Son Dakika

Bu vetoyla İsrail’e resmen ‘kan dökme hakkı’ verilmiş oldu

03.06.2018 - 03:59 | Güncelleme:

 

FİLİSTİN halkı için koruma talep eden tasarı, ABD tarafından veto edildi. BMGK’nın geçici üyelerinden Kuveyt, iki haftadır Filistin halkı için koruma talep eden bir tasarıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) getirmek ve oylanmasını sağlamak için çaba gösteriyordu. Ancak ABD dün oylamaya sunulan tasarıyı veto etti. Hem de olabilecek en fazla desteğin alınması için fazlasıyla sulandırılmış, kırpılmış bir tasarıydı bu.

O kadar ki, ilk halinde mevcut olan “Filistin halkı” ibaresi “Filistinli siviller” ifadesiyle yer değiştirmiş; uluslararası kamuoyundan talep edilen “koruma talebi” bile netliğini yitirerek “uluslararası koruma sağlamaya yönelik önlemlerin değerlendirilmesi çağrısı”na dönüşmüştü. Buna rağmen tasarı ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley tarafından “taraflı” bulundu. Zira Hamas’tan bahsedilmiyordu.

ABD veto edince Filistin halkı için koruma talep eden BMGK tasarısı, “15 üyeden en az 9’unun lehte oy vermesi ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’dan herhangi birinin veto yetkisini kullanmaması” kuralına tosladı. Sonuç: İsrail’i Filistinli kanı dökmekten men edecek, en azından işini zorlaştıracak bir girişim akim kaldı.

Acaba diyorum, İslam İşbirliği Teşkilatı aralık ayında İstanbul’da verdiği sözü tutabilseydi sonuç yine aynı mı olurdu?

Hatırlayın... Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıması ve büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıması girişimi nedeniyle İİT acil toplanmış ve bir bildiri yayımlamıştı. Bildiride, BM Genel Kurulu’nun 377 A sayılı “barış için birleşme kararı”na müracaat edileceğinden bahsediliyordu. Tarihte az sayıda da olsa başvurulmuş bu yolla üye ülkelerin üçte ikisinin rızası elde edilerek BM Güvenlik Konseyi’nin “veto hakkı olan” beş daimi üyesi devre dışı bırakılabiliyor ve BM’nin doğrudan İsrail’e her türden müdahalesini mümkün kılan kararlar alması sağlanabiliyor, üstelik bu kararlar veto edilemiyor. İİT bu kararı hatırlatarak şu cümleyi kullanıyordu bildirgesinde: “BM Güvenlik Konseyi’nin harekete geçememesi halinde, İİT üyesi ülkelerin bu ağır ihlali BM Genel Kurulu’nun 377 A sayılı ‘barış için birleşme kararı’ çerçevesinde BM Genel Kurulu’na götürmeye hazır olduğu teyit edilmiştir.”

Hazırlık 2017’nin Aralık ayından beri sürüyor. Büyükelçiliğin açılışında İsrail’in gerçekleştirdiği katliam bile bu hazırlığı ateşleyip hızlandıramadı her nedense. Çabalanıyor da mı olmuyor, yani BM üyesi ülkelerin üçte ikisinin desteği alınamıyor, yoksa “Hazırız” lafı güzaftan mı ibaretti bilmiyorum.

Bildiğim, hazin bir tevafukla, aynı hafta içinde Gazze ablukasının sembollerinden biri haline gelen “Mavi Marmara” gemisinin sökülüşüne tanık olmanın acı verdiği.

‘MAVİ MARMARA’YI KOYACAK YER BULAMAMAK!

31 Mayıs 2010’da Gazze’ye yardım malzemesi götürürken uluslararası karasularda İsrail’in saldırısına uğrayan Mavi Marmara, bütün girişimlere rağmen hayata tutunamadı. Mavi Marmara’dan gayet güzel bir gezici müze, gezici kütüphane, hastane, aşevi olabilirdi. Kıyı kıyı dolaşıp mazlumlara nefes verebilirdi. Onu bırakın, sabit halde duracağı bir mekân bile bulunamadı.

İHH’nin bütçesi onu hayatta tutmaya yetmiyordu. Mavi Marmara çürümeye terk edildi. “Bakım giderlerini kimse finanse etmiyor, bizim de gücümüz yetmiyor” yakınmalarını işitmiş, üzülmüştüm, bir de baktım, 10 vatandaşımızın şehit olduğu salon sökülmüş, kanlar içindeki Furkan’ın düştüğü yer değişmiş, hangar olmuş. Bundan sonra Ro-Ro gemisi olacakmış Mavi Marmara.

RO-RO İSLAMCILIĞI

Sürekli başka İslam ülkelerini eleştiren ve Türkiye Müslümanlığını ve İslamcılığını pek beğenen tarafımıza da kapak olsun. Gerçek şu ki ilginç bir toplumuz. Tıpkı diğer mahalleler gibi İslamcılarda da ideolojik bütünlük, duygu ve davranış birlikteliği çok nadir görülen bir haslet. Vardı da mı bitti, hiç mi olmadı, emin değilim.

Ama şu garip geliyor: Çok değil daha dört yıl önce Mısır’da darbe oldu diye kefen giyip yollara çıkanlar vardı. Şimdi kimse değil Mısır’ı Mursi’yi, ümmeti, Filistin’i, bir dayanışma hikâyesinin en güçlü sembolü olan Mavi Marmara’yı hatırlamak istemiyor. Hatırasına sahip çıkılmamış işte, ötesi yok. Yüzeysel olmak affedilebilir. Ama yüzeysel olduğu halde, her şeyi çok derinden hissediyormuş gibi yapmak affedilebilir mi?

*********** 

SARI TAKSİ OLİGARŞİSİ KAZANDI, SEYAHAT HÜRRİYETİ KAYBETTİ

SARI taksi-UBER kavgasının galibi belli oldu. Cumhurbaşkanı bir konuşmasında “Bir de UBER muber diye bir şey çıkarmışlar. O iş bitti. Artık böyle bir şey yok” dedi ve tartışmayı taksiciler lehine noktalamayı tercih etti. Aylardır UBER şoförlerini mahalle aralarında sıkıştıran, yakaladıkları yerde öldüresiye döven, o olmadıysa etrafta kamera varmış, bu kaydı çoluk çocuk dinlermiş kaygısı da gütmeden, hatta bilakis duyulsun diye daha da vurgulayarak iğrenç küfürler eden sarı taksi cephesi çok sevindi.

Sevindiler, çünkü az daha yaptıkları işi yapmaya ve aynı şekilde kazanmaya devam edebilmeleri için, işlerini iyi yapmak zorunda kalacaklardı! Çünkü kendileri de biliyordu ki, doğru olanı, UBER’in yasal statüye kavuşturulmasıydı. Neden? Çünkü kişilerin şehir içi seyahat hürriyetini hangi araçlarla kullanacağını öncelikle “ihtiyaç” belirler. İhtiyaçlar “Aaa hakkımızda yasa yok” diyerek ihtiyaç olmaktan çıkmazlar.

Hiçbir sınıfa, sektöre, zümreye, meslek ya da çıkar grubuna diğeri aleyhine imtiyaz temin etmeme sözü vermiş modern bir devlette; ihtiyaçlar, araçlar ve hukuk arasındaki çelişkiler siyaset, piyasa ve sektör uzmanları ile yasa yapıcılar tarafından giderilir. Burada da öyle olmalıydı. Çok açık ki 6 milyonluk nüfusa sahip İstanbul’a 17 bin 500 taksi yetiyordu, ama gayri resmi nüfusu 20 milyonu bulmuş olan İstanbul’a yetmiyor.

UBER yasal statü kazansaydı hem vatandaş dilediği yere dilediği araçla gitme şansını kazanacak, bu arada rekabet zorunluluğu plaka sahiplerini ve şoförleri “adam gibi hizmet sunmaya” zorlayacaktı. Olamadı.

Şeref Oğuz’un tabiriyle “plaka oligarkları” kazandı. Taksici esnafı değil.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300