Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Deprem tarihimizde bir bilim adamı bir depremin yerini “nokta atışı ile” ilk defa önceden tahmin etti: Prof. Dr. Naci Görür, 2019’un 6 Ekim’inde bir TV programında Doğu Anadolu fayında uzun zamandır devam eden sessizliğe dikkat çekti, Malatya ve Elâzığ taraflarında birşeyler olabileceğini söyledi ve mâlûm felâket Prof. Görür’ün tahmin ettiği yerde ve tam üç buçuk ay sonra meydana geldi.

Aynı bölgeye bundan 31 sene önce bir başka sismolog da dikkat çekmişti: Nicholas Ambraseys adında dünyanın önde gelen deprem uzmanlarından Yunanlı bir profesör…

1929’da Atina’da dünyaya gelen Ambreseys’in çocukluğu Mısır’ın İskenderiye şehrinde geçti. Arapça’yı mükemmel şekilde öğrendi, o bölgenin kültürü ile yetişti, sonra Yunanistan’a döndü, Atina Teknik Üniversitesi’ni bitirdi, birkaç sene sonra İngiltere’ye gidip bu defa İmparatorluk Kolleji’nden arazi mekaniği diploması aldı, 2012’deki ölümüne kadar bu okulda hocalık etti, “Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Depremleri” isimli meşhur eserinin yanısıra daha bir hayli kitap ile makale kaleme aldı ve dünyanın önde gelen sismoloji bilgilerinden biri kabul edildi.

TÜRKÇESİ NİHAYET YAYINLANDI!

Tuhaftır, Nicholas Ambrasseys’in Osmanlı tarihçisi Caroline Finkel ile müştereken yazdıkları ve Türkiye’nin deprem tarihini teknik bahislerle beraber ele aldıkları “Seismicity of Turkey” isimli kitabın önemini bizde ilk önce üniversiteler değil, özel bir yayınevi olan Eren Yayıncılık farkedip 1995’te yayınladı ve kitabın Türkçesi ancak 2006’da, TÜBİTAK tarafından neşredildi.

Türkiye’nin deprem tarihini ve aynı âfetlerin yaşanma ihtimalini merak edenler, Ambraseys ile Finkel’in müştereken yazdıkları kitabın TÜBİTAK tarafından “Türkiye’de ve Komşu Bölgelerde Sismik Etkinlikler” ismi ile yayınlanan Türkçe tercümesini okuyup meraklarını giderebilirler…

Pof. Ambraseys, 1989’da, “Geophysical Journal” isimli akdemik derginin 96. sayısında yine Türkiye’yi konu alan “Temporary Seismic Quiescence: SE Turkey”, yani “Geçici Sismik Sakinlik: Türkiye’nin Güneydoğusu” başlıklı bir makale neşretmişti…

Ambraseys makalesinde Arabistan levhası ile Türkiye’nin doğusu ve güneydoğusundaki üç ayrı levha arasında kalan 1000 kilometre uzunluğunda ve ortalama 150 kilometre genişliğindeki bölgenin özelikle bir asırdan buyana hareketsiz olmasına dikkat çekiyordu. “Sınır kuşağı” dediği bu bölgede 1503’ten itibaren meydana gelen depremleri de inceleyen Prof. Ambraseys sarsıntıların büyüklüklerinin 6,6 ile 7,4 arasında değiştiğini, ayrıntıları bilinen en şiddetli depremin aynı kuşağın içerisinde yeralan Afrin’de 13 Ağustos 1822’de meydana geldiğini, büyüklüğünün 7,4 ve şiddetinin de 10 olduğunu; Antep, Antakya, Halep ve Han Şeyhun arasında çok sayıda can kaybı ile büyük maddî hasara sebep olduğunu yazıyordu.

Nicholas Ambrasseys’in makalesinin temel fikrini, geçmişini derinlemesine incelediği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki “sınır kuşağı”nın uzun zamandan buyana sessiz vaziyette bulunması teşkil ediyordu. Bölgede 4 Aralık 1905’te ve 22 Mayıs 1971’de herbiri 6,8 ve 6 Eylül 1975’te de 6,6 büyüklüğünde üç depremin meydana gelmiş olmasına rağmen bu sarsıntıların fayın uzunluğuna ve genişliğine göre gerilimi azaltıcı şiddette olmadığını anlatıyor, hareketsizlik bakımından Doğu Anadolu fayı ile bugün Ürdün ile İsrail arasında bulunan Ölüdeniz sistemi arasında benzerlik kuruyor, sonra Malatya, Elâzığ, Hazar Gölü ve Sivrice’ye dikkat çekiyordu!

İşte, Elâzığ’da önceki hafta yaşadığımız felâket konusunda tam 31 sene önce yazılı şekilde yapılmış olan uyarının hikâyesi

Prof. Nicholas Ambraseys.

Prof. Nicholas Ambraseys’in 14 Ocak 1874’te Hazar gölü ve bugün Sivrice’nin bulunduğu bölgede meydana gelen depremle ilgili çizimi. Yer adları, o dönemdeki isimleri ile yazılmış.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!