9 EKİM 2015 FİLMLERİ

 Yaptıkları akla hayale sığmayan, depresif ve asosyal bir felsefe öğretmeni… Onun aşkları, ilişkileri ve yaşadığı tuhaf dönüşüm… “Mantıksız Adam”, Woody Allen’ın ‘suç’la dirsek teması kurduğu filmlerin arasına katılıyor. Ama başarılı diyaloglarla ve romantik-komedi damarıyla ayağa kalkan ‘gelişme’ bölümü dışında iyi bir sınav vermiyor. Phoenix-Allen birlikteliği ile anılacak gibi…

Woody Allen, sinemasının bildik kurallarının dışına çıkınca genelde sırıtmıştır. Dil numaralarına kaydığı, görsel bir zeka göstermeye çalıştığı, diyalogların, ilişkilerle ilgili tespitlerin öne çıkmadığı filmlerde tökezlemiştir. Siz deyin “Gölgeler ve Sis” (“Shadows and Fog”, 1992), biz diyelim “Melinda ve Melinda” (“Melinda and Melinda”, 2004), onun kapasitesini ve becerisini bilmeden hareket edip elinin ayağına dolaştığı yapıtlarıdır.

 WOODY ALLEN’I KALIPLARININ DIŞINA ÇIKARMAMALI

 Açıkçası 2000’lerde “Yok Ya!” (“Anything Else”, 2003), Allen’ın kendi yerine yerleştirdiği Jason Biggs’ten sonuç aldığını da, “Kim Kiminle Nerede?”de (“Whatever Works”, 2009) Larry David’le ‘ego boşalması’ yaşadığını da biliyoruz. Yani senarist-yönetmenin anları vardır, onları yakalarsanız sizi sarıp sarmalar. New York entelektüelleri ile ilgili bir şeyler söyler, samimidir, kalemi müthiştir, gözlemleri iyidir.

 Ama bunun dışına çıkıp İspanya’ya, Fransa’ya yolculuk yaptığında tuhaf sonuçlar verebilir. Veya “Paris’te Bir Gece Yarısı”nda (“Midnight in Paris”, 2011) Darius Khondji’nin katkısıyla bir nebze olsun öne çıkabilir. Aslında “Mantıksız Adam” (“Irrational Man”, 2015) onun senarist kumaşını ve sahicilik sıkıntısı çeken dramatik dönüşlerini içermeyen yerlerde fazlasıyla keyifli duruyor.

 95 dakikanın gelişme bölümü, bizim Allen’dan alıştığımız, günümüz ilişkilerine dair tespitlerle dolu. İğneleyici diyaloglar, psikolojik olaylar felsefi bir romantik-komedinin habercisi oluyor. Felsefe öğretmeninin ‘varoluş’ dozu yüksek hikayesi, “Çapkın Profesör”deki (“The Rewrite”, 2014) kadar sinemasız durmuyor. Her şey kalıbına uydurulmuş bir ‘Emma Stone mu, Parker Posey mi?’ sorusuyla ilerliyor. Huysuz Abe, öğretmen ile öğrenci arasında kalıp, ‘mantık mı, güzellik mi?’ kafa karışıklığından çekiyor.

 ‘MAÇ SAYISI’ ARANIYOR

 Açıkçası ortadaki 60 dakika işliyor. Allen’ın eski günlerine geri dönüşünü yakalıyoruz kısım kısım… Phoenix’in kendi ciddiyetiyle dalga geçmesinden seks ile ilgili tespitlere kadar bir verimlilik var. Yönetmenin bildiğimiz her zaman güldürebilen o kalemi yine etkili olabiliyor. Kendini fazla ciddiye alıp, egosunu tatmin etme aracına dönüşünce tepetaklak giden kariyer yarı yolda ilk günlere geri dönüyor.

 “Mantıksız Adam” bu sebeple Allen’ın birçok 2000’ler filminden iyi. Ama bunun yanında karakterin intihar meyilli durmasından finalde geldiği noktaya kadar geçirdiği süreç hiç tatmin etmiyor. Metnin inandırıcı olması için belki bir kara film yönetmenine emanet edilmesi gereği ortaya çıkıyor. “Maç Sayısı” (“Match Point”, 2005) ve “Cassandra’nın Rüyası”nın (“Cassandra’s Dream”, 2007) bu konudaki profesyonel ambalajı, becerisi aranıyor.

 YÖNETMEN-OYUNCU UYUMU NASIL?

 Ama Phoenix’in bu katmana atlamak için ortadaki felsefi romantik-komedi damarını ezip geçmesi tuhaf durmuyor mu? Her şey onun bildiğimiz arıza sahne kimliğiyle ilişkili olursa bize nasıl bir düşünme aşaması verilebilir? Onun ‘mantıksızlık’ını sahici kılmak için biraz mantıklı açılar, sahneler veya diyaloglar gerekmez mi? Tüm bu sorular cevapsız kalıyor…

 Açıkçası Darius Khondji 2.35’de fena iş çıkarmamış. Geçmişte Gordon Willis örneğinde görüldüğü üzere yeni dönemde de Allen’ın görsel bilinçsizliğinin kurtarıcısı o. Burada senarist-yönetmenin birçok yeni filmindeki özensizlik, vurdumduymazlık yok. Bu durum karşısında da biz ilişkilere inanıyoruz, araya giren mesafelere de, sevgi sözlerine de tav oluyoruz.

 FİLMOGRAFİSİNİN YENİ MİLENYUM KISMINDA FENA BİR YERDE DEĞİL

 Elbette artık böylesi romantik-komediler çok var. Allen’ın ilk yıllarında damağımızda bayat bir tat bırakmayacak “Mantıksız Adam” böyle bir açmaza düşüyor. Bu da ister istemez sıradanlaşan bir yönetmenin, tükenmiş modelinin içinde takla atmasına yol açıyor sanki… Artık ilişkilerle ilgili felsefe yapma devri çoktan geçti.

 Film, ‘şaşkınlık’ olarak yorumlanabilecek “Scoop”, “Melinda ve Melinda”, “Barselona, Barselona” (“Vicky Cristina Barcelona”, 2008), “Kim Kiminle Nerede?”, “Uzun Boylu Esmer Adam” (“You Will Meet a Tall Dark Stranger”, 2010), “Roma’ya Sevgilerle” (“To Rome with Love”, 2012) ve “Sihirli Ay Işığı”ndan (“Magic in the Moonlight”, 2014) bir tık yukarıda. Ama “Maç Sayısı”, “Ufak Sahtekarlıklar” (“Small Time Crooks”, 2000), “Cassandra’nın Rüyası”, “Yok Ya!” gibi 2000’lerden hatırlanacak Allen filmlerinin arasına giremiyor, hatta “Paris’te Bir Gece Yarısı”nın da yamacına yerleşmek durumunda kalıyor.

 

FİLMİN NOTU: 4.9

 

Künye:

 Mantıksız Adam

Yönetmen: Woody Allen

Oyuncular: Joaquin Phoenix, Emma Stone, Parker Posey, Ethan Phillips, Jamie Blackley

Süre: 95 Dk.

Yapım Yılı: 2015

 

SATANİST GRUPLARA BULAŞMA!

 “Aç Gözünü” ve “Diğerleri” ile bilimkurgu ve korku sinemasına damga vuran Amenábar’ın köklerine geri dönüş filmi… “Korku Terapisi”, Amerika’nın muhafazakar tabanında saklanan satanist gruplara ‘polisiye-korku’ bakışı… Korkutucu anları, yaratıcı öteki tanımları ve iyi kullanılan kurgusuyla ilgi uyandırıyor.

 Amenábar’ı ‘korku-gerilim’ sinemasından bilsek de, “İçimdeki Deniz” (“Mar Adentro”, 2004) ve “Agora”da (2009) fark yaratma adına gerçek hikayeleri uyarlarken gördük. Ama sanki “Korku Terapisi” (“Regression”, 2015) onu sevdiği köklerine geri döndürüyor. 1990’da yaşandığı söylenen bir olayı, bir satanizm ritüelinin çevresinde dönenleri elden geçiriyor bu kez yönetmen.

 ‘8MM’ İLE ‘ROSEMARY’NİN BEBEĞİ’ ARASINDA KÖPRÜ MÜ KURUYOR?

 Aslında “Tez” (“Tesis”, 1996) benzeri bir araştırma, yine oradaki ‘snuff film’ arka planıyla açığa çıkıyor. Ethan Hawke bir yerde müstehcen bir kayda malzeme oluyor. Bu pencereden filmin gözükmesi ise “8MM” (1999) ile “Rosemary’nin Bebeği” (“Rosemary’s Baby”, 1968) arasında bir yer… Amenábar, biyografik dram ile dönem filminin ardından soluğu ‘polisiye’de almış gibi.

 Ona sorsak tür sinemasında dolaştığını söyler. Açıkçası burada 1990 yılından 17 yaşındaki kızına tecavüz eden baba imgesinin izinde ortaya çıkan ayinler, ritüeller, satanist sancılar daha önce görüldü. Ti West’in belirleyici okült korku filmi “Şeytanın Evi”nde (“The House of the Devil”, 2009) daha iyisini gördük. Hatta ondan sonra da bu konuda eylemler arttı.

 HİKAYENİN GERÇEK ANLATICISI KURGUCU SANKİ

 Ama “Korku Terapisi”, bu duraklara uğramadan “Lanet” (“Sinister”, 2012) ile Ethan Hawke’un yaşattığı çıkışı tekrarlama peşinde gibi. Tek fark ‘paganizm’in yerini ‘satanizm’in alması… O kaynaktan ilerleme kaygısında fazla klasik gerilim sahneleri ama akılda kalacak ötekiler devreye giriyor. Dini tarikatların, şeytana tapma eylemlerinin “Karanlık Şehir”deki (“Dark City”, 1998) tech-noir atmosferini hatırlatarak asap bozduğu kesin.

 Bu da filmin sorgu seanslarıyla birlikte flashbackleri işin içine dahil edip kurgucusunu gerçek anlatıcı konumuna sokmasına yol açıyor. Carolina Martínez Urbina paralel kesme ritmi konusunda çok becerikli. Aslında Hawke biraz rolüne adapte olamamış gibi. Film, polisiye-korku kırması eserler arasında “Fallen” (1998), “Bizi Kötüden Koru”nun (“Deliver Us From Evil”, 2014) üzerine geçiyor. Fakat nedense bir türlü silkelenemiyor. İsmini aldığı ‘regression’ kavramıyla psikoloji seansına girse de bu konuda çok ileri gidemiyor.

 Filmin sürprizi de çok ‘yok artık!’ denilecek düzeyde değil. “Korku Terapisi”, iyi çekilmiş, dayanak noktasıyla şaşırtan, Amerika’nın muhafazakar tabanını eleştiri yağmuruna tutan melez bir film. Okült (tarikatlı) korku filmi alanında polisiye damarıyla hatırlanacak bir iş. Amenábar için ise “Tez”deki (1996) merak uyandıran ‘cinayet araştırma’ eylemi ile “Agora”daki (2009) Paganizm eleştirisinin bir karışımı gibi.

 

FİLMİN NOTU: 5.5

 Künye:

 Korku Terapisi (Regression)

Yönetmen: Alejandro Amenábar

Oyuncular: Ethan Hawke, Emma Watson, David Thewlis, Devon Bostick

Süre: 107 dk.

Yapım yılı: 2015

 

İTHAL TARİHİ-EPİK UCUZ DURUYOR

 M.Ö. 48’de İpek Yolu’nda Çin ile Roma arasında yaşanan çatışmayı gözler önüne seren bir tarihi-epik… Çin yapımı olmasına karşın tamamına yakınının İngilizce çekilmesi zaten bir gösterge... “Ejder Kılıcı”, Türkiye’de yıllardır görmeye alıştığımız ‘tarihsel dönem yaratma’ arzusunun yol açtığı gülünç anları yeniden anımsamak için birebir. John Woo’nun büyük bütçeli ve derslik “Kızıl Uçurum”a imza attığı bir yüzyılda filmin ucuzluğu daha da rahatsız ediyor.

Hong Kong’lu Daniel Lee, geniş ölçekli tarihi filmlere imza atan bir isim. “Üç Hanedan: Ejderin Dirilişi” (“San Guo Zhi Jian Long Xie Jia”, 2008) ve “14 Blades” (“Jin Ji Wei”, 2010) ile tanınıyor. Genelde Çin’de bütçesini ikiye, üçe katlayabilir. Belki de o toprakların Ridley Scott’ı, David Lean’i olarak anılabilir.

 İTHAL BİR B-TİPİ TARİHİ-EPİK

 Ama burada çoğunluğu İngilizce çekilmiş bir projeye gelmek ‘tökezlemek’ ile eşdeğer. İngilizce diyalogları da kendi yazan yönetmenin sapır sapır döküldüğü çok açık... Çiğ yavaş çekimlerle yansıtılan oyunculardan animasyon gibi duran görsel efektlere kadar fazlasıyla B sınıfı kokan ithal bir tarihi-epik canlanıyor. Burada hedef İtalya’daki kılıç ve sandalet filmleri ile Hong Kong’daki kung-fu filmini iç içe geçirmek sanki.

 Jackie Chan üzerine düşeni yapıp, dövüş koreografisini hallediyor. Aynen bizim çöp Kara Murat filmi “Fatih’in Fedaisi: Kara Murat”ta (2015) olduğu gibi… Ama ucuz kung-fu filmlerinin görüntü yönetmenine burada iş bulması baştan falso. Öte yandan Brody, Chan ile Cusack’in video dublajı kıvamında İngilizce konuşması şaşırtmıyor. İpek Yolu’ndan geçerken Huo An ile Tiberius’un çekişmesini ‘görkemli’ kılma çabası ‘göstermelik’ duruyor.

 “Ejder Kılıcı”, ucuzlukta son nokta anlamına gelen, tabiri caizse çöp (trash) bir tarihi-epik… Her yerinden kitsch (bayağılık estetiği) bir öğe fışkıran, dalga geçmeye müsait bir yapıt. 65 milyon dolarla çekildiğini, sanat yönetimi ve kostüm tasarımı dışında anlamak güç. Batılının İngilizce, doğulunun Çince konuştuğundan başlayan tuhaf ayrımlar şaşırtıcı değil, aksine her şeyin başlangıcı! Hamasetin adını ‘net’ olarak koyma çabası… Uyaralım film, Türkiye’deki ucuz tarihi filmlerle gurur duymanızı sağlayabilir.

 

FİLMİN NOTU: 2

 

Künye:

 Ejder Kılıcı (Tian Jiang Xiong Shi)

Yönetmen: Daniel Lee

Oyuncular: Jackie Chan, John Cusack, Adrien Brody

Süre: 102 dk.

Yapım yılı: 2015

 

TEHLİKEYİ YÜRÜYÜŞ’Ü DÜNYA PRÖMİYERİNDE İZLEYİP KALEME ALMIŞTIM

 

2008’de James Marsh’ın “Teldeki Adam” adlı belgeseline konu olan, ip cambazı Philippe Petit, mucizevi başarı hikayesiyle her zaman anılmıştır. “Geleceğe Dönüş”, “Masum Sanık Roger Rabbit” gibi filmlerle Hollywood’un yönünü belirleyen Robert Zemeckis, ilk 3D kurmaca filminde onun yaşamını perdeye yansıtıyor…

 

“Tehlikeli Yürüyüşü” iki hafta önce New York Film Festivali’ndeki dünya prömiyerinde izleyip kaleme almıştım.

 

FİLMİN NOTU: 3.6

 

Künye:

 

Tehlikeli Yürüyüş (The Walk)

Yönetmen: Robert Zemeckis

Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Charlotte Le Bon, James Badge Dale, Ben Kingsley, Ben Schwartz

Süre: 123 dk.

Yapım yılı: 2015

 

KEREM AKÇA’NIN VİZYON FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU

 

13 Günah (13 Sins): 4.9

45 Yıl (45 Years): 5.6

American Ultra: 3.8

Aşk Nerede?: 1.9

Aşk ve Merhamet (Love and Mercy): 6.9

Aşkın Ritmi (We Are Your Friends): 5.4

Beden (Cialo): 5.1

Ben Kimim (Who Am I): 6.2

Darbe: 2.7

Deccal: 3.4

Efsane (Legend): 5.3

Everest: 2.5

Geçmişin Laneti (Visions): 3

Geçmişten Gelen (The Gift): 2.9

Her Şey Güzel Olacak (Every Thing Will Be Fine): 1.9

Hitman: Ajan 47 (Hitman: Agent 47): 2.2

Kaçış Yok (No Escape): 2.5

Kara Bela: 3.8

Kod Adı: U.N.C.L.E. (The Man from Uncle): 5.5

Küçük Prens (The Little Prince): 6

Labirent: Alev Deneyleri (The Maze Runner: The Scorch Trials): 5.2

Lanet II (Sinister 2): 4.5

Madımak: Carina’nın Günlüğü: 1.5

Marslı (The Martian): 3

Merdiven Baba: 4

Minyonlar (Minions): 5.2

Mission: Impossible – Rogue Nation: 4.5

Pixels: 6.8

Sıradışı Anne (Ricki and the Flash): 3.5

Sicario: 3

Son Şans (Southpaw): 6.5

Stajyer (The Intern): 5.5

Şah Mat (Pawn Sacrifice): 6.3

Şeytanın Gözleri (Starry Eyes): 5.5

Tatil Zamanı (Vacation): 3.5

 

Not: Yıldızlar, 10 üzerinden verilmektedir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!