Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Letonya karşılaşması kırılma maçıydı. Kazanmak zorundaydık. Bundan sonraki maçlar için önemi büyüktü. Norveç beraberliği moralimizi bozmuştu doğal olarak. Bu duygularla maça çıkan Milliler zor bir virajı dönmesini bildi. Letonya maçının tarihe geçtiğini de belirtelim. 1924’den buyana yenemediğimiz bir takımla oynadık. Bize ters gelen bir ekip. 5 beraberlik sonrası galip gelmeyi başardık. Bu anlamda unutulmaz bir gece yaşadık. Golün son dakikada gelmesi maçı özel yaptı.

Bir başka özelliği ise bitiş düdüğü ile birlikte dökülen gözyaşlarıydı. Bir anlamda duygu patlaması yaşandı. Kendi kalemize gol atan Merih başta olmak üzere futbolcuların gözyaşları geceye damga vurdu. Gözyaşlarına hakim olamayan bir başka isim ise Milli Takımımızın Alman Teknik Direktörü Kuntz oldu. Alman teknik adam karşılaşma sonrası tıpkı futbolcular gibi gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal bir millet olduğumuz biliniyor. Kuntz’u da bu duygu selinin içine çektik açıkçası. Uzun yıllar sonrası gelen galibiyet nasıl tarihe geçtiyse, Kuntz’un gözyaşları da unutulmazlar arasına girdi.

Aslında karşılaşmayı oyun olarak eleştirmek gerekirse, son 15 dakika dışında çok kötü oynadık. Özellikle ilk yarı sahada hiç yoktuk. Letonya, sayısız korner kullandı. Daha çok pozisyon buldular. Bu oyunu görünce işin zor olduğunu düşündük ister istemez.

Karşılaşmanın 75 dakikasına baktığımızda; organizasyon sorunu yaşadık. Rakip alanda top tutamadık. Ceza alanında çoğalamadık. Dağınık bir görüntümüz vardı. Orta sahamız etkisizdi. Hakan, Berat ve Orkun performans olarak sıfırı çekti. Böyle olunca, rakibin üstünlüğünü kabullendik. Hızlı oyun kuramayışımız bir kez daha sorun olarak gözüktü. 70.dakikada Merih’in kalemize attığı gol bir çoğumuz için 'Bu iş bitti' yorumunu da getirdi.

Teknik direktör Kuntz, tam zamanında yaptığı değişikliklerle takımı ateşledi diyebiliriz. Serdar’ın beraberlik golü sonrası, bambaşka bir takım çıktı ortaya. Bir gol atan, penaltı öncesi pası veren Serdar’ın da galibiyetteki hakkını teslim edelim. Şaşırtıcı bir oyun vardı sahada. Baskımız karşısında Letonya ceza sahasına kapanmak zorunda kaldı. Birçok pozisyon yakaladık. İki net gol şansını değerlendiremedik.

Son 15 dakika oynadığımız oyunu görünce, 'Neden daha önceki dakikalar böyle oynamadık?' diye üzüldük. Bu güzel oyunu hiç değilse 60 dakikaya yayabilsek çok iyi şeylerin olacağı ortada. Heyecanın üst düzeye çıktığı son anlar, Katar biletinin habercisi olabilir belki de. Burak’ın yarattığı penaltı sonucu gelen golle umutlandık elbette.

İlginç bir penaltı kazandığımızı da belirtelim. Kaleci Uğurcan’ın uzun topuna Serdar’ın dokunuşu ve Burak’ın ustaca yarattığı penaltı kolay kolay unutulmayacak. 90+8'de gelen gol son anlardaki isteğimizin soncuydu. Zor oldu ancak güzel oldu. Şansın da yanımızda olduğunu vurgulayalım.

Dileriz bu şans devam eder. Karadağ ve Cebelitarık maçlarını kazanıp, Norveç’in kaybetmesini bekleyeceğiz. Futbol bu. Umudumuz sürüyor…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!