Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Cumhurbaşkanı’nın İran gezisi sırasında arkasında MİT Başkanı Hakan Fidan’ın oturuyor olması dikkat çekti. Zira kamuoyuna yıllardır demeç vermeyen, görevi gereği bir gölge gibi yaşayan Fidan’ı ancak bu tür protokol gezilerinde uzaktan görüyoruz.

        Bu sefer kamera açısı nedeniyle net biçimde markaj altındaydı.

        Fidan’ın bir yanında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu öteki yanında ise İletişim Başkanı Fahrettin Altun, onun yanında da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın oturuyordu.

        Cumhurbaşkanı önündeki metni okurken bir ara Altun telefonuna bakmaya başladı. Fidan da yandan onun telefonunu keserken kameralara yakalandı.

        Dün doğal olarak bu kare üzerine epeyce geyik çevrildi.

        “Fidan iş başında”, “Meslek hastalığı” gibi espriler yapıldı.

        Gerçi bunun için MİT Başkanı olmaya gerek yok. İtiraf edelim pek çoğumuz yanımızda oturan kişi mesajlaşırken çaktırmadan kafa uzatıyoruz. Hatta buna karşı ekranı yalnız dik açıdan gösterip yanlardan karartan ekran koruyucular bile icat edildi.

        Peki Fidan canlı yayında olduğunu ve bu bakışın fark edileceğini düşünemedi mi?

        Görüntüleri dikkatle incelerseniz olayın aslında öyle olmadığı anlaşılıyor çünkü söz konusu anın devamında Altun telefonunun ekranını büyüterek Fidan’a gösteriyor.

        Hatta ondan öncesinde daha dikkat çekici bir detay var. Altun önündeki notlara bakarken bir şey fark ediyor. Önce Fidan’a sonra diğer yanında oturan İbrahim Kalın’a dönüp bir şeyler söylüyor. Ekip hareketleniyor. Birkaç saniye sonra Kalın Cumhurbaşkanı’na bir not yazıp uzatıyor.

        Muhtemelen Cumhurbaşkanı’na hazırlanan notlarda bir eksik veya hata fark ettiler ve durumu nasıl düzeltebileceklerini çaktırmadan tartışmaya çalıştılar.

        Ben daha ziyade Cumhurbaşkanı'nın önüne koydukları notta ne yazdığını merak ettim doğrusu...

        Putin'in beklemesi kadar yürümesi de dikkat çekiciydi

        Putin'in beklemesi kadar yürümesi de dikkat çekiciydi
        0:00 / 0:00

        Astana Zirvesi’nde çok konuşulan iki sahne daha yaşandı.

        Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i 50 saniye ayakta bekletmesiydi.

        Soçi’de Türk heyetinin bekletilmesinin ve Rus Devlet televizyonunun o anları ekrana sayaç koyarak yayınlamasının intikamı alınmış gibi görünüyor.

        Gerçi dün meseleyi sorduğum Cumhurbaşkanlığı kaynakları “Kasıtlı bir bekletme yok. Protokol ‘Buyrun’ dedi. Biz de geldik. Sayın Putin arada 45 saniye beklemiş” dediler.

        Rusya uzmanı Kerim Has ise Erdoğan’ın tam geçerken karşılaştığı Kremlin Basın Sözcüsü ve geçmişte Ankara'daki Rus Büyükelçiliği'nde 10 yıl görev yapan Dimitri Peskov ile ayaküstü Türkçe sohbet ettiğini, gecikmenin sebebinin bu olduğunu iddia etti.

        Sebep hangisi olursa olsun ilahi adalet yerini bulmuş oldu.

        Önceki akşamın diğer dikkat çeken karesi ise Putin’in uçaktan inerken yürüyüşünde fark edilen tuhaflıktı.

        Resmen sağa sola yalpalıyordu. Ayrıca sağ kolunu hareket ettiremiyor gibiydi.

        Böyle önemli bir zirve öncesi votkayı fazla kaçırma ihtimali zayıf olduğuna göre acaba hakkında sürekli ortaya atılan “Hasta” iddiaları doğru mu?

        Aslında Putin’in yürüyüşündeki tuhaflık yeni değil.

        2015 yılında NBC News’de bu konuda uzunca bir analiz yayınlanmış.

        Makaleye göre Hollanda’daki Radboud Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan nörologlar Putin’in sol kolunu serbestçe sallarken sağ kolunu neden sabit tuttuğunu incelemişler.

        Araştırmacılar, Putin’deki tuhaflığın aynısının eski Başbakan Medvedev, eski Genelkurmay Başkanı Anatoly Sidorov ve iki eski savunma bakanında da olduğunu fark etmişler.

        Sonuçta Putin’in Parkinson hastası veya felçli değil, KGB’de eğitim alırken kullandığı ağır silahların etkisi altında olduğuna karar vermişler.

        KGB’nin bir eğitim broşüründe, ajanların silahlarını sağ ellerinde ve göğüslerine yakın tutarak, sola doğru ilerlemelerini böylelikle hasımlarını silah bırakmaya daha kolay mecbur edecekleri yazıyormuş. Yıllarca süren bu alışkanlık belli ki Rus yetkililerde kalıcı bir iz bırakmış.

        Gerçi Putin’in tek sorunu sağ kolunu oynatmaması değil. Dediğim gibi yürürken sağa sola yalpalıyor ve yüzündeki şişlik de dikkat çekici düzeyde.

        Batı medyası Putin’in hasta olduğu iddialarını “Sağlıklı düşünemiyor, hasta, delirdi” gibi bir düzeye çekerek dış politikada attığı adımları irrasyonelmiş gibi göstermeye çalışıyor.

        Elbette her fani gibi Putin de sağlık sorunları yaşıyor olabilir fakat hastalıkları nedeniyle çılgınca davrandığı iması son derece yersiz.

        Ukrayna işgalindeki istikrarlı ilerleyişi ve Ruble’nin değerindeki düşüşü doğru Merkez Bankası politikalarıyla hızla durdurup ekonomisini ayakta tutması zihnen gayet sağlıklı olduğunu gösteriyor.

        En azından ABD Başkanı Biden gibi havayla tokalaşıp prompterdaki komut cümlelerini okumayacak kadar aklı başında.

        Diğer Yazılar