Son Dakika

Rektörlük uykudan uyanmış, gözleri mahmur!

18.12.2017 - 08:59 | Güncelleme:

 

TÜRKİYE, iki hafta boyunca, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin kabul ettiği bir doktora tezini konuştu ve meseleden bu köşede ben de bahsettim.

Önce sözkonusu tezin nasıl bir garabet olduğunu hatırlatayım:

Doktora adayı 19. asırda Türkiye’ye gelen birkaç yabancı yazara ait kitapları belirlemiş, bu eserlerde bahsi geçen âlet-edevat, hastalık ve giyecek isimlerini, hitap şekillerini, dua ve bedduaları, şahıs ve hayvan adlarını, atasözleri ile deyimleri dizin yaparcasına altalta yazmış, son kısma da bahsini ettiği kitapların bazı sayfalarının görüntülerini ilâve etmişti. Bunları yaparken Almanca’da “yayınlayan” demek olan “herausgegeber” kelimesini yazar ismi zannetmiş, girişe imlâsı evlere şenlik bir İngilizce önsöz yazdırmış, derken üniversitenin teşkil ettiği beş kişilik jüri de ilim ile hiçbir alâkası bulunmayan bu varakpârenin “doktora tezi” olabileceğini kabul edip adaya “doktor” unvânını vermişti!

Yazımın yayınlanmasından hemen sonra, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden “Üniversitemizde 2015 yılında yapılan bir doktora tezi ile ilgili basın ve sosyal medyada yeralan haber ve yorumlara istinaden konunun incelenmesi amacıyla bir komisyon kurularak gerekli işlemler başlatılmıştır. Süreç rektörlüğümüz tarafından titizlikle takip edilmektedir. Kamuoyuna duyurulur” diyen bir e-mail aldım.

İKİ BUÇUK SENE SONRA MI?

Bu açıklamaya bakıp da rektörlüğün işini ciddî ve dikkatli şekilde yaptığını zannetmeyin, zira mesele bambaşka:

“Doktora” adı altında altalta dizilmiş kelimelerden meydana gelen bu evlere şenlik tezin Erzurum Atatürk Üniversitesi tarafından kabul edilme tarihi 2015’in Temmuz’u, rektörlüğün rezaleti basından öğrenip komisyon vesaire kurması da 2017’nin Aralık’ı; yani arada iki buçuk sene var!

Bu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nün daldığı derin uykudan tam iki buçuk sene sonra basın tarafından dürtülerek, güç-belâ uyandırılması demektir ve iki buçuk senelik uykunun mahmurluğunu üzerinden henüz atamamışken bir açıklama yapma mecburiyetini hissettiğini göstermektedir.

Dolayısı ile, nâz uykusundan bu kadar zaman sonra her nasılsa kalkabilen bir rektörlüğe “Rezaleti incelemeye karar vermişsiniz, aman da ne kadar ciddî çalışıyorsunuz, Allah sizden razı, ilminiz de dâim olsun” falan değil, sadece “Sabah-ı şerifleriniz hayrolsun efendim, günaydın, bonjuuuuur, yüzünüzü yıkadınız mı?” denir!

Aklı bu kadar sene sonra başına basın sayesinde getirilen bir üniversite yönetiminin ilmine, irfanına ve ferâsetine kurban olsunlar!

REZALETİ UNUTTURMAYIN!

Meselenin temelinde oy toplama ve Avrupalılaşma aşkı ile kendi kendimize gelin-güvey olup artık her köşe başında lise açar gibi üniversite kurmamız ve bir tabelâ, iki-üç yardımcı doçent ile birkaç da masadan ibaret bu üniversitelere yüksek lisans ve doktora verme yetkisini vermemiz yatmaktadır.

Türkiye’de şu anda işletme, uluslararası ilişkiler, tarih ve sosyoloji gibi bir hoca ve bir tahtadan başka birşey gerektirmeyen bölümlerin enflasyonu vardır; bu bölümlere onbinlerce öğrenci devam etmekte, ikinci öğretim sistemi ile öğrenci adedi daha da artmaktadır.

Lisans eğitiminin kalitesi, daha doğrusu kalitede senelerden buyana artarak devam eden düşüş ise, zaten mâlûm... 1990’larda lisans bilgilerini güçlendirme vasıtası olan yüksek lisans, yani “master” sistemi giderek yerlerde sürünür hâle geldiği için kâfi gelmemekte, 1980’lerin kalitesini yakalayabilmek için doktoradan istifade edilmekte ama eski seviye bir türlü yakalanamamaktadır.

Daha açık şekilde ifade edeyim: Bugün doktora seviyesinde öğretilenler, bundan 25-30 sene öncesindeki lisans seviyesinin bile altındadır; tartışmalara ve alaylara mevzu olan mâlûm tez de işte bu tuhaf sistemin neticesidir!

Türkiye’nin bir zamanlar en güzide eğitim kurumlarından olan Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin ilmî haysiyetine “taciz” ve hattâ “tecavüz” demek olan bu doktora rezaletinin sonuna kadar takipçisi olacağım!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 08 Mart 2018 Perşembe 13:48
    :clap::clap::thumbsdown::rage:
  • Misafir 07 Şubat 2018 Çarşamba 10:22
    Murat Bey, bu garabet tez(!)de emeği geçenlerin(!) akibetini merak ediyoruz. Konunun takipçisi olacağınıza şüphemiz yok.
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 16:51
    Hikmet Koçak ve ekibi, oltu ve civar köylerini artı kırkıncı cemaatini palazlandırdı. Şimdi sistem aynı yüzler değişti. Aşkale ve civar köyleri akademik ve idari ünvanlar almakta harıl harıl. Bilginize.
  • Misafir 23 Aralık 2017 Cumartesi 17:42
    Her yerde ve her konuda MIŞ gibi olduk. Normal ve anormal yer değiştirdi.
  • Misafir 23 Aralık 2017 Cumartesi 14:28
    Erzurum Atatürk Üniversitesinde hangi grup söz sahibi biliyoruz.. Neler oluyor neler... Peh peh peh..
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 14:33
    maşallah
  • Misafir 20 Aralık 2017 Çarşamba 09:52
    Çok takdir edilesi takipçisi olmanız, müteşekkiriz.Keşke insanlar anlayabilse; universitas kavramı evrenin bilimlerini, dünyanın ilimlerini anlamak için vardır.İş bulmak için değil...
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 23:41
    Bunda Fetoculerin bile parmagi olabilir haksiz hukuksuz nice kisileri hak etmedikleri mevkiye getirmedilermi onca ogrencilerin haklarina girmedilermi onceden kabul edilecegini bildi tezi niye ozenip hazirlasinki?
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 23:38
    Yok veya Rektorlugun gorevi doktora tezlerini kontrol etmek degildir. Buna imkan da yoktur. O halde rektorluk ve YOK'te ayrica yuzlerce kisilik komisyon kurman gerekir ki tip'tan sanata her alandaki tezleri anlayip kontrol edebilesin. Bu hata doktora komitesine ait. Siz once doktora komitesini kontrol edin onlarin kalitesi bu tezi anlamaya yeterli mi diye.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 21:06
    Hukuk fakülteleri de böyle, ama sebep aynı, eğitim bir özel sektör işi olarak gelir kaynağı olarak görülüyor, eğitimin temel amacı topluma yararlı bireyler yetiştirme amacını kaybetti
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 19:02
    Doktora yapip bitirsen neye yariyor sanki. Omur tuketmek
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 18:32
    Biz de güzel bir söz var: "Bir alaca dana koca nahırı (sürüyü) berbat eder." Teşbihte hata olmayacağı gibi sözüm de meclisten dışarı. Atatürk Üniversitesi azcık ıkınsa............... Ayrıca bu ünversitede ödüller almış doktoralar da var. Onlardan niye bahsetmiyoruz. Onure etmek de lazım değil mi?
  • Misafir 29 Ocak 2018 Pazartesi 16:49
    Mesela kim? Mesela ne ödülü. Mesela hangi işe yaradı.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 18:10
    Bu ülkede hem bir üniversite öğrencisi olmak hem de bu tür olayların ve sistemin bu kadar çökmüş olmasını bilmek de bizim gibi bir neslin şansızlığı olarak nitelendirilebilirdi zaten... Elinize sağlık...
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 18:07
    Ne olacak bu üniversitelerin hâli üstat. Rezalet.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 15:40
    avrupalılaşma aşkı demişsiniz ama avrupada lise açar gibi üniversiteler açıldığını nerede gördünüz.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 21:07
    Evet durum bu
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 13:16
    Türk akademisinin hali içler acısı.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 11:57
    Sayın Bardakçı, yıllardır çalma manasına gelen intihal yaparak adlarının önüne prof. ekleyenleri ne yapacağız? Ülkemizde isminde "Teknik" kelimesi geçen 4 ünivesite yıllardır adındaki teknik ünvanına yaraşır bir halt(!) yapmış mı? İnşaat mühendislerimizin verdiği inşaat izinleri belediyeler tarafından iğdiş edilmesine seyirci kalanlar da onlar değil mi?
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 08:20
    FİKRÎ GELİŞMENİN OLMASI İÇİN, MOLLA KASIMLARIN OLMASI ÇOK ÖNEMLİDİR.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 04:12
    peynir ekmek dagitir gibi akademik unvan dagitiliyor
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 02:33
    Türkiyenin proflarının profluğu bile kapıkuleye kadar maalesef. Yeterliliğe sahip proflar parmakla sayılacak kadar. Celal şengör, ilber ortaylı vs dünya çapında prof 100 tane bile çıkmaz maalesf...
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 01:09
    Turkiye de ilim sahibi olabilmek boyle birsey onun icin diploma cok ilim adamini mumla ariyoruz
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 23:31
    Sayın Bardakçı arkanızda değil yanınızdayız. Bu ülkede birilerinin,en çok da bilirkişilerin doğruyu söylemeleri gerekiyor.Hem kalitenin artması hem de kamuoyunun doğru aydınlanması için.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 23:30
    Doktora moktora hikaye bunlar... Ortalık diplomalı cahilden geçilmiyor... Gecen hafta boyunca dinlemek zorunda kaldığım yrd.doc.larin seviyesi benim mezun olduğum yıllardaki lise seviyesi bile değil. Titirli cahiller ordusu var üniversitelerde...
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 21:58
    Sayın Bardakçı'yı terik ediyorum. Ancak bir gerçek atlanmış. 2015 te Rektör olan Zat-ı muhterem şu anda koltukta değil. O'nun soruşturulması çok yerinde olur. Burada suç şu anda rektör olan hocaya yüklenmiş. Bu çok hakkaniyetli değil. Hiçbir rektör göreve gelince geçmiş doktoraları vs -şikayet olmazsa- incele(t)mez. selamlar
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 19:48
    SADECE SUKRAN Sn.BARDAKCI.ORTALIKTA KARA CAHIL PROF'LARI GORMEK ULKEMIZ ADINA UZUCU. SEVKET TOKDOGAN
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 15:44
    walla tezlerin hepsi benzer zaten. alın okuyun.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 13:27
    Sn. Hocam Bu konuyu gündemde tuttuğunuz için teşekkür ederim.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 12:12
    Tıp fakultelerinde de aynı durum var. Telefon trafiğiyle doçentlik veriliyor veya engelleniyor. Yayın kalitesinden anlayan adam gibi jüri yok.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 10:56
    Temmuz 2015 ten bu güne kadarki doktaraların hepsini incelemek gerekir. Bu tezi kabul eden jüri üyelerinin doktora tezleri de incelenmelidir.
  • Misafir 19 Aralık 2017 Salı 09:56
    Temmuz 2015 i niye milat alıyorsun belkide ondan önce niceleri vardır.Tamamı incelensin.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 10:51
    Eline Koluna Sağlık
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 10:47
    Bir ara 'yöktez' sayfasına bakın derim. Bu kadar berbat olmasa da hiçbir akademik değeri olmayan bir sürü tez var.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 10:10
    Dikkatinizi çekmek isterim,bahsettiğiniz üniversite yılların üniversitesi,demekki başka noktadan bakmak gerekir.Bence orada ahbap çavuş ilişkisi var.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:58
    Murat Bey Eski Türk Dili Edebiyatı texlerinin % 80'i böyle kelime dizini okunuşları veriliyor. Oluyor bir tez. Çalışmanın texi bile yok. Türkçenin yazıldığı eski alfabeleri bilmek okumak teknik bir konu iken bu durum çok önemli hale getirilerek, el yazısı olarak kaleme alınan eserlerin trankriplerinin yapılması tez olarak kabul ediliyor. ..... adlı eserin tenkitli metni, adı altında yüzlerce tez var. Üstelik bunlar üniversiteler, Türk Dil Kurumu gibi kurumlar tarafından basılıp yayımlanıyor. Üzerinden telif ücretleri alınıyor. Okuyan kimler. Üniversilterin o bölümlerindeki bir kaç hoca. Kamu kaynakları bu şekilde heder ediliyor.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:26
    :slight_smile:Sayın Bardakçı, Rektör acaba hak ederek mi rektör olmuş,yoksa KIRKINCI HOCA kontenjanından mı?Bu soruların cevabı, ilme ne kadar değer verdiğimizi de gösterecektir. Saygılarımla
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:22
    bu konuda, millet olarak, sizi sonuna kadar destekliyoruz sayın murat bardakçı. eğitimi ve öğretimi çürüten bu kepazelik bitsin!!!
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 09:14
    Sayın yazar,doğrusu 'Herausgeber' olacaktı.
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 11:45
    herausgeber: yayımcı herausgegeber: yayınlayan
  • Misafir 18 Aralık 2017 Pazartesi 08:42
    efendim celal hoca boşuna demiyor ülkede üniversite yok diye.
Kalan karakter : 300