MEHMET Ali Aydınlar ismine ilk günden bu yana sıcak bakanlardan biriyim. Tarafsız kalacağına, kurallara uyacağına, kimsenin hakkını yemeyeceğine inanıyorum. İnancımı da henüz yitirmedim.
Ancak 3 Temmuz'da başlayan süreç ile birlikte kafamda bazı soru işaretleri de oluşmadı değil. Kabul edelim ki federasyon da zor bir dönemden geçiyor. Bu kaos en başta başkanı çok yıprattı. Sayın Aydınlar süreci çok iyi yönetememiş, çelişkili açıklamalar yapmış olabilir. Ancak bunlar yaşanan olayların gelişimi göz önüne alındığında makul karşılanabilir.
Fakat benim makul karşılayamadığım bir yön var. Şike konusunda kararın sezon sonunda alınacak olması.
Aynı federasyon başkanı değil miydi iddianamenin hazırlanmasının ardından derhal karar
vereceklerini açıklayan.
Ne oldu, neler yaşandı, nelerle karşılaştı da fikri değişti?
Başkan bunun nedenini açıklamadı. Herkesin işine geldiği için kimse üzerine gitmedi.
Net bir bilgilendirme yapılmayınca da türlü türlü iddialar ortaya atıldı. Aralarında öyle
iddialar var ki, çok ciddi.
Ancak iddiayı ortaya atanlar, işlerini kaybedebilecekleri gerekçesiyle basına açıklama yapmaya yanaşmıyor. Haliyle yazamıyorum. Gün gelir konuşurlarsa ben de yazarım.

***

Bari suyunu çıkarmayın

Karar, Mehmet Ali Aydınlar'ın bir önceki açıklamasında söylediği gibi iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin akabinde alınsa ne olurdu?
Eminim ortalık çok karışırdı.
Soruşturmada adı geçen kulüplerin öyle ya da böyle ceza alması yüksek ihtimal.
Gelişmelerde gösteriyor ki zaten küme düşme cezası çıkmayacak. Ne yapıp edecekler kitabına uyduracaklar.
Puan silme cezası ise kaçınılmaz gözüküyor.
Tüm bu iddiaların, gelişmelerin paralelinde Türk futbolunda neler oluyor?
Kulüpler Birliği yasanın, talimatların değişmesi için harıl harıl çalışıyor.
Bakan, Kulüpler Birliğinin bir bütünlük içinde hareket etmesinin sevindirici olduğunu söylüyor. Özellikle Fenerbahçe'ye yönelik haksız yorumlar yapıldığını, şike skorlara yansımadıysa adaletin yeşil sahada tecelli edeceğini vurguluyor.
Siyasi partiler ziyaret ediliyor. Federasyon da birer ikişer talimatları değiştirmeye başlıyor.
Şimdilik değiştirilenler zararsız olanlar. Ama gerçek hedef meşhur 58. madde. Onun için de zemin hazırlanıyor. O da değişti, değişecek. Yakındır. Doğru, talimat ağır. Değiştirilmesi zorunlu. Ama kulüpler ne diyor? "Küme düşme kaldırılsın." Bu kadarı da fazla oluyor. Şikeye teşebbüsün, teşviğin karşılığı küme düşürme olmasın, puan şilinsin yeterli. Bunu anlarım. Ama hiç değilse şikeyi affetmeyin, işin bu kadarda suyunu çıkarmayın.

***

Şike madalyası (!)

Şikeşi şikeyle örtbas etmek, bir anlamda şikenin, yasa dışı bahisin önünü açmak üzereyiz.
Avrupa'nın, UEFA'nın gözünde "şikeye tolerans gösteren ülke" olarak anılacağız ama kimin umurunda? Aksine neredeyse madalya vereceğiz!
Hem de bunu federasyonuy|a, kulüpleriyle, basınıyla, siyasileriyle elele vererek yapıyoruz.
Bu ülkede Cemal Nalga skandalı yüzünden bile Galatasaray takımı lige eksi 5 puanla başlatıldı.
Ama konu futbol olunca, para ahlaki değerlerin önüne geçince kararlar da değişiveriyor. Herkes başını kuma gömüyor. Günübirlik kanunlar çıkarılıyor. Yeter ki gönüller bir olsun!
Umarım, Sayın Spor Bakanı Suat Kılıç'ın da dediği gibi şike sahaya yansımadıysa her takımın taraftarı her sonucu benimser.
Benimserse sorun yok da acaba benimser mi?

***

Lig karakolda biter

Diyelim ki Fenerbahçe bu sezon da şampiyon oldu. Akabinde de federasyon şike soruşturmasında kararını açıkladı.
İşte bu durumda federasyonun izleyeceği yolu Halil Özer pazar günü yazdı. Diyelim ki, şike yok şikeye teşebbüs var. O da saha sonuçlarına yansımamış. Fenerbahçe'ye örneğin 9 puan silme cezası verildi. Şampiyonluğu geri alınacak, kupa Trabzon ya da Bursa'ya verilecek. Ama puan silme cezası bir sonraki sezon için uygulanacak. Yani son şampiyonluk geçerli.
Peki, rakipleri ligi Fenerbahçe'yle aynı puanda ya da 1-2 puan geride bitirirse.
İtiraz etmeyecekler mi?
"Fenerbahçe'nin 9 puanı şimdi silinmeli, şampiyon biz olmalıyız" demeyecekler mi?
Haklı değiller mi?
Fenerbahçe, "Bizi Bank Asya'ya düşürün dedik, kabul etmediniz. Ligi siz oynattınız. Bizi
de lige aldınız. Şampiyonluğumuz geçerli" demeyecek mi?
Onlar da haklı değil mi?
Ya da, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi, üç büyükten biri de Avrupa Ligi vizesi aldı. İtirazlar
gelmeyecek mi?
Ya da, Fenerbahçe şampiyon olamadı da Avrupa Ligi'ne gitme hakkı kazandı. Bu sezon Avrupa dışında kalan, yeniden Avrupa'da olabilmek adına milyonlarca Euro harcayıp yepyeni kadro oluşturan Galatasaray da yine Avrupa vizesi alamadı. Hem de kıl payı. İsyan etmeyecek mi?
Haklı değil mi? Yani sonuçta yeni bir krizin çıkması, Fenerbahçe'nin Avrupa Kupaları'na katılamama durumu dışında kaçınılmaz. Kaostan çıkmak için en ideal çözüm gibi gözükebilir ama "Şampiyonluğu, kupayı şimdi alırım. Cezayı seneye uygularım" mantığı doğru değil. Bu karar baş ağrıtır. Bu lig de karakolda biter.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!