Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sadece istediği konum ve koltuğu elde edememesinin getirdiği kişisel bir öfke ile mi hareket ediyor yoksa başka bir şeyin hesabı ya da isyanı mı var Ümit Özdağ’da?

Ben emek verdiği, kurucularından olduğu, programını bizzat yazdığı parti ile ilgili son günlerdeki çıkışlarının salt nefs kavgası ya da kişisel hayal kırıklıklarının ötesinde olduğunu düşünüyorum.

Ümit Özdağ’ın istediği gücü ve konumu elde edememesinin elbette bugünkü tutumunda payı var ama aynı zamanda İYİ Parti’nin giderek onun istediği çizgiden çıkmasına da isyan ediyor. İşin temelinin ideolojik ve felsefi olduğu kanaatindeyim.

İYİ Parti esasen MHP’nin 15 Temmuz'dan önceki halinin bir replikası olarak kuruldu.

MHP tabanının daha seküler milliyetçi ve Tayyip Erdoğan’a özel bir antipati besleyen Sağ-Kemalist bölümüne hitap eden bir çizgiyi benimsedi.

Başlangıçta bu ideolojik çizgi ile Ümit Özdağ arası tam bir uyum vardı. O yüzden de İYİ Parti’nin teorisyeni oldu. Parti programını da bu çizgiye oturttu.

Özdağ düşünce anlamında hiç yalpalamamış bir Sağ-Kemalist ideolog oldu her zaman. Bire bir aynı fikir çizgisinde olduğu Babası Muzzaffer Bey de bir Sağ-Kemalist idi. 1991’deki RP-MÇP ittifakına karşı çıkmıştı. 1997-98’de Refah Partisi’nin kapatılmasını hem Muzaffer hem de Ümit Özdağ desteklemişlerdi. Klasik ülkücü duruştan farklı bir noktadaydılar baba-oğul.

Fakat Meral Akşener asla bir Ümit Özdağ çizgisinde değil. Bilakis aralarında çok derin ideolojik farklar var. Bence şu anki çatışmanın esas sebebi bu.

Meral Hanım milliyetçi-muhafazakar düşünceye sıkı sıkıya bağlı ama 80 sonrasında da liberalleşmiş ve merkez-sağ çizgi ile entelektüel birikimini sentezlemiş bir isim.

Akşener Atatürk’ü çok içten bir duyguyla sever ama kendisini bir Kemalist olarak tanımlamaz. Hatta Kemalizm kelimesinin mütedeyyin ve Kürt sosyal kesiminde yarattığı derin alerjiyi en iyi bilen isimlerden biridir.

Mesela Özdağ’ın sırf Ermeni kimliği sebebiyle bile hiç hoşlanmayacağı liberal iktisatçı Daron Acemoğlu’nu beğenir Meral Hanım. Konu geçtiği zaman sık sık Acemoğlu’na olumlu referanslar veriyor.

Kısacası Meral Akşener hem bir Türk milliyetçisi hem de Ermeni kimliğine sahip bir Türkiye yurttaşının yurtdışındaki başarılarıyla övünebilen bir merkez-sağ çizgiye sahip.

Parti kurulurken Akşener’in gönlünden geçenler farklıydı ancak o günün şartları ve elindeki kadrolarla gönlünden geçeni yaparak yola çıkamadı.

Esasında İYİ Parti Genel Başkanının isteği merkez sağa oturacak, Demokrat Parti çizgisinin devamı olacak bir partiydi. Burada parti içinde hangi ismin hangi kökenden geldiğiyle ilgili bir meseleden bahsetmiyorum.

Parti içindeki ülkücü kökenli isimlerin de çoğunun daha merkezde olan geniş kitleleri hedefleyen bir partiden yana olduğunu düşünüyorum. Mesela Müsavat Dervişoğlu.

Fakat parti programı Özdağ’ın liderliğinde, Sağ-Kemalist çizginin paralelinde hazırlandı.

Öte yandan son dönemde yakalanan ivme ile birlikte içeride liderliğini güçlendiren Akşener artık partisini arzu ettiği gibi merkez sağa ve yüzde 10’da tıkanmayacak daha geniş oy oranlarına yaklaştırmak istiyor.

Özdağ da temel olarak buna itiraz ediyor. Akşener’e ‘Liberalleşme’ suçlamasının temelinde bu var.

Özdağ kendisini partinin kuramcısı olarak görüyordu.

Dümeni kaptırınca buna isyan ediyor.

Ama aradan onca zaman geçmiş, kendisi bu süre zarfında partinin önemli pozisyonlarında bulunmuş ve hiç ses çıkarmamışken şimdi birtakım suçlamalarla ortaya çıkması bence inandırıcı değil.

2018’de ister prensip metni densin, ister uzmanlar buluştu densin, İYİ Parti-CHP-Saadet-HDP bir anayasa taslağı üzerine belli ki çalışmış ama Ümit Özdağ bunu bildiği halde o zaman neden ses çıkarmamış?

Bu aralar partisine isyan edenin Anadolu’yu keşfe çıkması moda. Özdağ da öyle yapacakmış. Bence kuracağı parti yüzde 1 bile alamaz.

Muharrem İnce’nin Özdağ’dan farkı ideolojik bir sabitesinin olmaması.

İnce tamamen, yüzde 100 kendi hikayesi ile hareket ediyor. Kişisel mağduriyetinden bir siyasi hareket çıkarmaya çalışıyor.

Ümit Özdağ’da gördüğüm ideolojik tutarlılığı Sayın İnce’de görmüyorum.

Bir yandan CHP’yi yeniden ulusalcı-Atatürkçü  çizgiye çekmek istediğini ileri sürüyor.

Diğer yandan ulusalcı çizgiye taban tabana zıt bir şekilde HDP seçmenine yeşil ışık yakıyor.

Ben Muharrem İnce’nin çizgisini egoist-pragmatist olarak tanımlıyorum.

Kendi hikayesine saplanıp kalmış.

Ne gelecek, ne de geçmiş perspektifi. Sadece 2018’den kalma mağduriyet hikayesi…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00