İrtica nerede?
Kırmızı Kitap diye de anılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nden “irtica” sözcüğü çıkartılıyormuş. Bu haberin hemen öncesinde gazetelerde İran’dan bir haber yer aldı. İran’ın dini lideri Hamaney,bazı bilim dallarının dinde kuşku uyandıracağını öne sürerek müfredat değişikliği istemiş ve Üniversitelerin Sosyal Bilimler bölümlerine işledikleri konuların içerikleri İslâmi ilkelere uygun olmadığı ve Batı düşüncesini esas aldıkları için yasak getirilmiş. Hukuk, Felsefe,Siyaset Bilimi, Kadın Araştırmaları, Psikoloji ve İnsan Hakları yasaklanan dallar arasındaymış..
Bu haber bana yıllar önce bir televizyon programında aynı zamanda Milli Eğitim Komisyonu üyesi de olan Refah partili bir Milletvekilinin söylediklerini anımsattı.
İki dönem Milletvekili olarak görev yaptıktan sonra şimdilerde ya Rektör ya da Rektör yardımcısı olan bu Doçent “Tek başına iktidar oldukları zaman, Milli Eğitimin hedeflerini milletin inancına,tarihine ve dünya görüşüne göre belirleyeceklerini”dile getirmişti. Çünkü O’na göre,”Eğitim,1920’li yıllarda da ondan sonra da hiçbir zaman milli olmamıştı.” Ayrıca, örneğin “Biyoloji dersinde olaylara seküler bakış açısı ile bakıldığını ;yaradılışın nedeni olarak tabiatın gösterildiğini,ders kitaplarımızda konuların materyalist bir anlayışla anlatıldığını”düşünmekteydi. Ona sorarsanız “Fizik,Kimya,Astronomi de hem toplumumuzun dünya görüşüne ters hem de din derslerinde verdiğimiz bilgilerle çelişkili” idi.
Bir eğitimci ve İlâhiyatçı olarak görüş açıklayan bu Milletvekili, “Kendi iktidarlarında bütün bilgi dallarının tepeden tırnağa incelettirileceğini ve bilimlerin muhtevalarının milletin inancını ,tarihini, dünya görüşünü iyi bilen İlâhiyatçılar ile diğer ulema tarafından belirleneceğini” müjdeliyordu (!) Ayrıca,”Din derslerinin Ana okulundan başlatılmasını,Ortaokul ve Liselerde mutlaka mescitler açılmasını” da talep ediyordu.
Program sürerken Uludağ Üniversitesi’nden telefonla bağlanan İlahiyatçı bir Yrd.Doçent de “Din Eğitimi İlkokul birinci sınıftan başlatılmalı; Arapça dersinin seçimlik okunması sağlanmalı ;Liselere mutlaka Osmanlıca ve Kuran-ı Kerim Meali dersleri konmalı” diyordu.
Sosyal Bilimler bir yana pozitif bilimlere bile Ortaçağ kafası ile yaklaşan ,yani bilimleri Teolojinin hizmetkârı olarak görüp “İlâhiyatçıların süzgecinden geçirmek isteyen” ve lâik eğitime açıkça karşı olan bir anlayışın temsilcileri, AKP iktidarında değişik Üniversitelerde yönetici ve öğretim üyesi olarak göreve devam ediyorlar.
Kırmızı Kitap’tan irtica sözcüğü “irtica tehdidi” kalktığı için çıkartılıyormuş.Oysa,irtica “devletin kılcal damarlarında” artık bir tehdit değil de bir olgu olarak varlığını gün be gün pekiştirmekte..