Barış Pınarı Harekatı, batılı ülkelere DEAŞ’ın önünde durmasına karşın görmek istemediği bir başka gerçeğini gösterdi.

O da dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye giderken bir kez daha dile getirdiği şu cümlede kendini buluyor:

“Bunları hafife alıyor olabilirsiniz, bu kapılar açılır, bu DEAŞ’lıları size gönderilir, gönderiliyor; bundan sonra siz başınızın çaresine bakın…”

Bunun ilk adımları da bu hafta itibarıyla atılmaya başlandı.

Bu da AB hükümetlerinin neredeyse tamamını, Suriye sahasında DEAŞ’ın yanında çatışmış vatandaşları hakkında karar almaya itti.

Bunun en dikkat çeken yönü ise hem ABD, hem de başını Fransa’nın çektiği AB ülkelerinin yeni bir Guantanamo arama çabasına girmesi…

İlk başvurdukları yer ise Irak…

DEAŞ’LILAR DÖNMEZSE BÜYÜK RİSK YARATIR…

Ancak bu arayış Fransa’da yeni bir tartışmayı başlattı.

Çünkü Suriye sahasındaki DEAŞ ve El Kaide üyesi AB ülkelerinden gelmiş yabancı terörist savaşçıların neredeyse yarısı Fransız vatandaşı…

Tartışmanın fitilini ateşleyen de sıradan bir isim değil…

Paris Mahkemesi’nin anti-terörist kutbunun koordinatörü Hakim David De Pas…

De Pas’ın AFP’ye verdiği demeci, anti-terör istihbaratı alanında akademik çalışmalarıyla bilinen Dr. Kaan Ataç yolladı.

De Pas, devlet adamı sorumluluğuyla davranıyor ve Cumhurbaşkanı Macron’un tam tersini düşünüyor.

Macron Fransız vatandaşı DEAŞ’lıların ülkesine gelmesini istemeyip, başka ülkelerde hapishane ararken, Paris Anti-Terörist Mahkemeleri Koordinatörü Hâkim David De Pas, “bilhassa Fransa’ya getirilip kontrol altında tutulması” görüşünde.

“Siyasi bir geri dönüş iradesine ihtiyacımız” var diyen De Pas, çok ileri bir adımı da attı:

“Bunlar dönmezse kamu güvenliği açısından ciddi risk yaratır…”

ŞEYTAN DÖNGÜSÜNÜ YENİDEN BAŞLATIR…

Fransa’nın vatandaşı olan DEAŞ’lıları ülkeye kabul etmemesi halinde yeni bir “şeytan döngüsünün başlatma riskini de üstlenmiş olacağını” vurguluyor.

De Pas, Barış Pınarı Harekâtı sonrası, YPG/PKK’nın tutuklu DEAŞ’lıları hapishanelerden salıvermesinin, iki yeni sorunu ortaya çıkardığı kanaatinde.

Haberde, bazılarının Kamışlı yakınlarındaki hapishaneden kaçtıkları bilgisini de ekleniyor, sayı olarak da 800 kadın ve yabancı cihatçı çocuğun da beraberlerinde bulunduğu bilgisi aktarılıyor.

De Pas da bu noktadan hareketle, “terör deneyimi yüksek ve kararlı olan bu kişilerin terörist grupları yeniden inşa kabiliyetinde olduklarını” anımsatıyor.

De Pas, Avrupa’ya kontrolsüz girişlerinin olanaklı bulunduğunun da altını çizip ekliyor:

“Eğer yakalanan terörist elinizde değilse kendinizi nasıl korursunuz? En iyisi onları kendiniz yargılamak ve kontrol altında tutmaktır… Fransız vatandaşı olan DEAŞ’lıların 15, 20, hatta 30 yıl sonra hapisten çıktıklarında ne yapacaklarını da kontrol etmek ve onları izlemeye almak gerekir…”

DEAŞ MENSUBU 3 BİN YTŞ

Kamplarda Fransız vatandaşı olan 200 yetişkinin bulunduğunu, aileleri ile birlikte 300 çocuğun da bunlara eşlik ettiğine de dikkat çekiliyor.

Çocuklardan bazılarının yetim olarak Fransa dâhil ülkelerine yollandığına da atıf yapıyor; teröre bulaşık bu kişilerin gelecekte yaratacağı riske dikkat çekiliyor.

Haberde, Kuzey Suriye’nin tamamında bulunan hapishane ve kamplarda kalan 12 bin DEAŞ üyesinden, 2500- 3000 civarındakinin yabancı terörist savaşçı olduğunu anımsatılıp, bunlara çare arındığı bilgisi veriliyor.

IRAK’A MAHKEME KURUN SİZ YARGILAYIN ÖNERİSİ

Bu kapsamda 2012- 2017 yılları arasında Savunma Bakanlığı görevini de üstlenen Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drain’in, Bağdat’a yaptığı ziyarete atıf yapıyor.

AFP’nin haberine göre Fransa Dışişleri Bakanı Le Drain, Irak hükümetine  “Suriye’de savaşan yabancı terörist savaşçıları ülkenizde bir mahkeme kurup siz yargılayın” önerisini götürdü.

Ancak Irak Dışişleri Bakanlığı, “Irak dışında saldırılar yapan yabancı terörist istemediklerini” belirtti ve öneriyi reddetti.

Irak’tan yansıyan haberlere göre de Bağdat öneriyi ret etmekle kalmamış, “ülkesinde ele geçirdiği Fransız vatandaşı 13 DEAŞ’lıyı yargıladığını ve 11’i hakkında idam cezası verdiğini” de anımsatmış.

ABD: PARASINI VERELİM

ABD de bu konuda boş durmamış, yabancı terörist savaşçıları ülkesinde kuracağı mahkemede yargılayıp mahkum etmesi halinde Irak’a ekonomik desteğini arttıracağını, her türlü kolaylığı da sağlayacağını belirtmiş.

Anlaşılan o ki diğer AB ülkeleri de bu konuda bastırıyor; Guantanamo gibi iç hukuklarının ret ettiği uygulamaları yapabilecekleri uygun bir saha arıyor.

Özünde ABD ve Fransa, Suriye sahasında Irak adına savaşmanın bedelini talep ediyor.

Çünkü ABD ve ardından da koalisyon gücüne eklenen Fransa Suriye sahasına Irak’ın daveti ile girmişti, şimdi diyet istiyor.

DEVLET BOŞLUK BIRAKMAZ

Dr. Kaan Ataç, Hâkim De Pas’ın yaklaşımının istihbarı güvenlik boyutu açısından önemli olduğunu belirtti.

“Devletler extralegal (kanunla belirlenmemiş) gri alanlar yaratamaz ve bu alanlardan çekilemez, boş bırakamaz. İstihbarat örgütleriyle bu alanlara müdahale etmekle yükümlüdür.”

Türkiye’nin terörle mücadele konusunda bu alanla istihbarat tecrübelerine vurgu yapan Ataç, “Kamu güvenliği açısından Türkiye bu alanlara hep müdahale etti ve başarısını gösterdi. Fransa’da bu yeni tartışılıyor” dedi.

Fransa’da başlayan tartışmanın AB’ye yayılmaması olasılığı yok.

Çünkü Suriye deneyimi ile başkasının kullanımında olan teröristin, ülkelerin huzur kontrolünü ne denli alaşağı ettiğini dünyaya öğretti.

Bunun bir daha hortlamayacağını da kimse kestiremez.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!