerçeği yaşanmaktadır. Hepsi bu kadar...

Kulüpler ya da Futbol Federasyonu altyapı konusunda neden duyarsız davranıyor sorusuna yanıt aramak dipsiz kuyuya taş atmaya benzemektedir. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "En büyük hedefimiz altyapıyı ele almak, akademi kurmak. Bunun için devletten 130 dönümlük bir arazi talebinde bulunduk” diyerek konuyu bir kez daha gündeme taşıdı.

80 milyonu aşan ülkemizde 5-19 yaş aralığında yaklaşık 20 milyonluk bir nüfus var. Bu devasa bir potansiyel demektir. Çocukların, gençlerin spora kazandırılmasının sosyolojik ve ekonomik getirisi düşünüldüğünde, yapılacak projenin kazanımlarının çok büyük olduğunu görmek mümkün.

Kulüpleri özendirmek, gerekli destekleri sağlamak Futbol Federasyonun önceliği olmalı. Yoksa Avrupa Şampiyonası’nda yer alan 24 takımın en kötüsü olma gerçeğini yaşamaya devam ederiz.

Umutsuz ve mutsuzluğu kırmanın tek yolu, özkaynak düzeninin bir an önce kurulmasıdır. Beşiktaş Kulübünün altyapı temellerini atan Adnan Dinçer konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ülke futbolunun gelişimi için tek çıkış yolun altyapı” olduğunu dile getirdi.

Bilindiği gibi, Adnan Dinçer ve Serpil Hamdi Tüzün’ün 40 yıl önce yaptıkları çalışmalar Beşiktaş’a çok şey kazandırmıştı. Bir süre sonra bu girişimler noktalandı. Çeşitli nedenleri olduğu biliniyor. En önemlisi yabancı futbolcu salgınıdır. Hazır oyuncu alıp, taraftarı mutlu etmek, günlük başarılar ile geleceğin yok edilmesidir.

Altyapı sabır işidir. Avrupa’nın birçok takımı inatla bu projeyi sürdürmektedir. Belçika, Hollanda, Almanya, İngiltere, Fransa, Portekiz gibi ülkeler ciddi bütçeler harcayarak gençleri eğitmektedirler. Dünya futbolunda söz sahibi olan takımlar bu çalışmaları sonucu büyük paralar kazanıyorlar. Ne yazık ki ülkemizde altyapıya kafa yoran, getireceği kazanımları düşünen kulüp sayısı yok denecek düzeydedir.

Gençlerimizin futbola yatkınlığı bilinmektedir. Günümüzde Avrupa’ya giden çok sayıda futbolcumuz olduğu bir gerçektir.

NASIL BİR ALTYAPI KURULMALI?

Futbolumuzun duayeni Adnan Dinçer’in de vurguladığı gibi altyapı düzenini kurmak için 5 ve 10 yıllık planların yapılması gerekir. Dinçer’in önerilerini özetle aktaralım.

“Öncelikle doğru formasyonla yetişmiş antrenör grubunu oluşturmak gerekir. Devamlılık ve başarı için performans ve gelişime öncelik vermeliyiz. Kulüp-okul-aile işbirliği bu işin asıl püf noktasıdır. Çocukların gelişimine katkı yapacak psiko-pedagoji çalışmaları eğitimin önemli bir parçası olarak ilk sırayı alıyor. Toplumcu bir anlayışın mutlak olduğu modelden hareket edilerek, eşitlikçi ve sistematik çalışmalar yapılmalıdır.

Doğru spor politikası, plan ve programın yanı sıra tarama, seçim ve çalışma ile olabildiğince çok çocuğa ulaşan bir sistem kurulmalı. Bu yapıda ilgili ve istekli tüm çocukların eğitim alması sağlanmalı. Federasyon ve kulüplerin işbirliği ile yaratılacak modelle organizasyon sağlanmalıdır.

Altyapının amacı; belirli ölçüde beceri sahibi olan ve gelişime açık olan çocukların bir araya gelmesi ve performansa yönelik eğitimin verilmesidir. Özkaynak düzeninde yetişenlerin akademiye geçişi ile profesyonelliğe adımın ilk ayağı tamamlanmış olacaktır. Akademide ise tam gün mesai, yatılı birimler, okul eğitimi, okul sonrası futbol çalışmalarının planlandığı organizasyonlar yapılacaktır"

Emek ve sabır isteyen bu çalışmaları yakın zamanda görmek zor gibi. En azından federasyon altyapıdan 2 oyuncu oynatma koşulunu zorlayabilir. Ya da eskiden olduğu gibi A takım maçları öncesi gençleri izleyebiliriz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00