Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İSRAİL’in dün savunmasız sivil insanlarla dolu gemilere saldırmasının gerisinde Struma‘nın intikamı mı vardı?

Ne mi Struma olayı?

ODTÜ Uluslararası Bölümü’nden arkadaşım Doç. Dr. Özlem Tür anımsatınca hatırladım.

1940 başlarında Orta Avrupa’yı kasıp kavuran Naziler, Balkanlar’a gelip dayanmıştı.

Petrol yataklarını koruyacakları gerekçesiyle girdikleri Romanya’da aynen Polonya’daki gibi Yahudi aleyhtarı yasaların yürürlüğe konulmasını sağlamışlardı.

Soydaşlarına benzer şekilde gaz  odalarında ölmek istemeyen Yahudilerin  tek güvenli yer olarak gördükleri Filistin’e gitmek için tek çıkışları vardı: Türkiye...

Romanyalı 779 Yahudi zengin ve entelektüel Türk karasularını kullanarak Filistin’e ulaşmak için bir araya geldi.

Oldukça eski, 10 mürettebatı bulunan 46 metrelik Panama bandıralı Struma gemisine doluşup 12 Aralık 1941 günü Romanya’nın Köstence Limanı’ndan yola
koyuldular.

Bu kadar kalabalığa Struma’nın zaten 1830 model yorgun motoru fazla dayanamadı.

Yarı yolda arızalandı.

70 GÜN KARANTİNA
Aralarında topladıkları ziynet eşyaları karşılığı yakınlarından geçen bir geminin
tayfaları motorunu onardı.

Struma, 14 Aralık günü İstanbul açıklarına geldiğinde Almanya’nın İstanbul temsilcisi gemide salgın hastalık ihbarında bulundu.

Filistin’e Yahudi göçünün kısıtlanması politikası güden İngiltere de Türkiye’den gemiyi Boğazlar’dan geçirmemesini istedi.

Ankara bunun üzerine gemiyi 70 gün Sarayburnu açıklarında bekletti.

Ancak, İstanbul’daki Yahudi Cemaati liderleri Simon Brod ve Rifat Karako aracılığıyla gemiye gıda gönderip yolculara baktı.

Struma’nın arızalı olan motoru da tamir edilmek üzere söküldü.

VEHBİ KOÇ’UN GİRİŞİMİ
Struma’nın yolcuları arasında ilginç bir isim daha vardı; Standart Oil Company of New York Petrol Şirketi’nin Romanya Müdürü Martin Segal ve ailesi...

Şirketin Türkiye temsilcisi merhum Vehbi Koç‘tu...

ABD, ailenin gemiden kurtarılması için

Koç’tan nüfuzunu kullanıp yardımda bulunmasını istedi. Koç, İçişleri Bakanı Faik Öztrak ve  İstanbul Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil ile konuşup aileyi gemiden kurtarmayı başardı.

Hem İngiliz hem de Alman baskısı altında kalan, savaşa girmek istemeyen Ankara’nın yapacağı fazla bir şey kalmamıştı.

Karantinada bekleyen motorsuz Struma, 23 Şubat 1942’de bir römorkör eşliğinde Karadeniz açıklarına çekildi ve kaderine terk edildi.

Gece boyunca sürüklenen gemi, 24 Şubat sabahı büyük bir gürültüyle patladı ve yolcularıyla birlikte battı.

68 YIL SONRA
Geminin Rus denizaltısından atılan torpido ile batırıldığı 1960’ta ortaya çıkan Sovyet belgelerinden anlaşıldı.

Bu olaydan 6 yıl sonra güvenli toprak olarak gördükleri Filistin’e Haganah isimli örgütün de desteğiyle gelenler İsrail devletinin kuruluşuna öncülük etti.

Doğu Akdeniz açıklarında dün Türk gemisine saldıran içindeki sivillere ateş açıp öldürenler o gün Filistin’e gelenlerin  torunlarıydı.

İnsanlık dramının acısını en iyi bilmesi gerekenler 68 yıl sonra benzer acıyı başkalarına yaşatıyordu.

Sanki Struma’nın intikamını alır gibi...

msarikaya@htgazete.com.tr

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!