Kim Kardashian, 12 Mart’ta Twitter’da 65 milyon takipçisiyle medyum Sylvia Browne’un ‘End of Days: Predictions and Prophecies About the End of the World’ adlı kitabından bir bölümü paylaştı. Browne, 2008’de yayınlanan kitabında 2020’lerde ortaya çıkacak olan bir hastalığın dünyaya yayılacağını söylüyor: "2020'lerde, akciğerleri ve bronşları ciddi oranda etkileyen, tedaviye ise zalimce direnen zatürre benzeri bir hastalığın patlaması nedeniyle ortalıkta ameliyat maskeleri ve plastik eldivenlerle dolaşan çok daha fazla insan göreceğiz. Hastalık hakkında kafa karıştırıcı olan şey ise; bir kış boyunca müthiş bir paniğe yol açtıktan sonra, on yıl içerisinde hem sebeplerini hem de tedavisini gizemli bırakarak tamamen ortadan kaybolması olacak."

Kardashian’ın paylaşımı 250 bine yakın like alırken 50 bine yakın kişi tarafından da retweet edildi. O gün bugündür 1970’lerin sonundan hayatını kaybettiği 2013’e kadar kendi kilisesini kuran (Hz. İsa’nın çarmıhta ölmediği ve eşi Mary Magdalene ile birlikte Fransa’da yaşadığına inanan Society of Novus Spiritus kilisesi) ve yüzlerce ‘kehanette’ bulunan Browne’un, koronavirüs salgınını ‘önceden bildiğine’ inanan binlerce insan sosyal medyada kitabın bu bölümünü paylaşıyor.

 

SAHTEKAR OLSAM 50 YILDA ORTAYA ÇIKARDI


40 kitap yazan, 4 yıl sıra beklemeyi göze alanların, telefon hattında 850 dolar karşılığında ruhunundaki yaraları iyileştiren, acılarını dindiren Sylvia Browne ölülerle konuşabildiğini de iddia ediyordu. Sahtekar olduğunu söyleyenlere ise şöyle cevap veriyordu: “Eğer sahtekar biri olsam 53 yıldır biri bunu bulup çıkaramaz mıydı?”

Popülaritesi arttıkça yanlış çıkan öngörülerinin sayısı da artan Browne, kendisini ‘medyum dedektif’ olarak pazarlamaya başlamıştı. Kaybolan çocukları bulduğunu iddia ediyordu. Bu uyanık medyumun insanları kandırmasına isyan eden ve StopSylviaBrowne.com adlı bir internet sitesi açan Robert Lancester için, “Aileler çaresizce ona geliyordu ve o da ailelerin bu çaresizliğini kullanıp paralarını alıyordu. O bir şeytandı!” diyordu.

Sylvia Browne’un ‘salgın’ öngörüsü ne kadar isabetli gibi görünse de aynı kitapta Papa Benedict’in son papa olacağı, 2015’e kadar zenginlerin evlerinde yardımcı robotlar bulunacağını, ALS hastalığının tedavisinin 2014’e kadar bulunacağını, obezite haplarının çıkacağını, 2020’de körlük diye bir şeyin kalmayacağını söylediği onlarca ‘kehaneti’ de yanlış çıktı.
Ayrıca koronavirüsten önce 2010’da insanların etini yiyen bir virüs salgını olacağını da söylüyordu!
Kendi ölümünü bile bilemeyen (88 yaşına kadar yaşayacağını söyleyip 77 yaşında öldü.) Browne’nin nadir tutan kehanetlerinden biri 2000’lerin başında söylediği Brad Pitt ile Jennifer Aniston’ın evleneceğiydi.

 

SADECE TANRI HER ZAMAN DOĞRUDUR


2013 yılında 9 yıldan fazla bir süredir kayıp olan ve ‘öngörüsüyle’ ailesine öldüğünü söylediği Amanda Berry sağ salim çıkıp geldiğinde sosyal medyada binlerce tepki aldığında Browne Facebook’a şunları yazıyordu: “50 yıldan fazladır insanlara ruhsal rehberlik yapıyorum. Bu süre içinde doğrularım yanlışlarımdan fazla olmuştur. Sadece Tanrı her zaman doğrudur...”

Sylvia Browne’nin ilk kocası Gary Dufresne, eşine bir gün mutfakta bulaşık yıkarken, “Sylvia insanlara bu tür şeyleri nasıl söyleyebiliyorsun. Söylediklerinin doğru olmadıklarını biliyorsun. Bazıları gerçekten sana inanacak...” dediğini ve Browne’nin kendisine “Ne halleri varsa görsünler böyle şeylere inananların parasını alabilirsin...” diye cevap verdiğini anlatıyor.

Sylvia Browne
Sylvia Browne

SİNEMADA VE EDEBİYATTA KORONAVİRÜS


Aslında Sylvia Browne ‘koronavirüs’ü tahmin etme konusunda yalnız değil.
Amerikalı korku-gerilim yazarı Dean Koontz, koronavirüsü öngörme konusunda en az Browne kadar başarılı! Koontz 1981 tarihli romanı ‘The Eyes of Darkness’ (Karanlığın Gözleri) adlı kitabında savaş sırasında biyolojik silah olarak kullanılmak üzere yeni bir virüs üreten Çin ordusuna ait bir laboratuvarın öyküsünü anlatıyor. Kitapta bahsedilen laboratuvar, Covid-19’un ortaya çıktığı Wuhan kentinde bulunuyor. Mükemmel bir silah denilen ve sadece insanları etkileyen virüsün adı da Wuhan-400!
Koronavirüsün dünyayı sarmaya başlamasıyla birlikte herkesin konuştuğu Oscarlı yönetmen Steven Soderbergh’in 2011 tarihli filmi ‘Contagion’ (Salgın) sanki bugünleri anlatıyor. Filmde MEV-1 adlı virüs bir yarasa tarafından domuzlara ordan elini yıkamayan bir aşçıya ve ordan da tüm dünyaya yayılıyor.


BİLİM İNSANLARI YILLARDIR SALGIN KONUSUNDA UYARIYOR


Microsoft’un kurucusu Bill Gates de yıllardır bir virüs salgınına karşı insanları uyarıyor. Hatta günlerdir 5 yıl önce yaptığı bir konuşmada söylediği “Önümüzdeki 10 yılda, bir şey 10 milyon insanı öldürürse, bu muhtemelen savaş değil, oldukça bulaşıcı bir virüs olacaktır" sözleri nedeniyle tıpkı Browne gibi salgını önceden bilip bilmediği tartışılıyor. 
Bulaşıcı hastalıklar uzmanı Michael Osterholm 10 yıldan fazladır küresel bir salgına karşı insanları uyarıyor. 2005’te virüs salgını konusunda tarihin kritik bir noktasında olduğumuzu ve yeni bir pandemi için hazırlanmamız gerektiğini belirten Osterholm 2017’de çıkan kitabı ‘Deadliest Enemy: Our War Against Killer Gems’te ABD’nin bir salgına hazır olmadığını yazıyordu.


YENİ BİR PANDEMİ AN MESELESİ!


Virüs uzmanı Robert G. Webster 2018’de yayınlanan ‘Flu Hunter: Unlocking the secrets of a virus’ adlı kitabında ‘ölümcül bir salgının’ yakın olduğunu söylüyordu. Webster, “Böyle bir salgın an meselesi. Doğu önünde sonunda 1918’deki İspanyol gribi benzeri bir salgınla insanlığı yeniden test edecek. Bu teste hazırlıklı olmalıyız” diyordu.

ABD’de gizli servis içinde yer alan ve ABD’nin güvenliğine yönelik tehditleri değerlendiren komisyon 2018’de insanlar arasında kolayca bulaşabilen bir virüs salgınına karşı hükümeti uyarıyordu. 
Obama yönetimi sırasında ABD Yabancı Afet Yardım Dairesi eski Direktörü Jeremy Konyndyk salgınla ilgili dünyayı uyaran bir başka isimdi. Konyndyk, 2017’de yaptığı bir konuşmada sorulması gereken sorunun “Küresel bir salgın olur mu?” değil “Küresel bir salgın ne zaman olacak?” olduğunu söyleyip Trump’ın böyle bir salgına hazır olmadığını belirtiyordu. 
Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Ekibi’nden salgın hastalıklar sorumlusu Dr. Luciana Borio 2018’de şöyle uyarıyordu: “Pandemi grip tehdidi sağlık alanındaki riskler arasında bir numarada yer alıyor. Peki biz buna hazır mıyız? Kesinlikle hayır!”

2006’da ABD’de yapılan bir ‘Grip Salgını Hazırlık Planı’nda ülkede 2 milyon kişinin salgından etkileneceği, 80 bin kişinin hastanelerde tedaviye ihtiyaç duyacağını ve 20 bin kişinin öleceği öngörülüyordu. Planda lise ve üniversitelerde alternatif bakım alanları hazırlanması tavsiye ediliyordu.


COVID-19'UN GELDİĞİNİ BİLMEYEN YOKMUŞ!


Medyumundan virüs uzmanı profesörüne, roman yazarından film yönetmenine, Nostradamus’tan Baba Vanga’ya kadar herkes bu salgının geleceğini biliyormuş. Hatta 1993'te 'Marge Chains' bölümünde Homer Simpson bile Covid-19'u öngörmüş! 
Virüsü dünyaya uzaylıların yaydığını söyleyen, açığa alınan Kanadalı casusun intikam için bu virüsü dünyaya yaydığını anlatan, Covid-19’un 4. Sanayi Devrimi’ne geçiş için kullanıldığını iddia eden, “Bu virüs demografik mühendislik” diyenlerden ortalığa saçılan komplo teorilerine girmiyorum bile.
Bu yazıyı yazarken Twitter’da paylaşılan bir videoda Fransızca konuşan bir adam, ‘komplo teorisinden bahsetmek istemiyorum’ diyerek virüsü Fransızların ürettiğine dair ne idüğü belirsiz belgeler açıklıyordu. Adamın videoda anlattıkları palavraydı. Bahsettiği bilim insanları açıklama yapmıştı ama geçmiş olsun; video Facebook’tan Twitter’a tüm sosyal medyada on binlerce kez paylaşılmıştı bile!
Bu insanlara bakarken 1999 depremini ABD’nin Marmara Denizi’nde yaptığı bir nükleer deney yüzünden olduğunu iddia edenler geldi aklıma. O zaman sosyal medya da yoktu ama bu dedikodu çok tutulmuştu. İddianın dayanağı ise ‘Komplo Teorisi’ filminde Mel Gibson’ın canlandırdığı taksici Jerry Fletcher’ın ABD başkanının Türkiye ziyareti sırasında "onlar" dediği bir grubun Türkiye'de bir deprem yaratacaklarını söylemesi ve filmin ilerleyen dakikalarında TV'de Türkiye'de 7.3 şiddetinde bir deprem gerçekleştiği haberinin görünmesiydi.
O zamandan bugüne değişen pek bir şey yok! O günlerde filmde anlatılan bu komplo teorisini haber yapan gazeteler Kandilli Rasathanesi müdürü Ahmet Mete Işıkara’yı ‘En Seksi Erkek’ seçiyordu. 
Bugün de bilim insanlarının “Evden çıkmayın!” uyarılarını umursamayan kalabalıklar hurafelere kulak verip, "Hani nerede virüs, görmüyorum ki" diyerek sokaklarda fink atıyor. Gerçek bilim insanlarının sözlerini değil ekranlarda kendi reytingleri için “Korona Türk genine bir şey yapmaz”, “Tuzlu suyla gargara yapın”, “Baharda etkisini kaybeder”, “Kelle paça için koronayı yenin”, “Denize girin geçer” diyenleri dinliyorlar.
Kardashianlar’ın WhatsApp grubunda dönen bir ‘geyik muhabbeti’ne itibar edip, her şeyin ‘üst akılın’ işi olduğuna inanıyorlar.
Ne diyeyim siz pozitif bilimi boş verin, virüse karşı Keeping Up With The Kardashians!

 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!