Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        FİLM dağıtımcıları sayesinde, yaz boyunca 'korku'suz geçirdiğimiz hafta olmadı. Ama içlerinde dikkate değer bir film var mıydı, derseniz olumlu cevap verebilmem mümkün değil. Korku, 'erotik filmler' gibi istismara açık ticari bir türdür. Söyleyecek yeni bir şeyi olmayan ve hikâye bulmakta güçlük çeken yönetmenler için idealdir. Seçersin geçmişte denenmiş ve tutmuş bir korku - gerilim formatı, üstünde üç beş oynama yapar, birkaç taşın yerini değiştirir ve yeni bir film gibi sunarsın. Geçtiğimiz aylarda gösterime giren filmlerin çoğu açıkçası böyle garantili formatlara yaslanan filmlerdi. Mesela 'Soldaki Son Ev' (The Last House on the Left). Şehirden uzak orman evinde kalan üç kişilik bir aile, civardan geçen bir grup suçlunun hedefi haline gelir. 1995 ve 1990'da iki kez çekilmiş 'The Desperate Hours', Michael Haneke'nin hiç üşenmeden 1997 ve 2007'de 2 kez çektiği 'Funny Games' ve daha birçok benzer film... Bu tür filmlerde aile, sapkın suçluların tehdidi altındadır; duruma göre çözülür, dağılır, bütünleşir ya da çaresiz bir biçimde yok olur. 'Soldaki Son Ev'de tarifsiz fiziksel, ruhsal acılar yaşayan aile bireyleri, sonunda en az düşmanlar kadar vahşileşiyor ve bütünleşip, savaşmaya başlıyor. Dikkat çekici olan, suçlularla aile arasında sınıfsal fark.

        DOĞADAN KORKACAKSIN!

        Önceki hafta gösterime giren 'Kan Gölü' (Eden Lake) de temelde sınıfsal bir nefret üzerine şekilleniyor. Huzurlu ve romantik bir hafta sonu tatili için göl kenarında kamp yapmaya giden genç çift, 'alt sınıftan gelen ve aile terbiyesinden nasibini almamış bir grup taşralı çocuğun nefretinin hedefi haline geliyordu. Özetle film, 1972 tarihli 'Deliverance' filminden beri sinemanın binlerce defa peşine düştüğü ana fikri tekrar etmekten öteye gidemiyordu: Şehirli için romantik bir mekân olan doğa, aslında vahşi ve son derece tehlikeli bir yerdir. Doğaya ve yabancı olduğunuz yerlere gitmeyin, oturun oturduğunuz yerde! 'Soldaki Son Ev' ve 'Kan Gölü'ne bakılırsa, şehirliler şehirdeki yaşam alanlarından bir yere kıpırdamamalı... Geçen cuma gösterime giren Fransız yapımı 'Gerilim Hattı' (Vertige) 'doğadan korkacaksın!' tarzı filmlerin bir başka versiyonu. Bir grup genç dağcı, Balkanlar da hem doğaya hem de yarı hayvan yarı insan bir canavara karşı mücadele veriyor. 'Doğa sporlarından uzak durun' alt türünün diğer örneklerinde olduğu gibi, grup içinde başka mücadeleler ortaya çıkıyor, her birey kendi sorunlarıyla yüzleşiyor... Aslında formatlar hep aynı. Önemli olan, Haneke nin 'Funny Games de yaptığı gibi bir farklılık yaratmak, yeni ve değişik bir noktaya varabilmek. 'Funny Games'de suçluların sınıfsal nefretleri yoktur, tek istekleri nedensiz bir terörün altında acı çeken insanların çaresizliğini izlemektir. Sinemaya gidip bir korku filmi izlemek yerine, 'kendi korkunu kendin yarat' sloganıyla harekete geçmiştirler. Kurbanların da doğaya çıkmak ya da suçlularla gereğinden yakın temasa geçmek gibi hiçbir hatası yoktur. 'Funny Games'i sevenlerden değilimdir, seyirciye karşı sadistçe davranan filmlerden hazzetmem. Ama bu yaz gösterime giren korku filmlerinde, Haneke'deki özgünlüğün onda birini bile göremediğimi söyleyebilirim.

        Diğer Yazılar