Ahmet Davutoğlu atik davrandı ve Gelecek Partisi’ni kurup yola koyuldu…

Hatta birçok ilde teşkilat da çalışmaya başladı.

AK Parti’den çıkacak ikinci parti çalışmasını yürüten Ali Babacan ise Davutoğlu’nun bu atak tutumu karşısında geri çekilip, aynı dalga üzerinde sörf yapmama kararı almıştı.

Bundan dolayı işi ağırdan alırken, bu fırsattan yararlanarak program, tüzük ve yönetmelik konusunda daha detaylı çalışmaya koyulmuştu.

TÜZÜKTE KOTA ÖNEMLİ Mİ?

Aktarıldığına göre parti programı tamamlanmış, ancak tüzük ve yönetmelik tartışması devam ediyor.

Aslında parti kuruluşlarında tüzük için ‘en kolay olanı’ diye bakılır.

Çünkü tüzüğün yüzde 80- 85’i Siyasi Partiler Yasası’ndaki hükümlerden olduğu gibi kopyalanır; sadece ifade ediliş tarzı farklıdır…

Geri kalan yüzde 20- 15’lik bölümünü ise partilere tanınan haklar oluşturur.

Bunun içinde de en zor olan kadın, gençlik gibi kotalara ilişkin olanlardır.

Örneğin kadın kotası konusunda en çok tartışılan parti CHP’dir; çünkü yüzde 33 olarak belirlenen kota, Parti Meclisi dışında pek tutturulamaz.

En iyi örneği de yerel seçim döneminde yaşandı kadın aday bulmakta zorlandığı için kotayı dolduramadı.

AK Parti açısından da durum farklı değil; yüzde 30 kadın kotası koydu, kadın milletvekili ve belediye başkan adaylığında yüzde 17-18 civarında kaldı.

Daha önemlisi 33 ilin kadın milletvekili yok…

Dolayısıyla, program, tüzük veya yönetmelikte, partilere bırakılan konuların uygulama alanı bulduğu bir partiye rastlamak olası değil.

Ancak Ali Babacan ve arkadaşlarının konuyu önemsediği, kotalar ve partilere tanınan uygulama alanlarında daha etkili bir model geliştirmeye karar verdikleri belirtildi.

BİNA DA YETİŞMEDİ

Partinin gecikmesinin temel nedeni aslında sadece bu konular değil.

Yakında Babacan tarafından yapılacak bir açıklama ile de kamuoyuna duyurulması hedeflenen gecikmenin asıl konusu ise bina tadilatı…

Son dönem partilerin buluşma noktası haline gelen, İYİ Parti ve Gelecek Partisi’nin genel merkezlerine de ev sahipliği yapan Ankara’nın Mustafa Kemal Mahallesi’nde tutulan binanın iç mimari çalışması bitmemiş…

Mobilyası ile tutulduğu belirtilen müstakil binanın önünde geniş bir park alanı da bulunuyor.

Ancak binanın bazı duvarlarının kaldırılıp toplantı alanları olarak genişletilmesine karar verilmiş.

Bazı yeni mobilyaya ihtiyaç duyulmuş.

Bu kapsamda gecikmenin asıl nedeni, bina düzenlenmesinden ve inşaatından kaynaklı…

Dolayısıyla bina iç düzeninin bitiş tarihi, partinin kuruluşunun tarihini de belirleyecek.

Partinin kuruluşunda çaba gösterenlerden biri dünkü sohbetimizde, sürenin Şubat’ın ilk yarısını geçmeyeceğini belirtti.

Özetle daha önce açıklandığı gibi 20 Ocak’ta kuruluş söz konusu olmayacak; Şubat beklenecek…

 

*

Millet İttifakı yerine Demokrasi Bloku mu?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir süredir farklı platformlarda dile getiriyordu…

Partisinin en az oy aldığı, milletvekili dahi çıkaramadığı Aksaray’da dün muhtarlara hitap ederken bir daha gündeme getirdi.

Aslında bu yaklaşımı çok yeni de değil; yerel seçimden bu yana tekrar ediyor.

Ancak son dönem bunu, daha farklı bir üslup ve söylem içinde gerçekleştiriyor.

Önce, CHP’nin son 10 yıl içinde değişim yaşayan tek parti olduğunun altını çiziyor, türban konusunda geçmişte takındıkları tutumu eleştiriyor.

SAĞ-SOL BİTTİ

Ardından sağ-sol kavramlarının bu çağın değil 18’inci yüzyılın konusu olduğuna vurgu yapıyor.

Bu dönem sağ-sol yerine, “demokrasiden yana olanlar” ve “otoriterlikten yana olanların” mücadelesine tanıklık edeceğini söylüyor.

Yani bugüne kadar AK Parti ve MHP’nin kutuplaştırarak ötekileştirme ve kendi cephesini güçlendirme politikasının uzağında bir yöntem deniyor.

Kutuplaştırmadan çıkarıp, bir araya gelemeyecek tüm kesimlerin demokrasi bloku içinde buluşmasını sağladığı zemine dönüştürmeyi hedefliyor.

Nitekim CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da dünkü sohbetimizde, “Uçların törpülenip, her kesimin hedef ortaklığının sağlandığı bir buluşmayı amaçlıyoruz” dedi.

TÜRKİYE İTTİFAKI GİBİ OLUR MU?

Bu aşamada şu soru karşımıza çıkıyor:

Demokrasi Bloku, Millet İttifakı’nın yerine geçen sandık işbirliği sürecini mi oluşturacak?

Yoksa parlamenter sistemi getirmek için Anayasa değişikliği etrafında toplanılan platform mu?

Nitekim yakın zamanda benzer adım Cumhurbaşkanlığı çevresinden “Türkiye İttifakı” olarak gelmiş ve Cumhur İttifakı’nda MHP’nin soğuk tutumu dolayısıyla ilerleme kaydedilememişti.

Görünen o ki bugün bunu CHP lideri yaratmak istiyor; hatta kurumsal olmayan ama bir o kadar da güçlü yöntemle HDP’yi de içine çekiyor.

Partide resmi sıfatı bulunmayan eşler aracılığıyla tiyatroya gitmeye benzer süreçleri işletiyor.

Milliyetçi bazı çevrelerde eleştirilebilir ama HDP tabanında da ciddi yer buluyor…

En azından büyük şehirlerde CHP adaylarına oy vermiş HDP sosyolojik tabanında vicdan rahatlamasına yol açıyor.

CHP de bir sonrakinde oy isteme rahatlığına ulaşmanın huzuruna erişiyor.

İYİ PARTİ’DEKİ BAKIŞ

Peki, Millet İttifakı’nın en önemli ortağı İYİ Parti nasıl bakar?

Çünkü MHP, Türkiye İttifakı’nın bileşenlerinden birinin de HDP olacağını varsayıp tepki koymuştu.

İYİ Parti’nin etkin birçok ismiyle dün konuştum, tepkilerini ölçtüm.

Karşılaştığım tablo ilginçti…

Ülkücü kökenden gelen partinin etkin ismi, “Biliyor musun CHP çok önemli iş yapıyor” diye söze girdi.

Konuyu arkadaşları ile de tartıştıklarını belirtip şu örneği verdi:

“Biz Selahattin Demirtaş’a nasıl bakıyorsak, CHP içindeki bir solcu da Haluk Kırcı, Abdullah Çatlı’ya aynı bakıyor. Unutulmasın CHP ile sandık ittifakı yaptık, partileri bütünleştirme yoluna gitmedik. CHP eğer bu politikayı benimsiyorsa onu ilgilendirir. Benim politikam da beni. Ülkenin bütünlüğüne halel getirmediği sürece de eşler arasında tiyatro oyununu izleyebilirler. Bizim HDP’nin terörle arasına mesafe koyması gerektiğine ilişkin söylememizi de kısıtlamaz…”

CHP’nin katkısı konusundaki bakışı da dikkat çekiciydi:

“Son iki araştırma da gösterdi ki kentlerde Kürt seçmenden HDP dışındaki partilere oy akışında sorun var. Bu da oyları tekil hale getirir ki en tehlikeli olandır. CHP burada Kürt seçmenin oylarının HDP’ye gitmeyip kendisine gelmesi için çabalıyorsa, kıymetini bilmeliyiz.”

İYİ Parti’nin bir diğer yöneticisi ise CHP’nin HDP ile sergilediği eşler vasıtasıyla yakınlaşma çabasının çok iyi kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

ÇOĞUNLUKÇU BAKIŞ

Özetle İYİ Parti demokrasi blokunun oluşmasından, hatta bunun içine Davutoğlu ve kuruluşu gelecek aya kalan Babacan’ın partilerinin de eklenmesinden hoşnut…

Geleceğin de bu zeminde ilerleyeceğine inanıyor.

Aslında bu yeni bir durumu da yaratıyor; çünkü bir farklı olmalarına karşın, olaylar ve tepkilerde söylem ittifakı yaratan çoklu bir kesim oluşacak.

Diğer tarafta ise iki güçlü partinin ideolojik temeline dayalı ittifakı...

Seçmen tercihini koalisyon gibi çoklu olana mı, yoksa kafasını karıştırmayacak tekil olana mı yönlendirir zaman gösterecek.

Ama ne olursa olsun, çoğunluk yerine, çoğulculuğun sesi ötekinden geleni hep kolaylaştırmıştır.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!