Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

KORONAVİRÜS enfeksiyonu kapmış ve ikinci doz aşı randevusu iptal edilmiş gençler üç gündür öfke dolu…

Neden de kendilerinden büyük olan 35 yaş üstü iki doz aşı yaptırmışken, bir anda alınan karar ile ikinci doz aşılarının ortadan kalkmış olması.

Sordukları soru çok basit:

“Madem ikinci doz yapılmayacaktı, 35 yaş üstüne neden yapıldı? Onlardan 5 yaş genç olmamız, enfeksiyonu yeniden kapmamızın önünde engel mi? AB ülkeleri iki doz aşı yapılmayı zorunlu kılıyor, bu durumda aldığımız biletleri ne yapacağız? Nasıl gideceğiz?”

BAKANLIK NE DİYOR?

Bu soruları yöneltenlerin ağırlıklı bölümü yüksek lisans yapmak isteyenler veya AB ülkelerinde önceden tatil planı yapan gençler.

Randevularını aldıklarında uçak biletlerini ayarlamış veya bir şekilde okul bağlantılarını kurmuş gençler.

Onlardan yoğun olarak bu sorular gelince, hem Sağlık Bakanlığı’ndan hem de işin uzmanlarını arayıp nedenini sorguladım.

İŞTE YANITLARI

Dediler ki…

1- Koronavirüs enfeksiyonu kapmak iki doz aşı olmaya eşdeğerdir. Dolayısıyla nasıl ki iki doz Sinovac veya Biontech olana tek doz aşı yapıyorsak, hastalığı geçirene de tek doz yapılması yeterlidir.

2- Eğer hastalığı geçiren kişi Sinovac aşısı olmak istiyorsa, ikinci doz için randevu alabilir. Buna neden Sinovac’ın etkinliğinin yüksek olmaması.

3- Ancak tek doz Biontech olduysa bütün veriler de gösteriyor ki 9 ile 12 ay süresince ciddi şekilde korunur. Herhangi bir sorunla karşılaşmaz…

AB VİZESİNE ENGEL DEĞİL

4- AB ülkelerine girişte de sorunla karşılaşmalarının imkanı yok. Çünkü hastalığı geçirdiği zaten aşı karnelerinde açık şekilde görülüyor. Bu bile AB ülkelerine girmeleri için yeterliyken, üzerine bir de tek doz aşı olmaları girişlerini daha da kolaylaştırır. Vize belgelerini doldururken, hem enfeksiyon kapıp hastalığı geçirdiklerini hem de üzerine bir doz Biontech olduklarını eklediklerinde vize almamalarının imkanı yok. Çünkü AB mevzuatını biz de takip ediyoruz. Bugüne kadar da vizede herhangi bir sorun çıkmadı. Bazı AB ülkeleri de iki doz Sinovac aşısını yeterli buluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği bir aşıyı hiçbir ülke kabul etmiyorum diyemez…

KORUMA SAĞLAMIYOR

5- Kendilerinden 5 yaş büyüklere iki doz yapıldığı doğrudur. Ancak onlar için ikinci doz aşı randevusunun açıldığı tarihte elimizde ikinci dozun gerekli olup olmadığına ilişkin bir veri yoktu. Şimdi ise bilimsel verimiz var. Koronavirüs geçirmiş ve tek doz Biontech aşısı yaptırmış olanlarda çok yüksek koruma sağlıyor. Hatta ikinci doz yapıldığında antikor seviyesinde milim oynama söz konusu olmuyor, aynı kalıyor. Dolayısıyla vücuda boş yere aşı yüklemenin gereğini görmedik.

Bunlar bakanlık ve aşı konusunda çalışmaları olan güvenilir bilim insanlarının yaklaşımı.

İki doz yaptırma kararı alınması için Bilim Kurulu üyelerinin uyarıları baştan dikkate alınarak beklenilmiş olunsaydı, böyle olmayacaktı.

AŞI KARŞITLIĞI

Maalesef bütün dünya yeni bir durumla karşı karşıya ve bu süreçler deneme yanılma ile bir noktaya gidiyor.

Bazıları iki doz yapıyor; bir yıl yeter diyor…

Bazıları ise iki doz üzerine bir doz hatırlatmada bulunuyor…

Birileri de nerede bizim diğer ikinci dozlar diye eleştiriyor…

Kabul edelim ki bütün bunların tek nedeni var, toplumun daha sağlıklı bir seviyeye ulaşması…

Önemli olan dün Kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı’nın da vurguladığı gibi aşı konusunda yürütülen olumsuz kampanyaların ilmi ve akli hiçbir karşılığının bulunmaması…

Herkesin buna dikkat etmesi gerekiyor.

Yoksa sağlık olsun diyerek, sağlıklı kalınmıyor…

ANAYASA Mahkemesi, milletvekilliği düşürülen Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, “seçilme ve siyasette bulunma hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının” ihlal edildiğine karar verdi.

Ancak, geçmişte yaşanan iki olayın aksine, Anayasa Mahkemesi bir ara karar yollamadı, dün akşam saatlerine kadar da herhangi bir karar yerel mahkemeye gönderilmedi.

Anayasa Mahkemesi’nin etkin ve yetkin isimlerine dün bunun nedenini sordum.

“Bir ara karar göndermedik, ancak kararımız dosyanın altında açık şekilde yer alıyor. Avukatlar dilerse oradan alıp başvurabilirler” yanıtını aldım.

Geçmişte hem Enis Berberoğlu hem de Şahin Alpay ve Mehmet Altan kararlarında AYM’nin yerel mahkemelere bir ön karar yolladığından söz edildiğini anımsattım.

GECİKME YOK, GEREKÇELİ KARAR YAKINDA ÇIKACAK…

Son dönem sosyal medyada bu konuda yazılanlara dikkat çeken etkin ve yetkin isimleri gecikmenin söz konusu olmadığını belirtti.

“Biz bugüne kadar olduğu gibi bunda da gerekçeli karar çıkar çıkmaz yollayacağız” deyip özetle şunları söylediler:

“Zaten geçmişte de gerekçeli karar yolladık. Hiçbir mahkeme kararı verdiği gün gerekçeli kararını da veremiyor. Oy birliği ile bir karar aldık, ancak alınan karar ile ilgili olarak taslak üzerinde üyelerimizin çalışması yürüyor. Üyelerimiz Anayasa’nın 67 (siyasi faaliyet)  ve 26’ncı maddesi (düşünceyi açıklama hürriyeti) ihlaline dayalı olarak kararını verdi. Ama aynı nedenle farklı gerekçelere dayandırarak oylarını kullanmış olabilirler. Şu an gerekçeli kararın taslağı üzerinde üyelerin çalışması devam ediyor. En kısa sürede yayınlayacağız…”

Aktarıldığına göre geçmişte yerel mahkemeler ara karar niteliğinde olan kararlara yönelik gösterdikleri tutum Anayasa Mahkemesi’ni temkinli davranmaya itmiş.

YEREL MAHKEME ENDİŞESİ

En yakın örneği Berberoğlu kararında da olduğu gibi yerel mahkeme gelen kararı tanımadı, bunun üzerine gerekçeli karar yazılıp gönderildi ve ciddi bir tartışmaya tanıklık edildi.

Bunun bir daha tekrar etmemesi için AYM de yoğurdu üfleyerek yiyor, Yüksek Mahkemeyi yeniden bir tartışmanın içine sokmak istemiyor.

Aslında karar belli.

Yerel mahkemelerin de bu karardan haberi var, daha ilerisi dosyanın altında karar yazısı duruyor.

Hangi siyasi düşünce veya fikirde olursa olsun, eğer bir hak ihlali varsa, bunun geciktirilmesi de ihlalin devamı anlamına gelir...

Unutulmamalı ki Adalet Tanrıçası Themis’in gözleri kapalıdır…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00