Son Dakika

Bu “şey” dünyanın başına gelen bir felaket

12.10.2018 - 02:03 | Güncelleme:

 

Brezilya seçimlerinde ilk turu önde bitiren ve ay sonundaki ikinci turda büyük ihtimalle ülkenin yönetimini ele geçirecek olan Jair Bolsonaro’dan The Guardian önceki gün “şey” diye bahsediyor. Nasıl oldu da böyle bir “şey” koskoca ülkenin başına geçebilecek kadar güçlendi?

Bolsonaro eşcinsellerin dayakla tedavi edilmesinden yana; çocukken yeteri kadar dayak yerlerse “düzeleceklerini” iddia ediyor. Kendisiyle söyleşi yapan bir kadın muhabirin eşcinsel olduğunu öğrenince “Sana bakıp da eşcinselsin demem, hatta askeri okulda olsaydım ve sokakta seni görseydim arkandan ıslık bile çalardım” diyor. “Epey güzelsin.”

Daha önce bir kongre üyesine de “Tecavüz etmeye bile değmezsin” demişti. “Değmez çünkü çok kötü, çok çirkin” diye açıkladı.

Oğlunu bir erkekle birlikte görmektense araba kazasında ölmesini tercih edermiş.

#MeToo’ya, kadınlarının güçlendiği, kadın hareketinin yol almaya başladığı bir döneme uygun bir siyasetçi, değil mi?

Jair Bolsonaro
Jair Bolsonaro

“ASLA O” HAREKETİ

Bugünlerde Brezilyalılar başka bir etiketi gündeme getiriyor zaten: “Ele Não” kabaca “Asla o” diye çevrilebilir.

Sosyal Liberal Parti’nin lideri, ama ne sosyal ne liberal. Hatta iktidara gelirse komutanlardan oluşan bir kabine kurmayı hayal ediyor. İşkenceden yana olduğunu gizlemiyor, halkın da bunu desteklediği görüşünde.

Herkesin silah sahibi olmasını ve kendilerini Brezilya’nın fakirlerine karşı savunmalarını da öneriyor. Kırsal kesimlerde yaşayan (ve soyu köleliğe dayanan) fakir halkın 100 kiloya ulaştığını, hiçbir işe yaramadıklarını, her önüne gelenin ürememesi gerektiğini söylüyor.

En önemlisi ülkede hiçbir şeyin seçimle değişmeyeceğini savunması. Ona göre Brezilya’yı yöneten askeri diktatörlüğün yaptığı gibi 30 bin kişiyi öldürmek ilerleme sağlar. Zaten bu yüzden de iç savaştan yana.

Geçen hafta John Oliver’ın “Last Week Tonight” programının büyük bölümü Brezilya’ya ayrılmıştı. Doğrusunu söylemek gerekirse, seçimlerin olduğunu biliyordum ama işin bu kadar aşırı uçlara vardığının da farkında değildim. Zaten Oliver da “Kimin umurunda diye düşüneceksiniz, değil mi” diyor ama 200 milyon kişinin yaşadığı ülkede yaşananlara kayıtsız kalınmamasını vurguluyor.

Bizdeki solcuların tıpkı Chavez ya da Castro hayranlığıyla Bolsonaro’ya da yakında hayranlık beslemeye başlayacaklarını tahmin ediyorum. Ne de olsa ABD, İngiltere ve Batı basını toptan bu adama karşı. Kim bilir, hakkında ne mitolojiler üretilecektir.

GERÇEK DİKTATÖRÜ GÖRÜN

Bolsonaro gibi bir karakteri filmde kullanmaya kalksanız kimse inandırıcı bulmaz. Ama ne yazık ki gerçek ve hakikaten de dünyanın geride bıraktığını düşündüğü türden bir tuhaflık.

Brezilya halkı son yıllarda arka arkaya yaşanan yolsuzluklardan bıktığı için en azından henüz yolsuzluğa bulaşmadığı için Bolsonaro’yu tercih ediyor. Zira “umut” olarak bakılan eski cumhurbaşkanı bile hapiste. Üstelik, Bolsonaro tıpkı Trump gibi kendisini “dışarıdan bir aday, alternatif, çürümüş sistemin karşıtı” diye pazarlıyor.

Dünya siyasetindeki trendler Trump’ın açtığı kapıdan çok daha beterlerinin girmek için yarıştığını, üstelik bu gibi tuhaf figürlerin karşılık bulduğunu, eskiden kabul ettiğimiz asgari standartların giderek yerle bir olduğunu gösteriyor.

Şöyle bir hata yapıyoruz hep birlikte.

“Diktatör” ve “faşist” gibi tabirleri bonkörce kullanıyoruz, Hitler benzetmelerini bedava bulmuş gibi dayanaksız yapıyoruz. Otoriter lider olmak başka, Hitler bambaşka oysa. Batı’da herhangi birine Hitler dediğinizde “Gaz odaları, ölüm kampları var mı” diyecektir.

Türkiye hakikaten gerçek diktatör nedir bilmiyor; umarım asla böyle bir tecrübe de yaşamayız, kendi Bolsonaro’larımızın oluşmasının önünü tıkarız. Cem Uzan’ın siyasete girişi ve önünün kesilmesi erken bir fırtınaya çabuk tedbir alınmasıydı bu açıdan.

Telaffuz edilmeden önce birkaç kere düşünülmesi gereken kavramları bol keseden dağıtarak içini de boşaltıyoruz. Sonucunu beğenmeseniz de Türkiye’de seçimler oluyor, katılım çok yüksek, siyasi partiler, tartışmalar, onca aksaklığa rağmen gazeteler, televizyon kanalları, ifade alanları mevcut. Bütün siyasi liderler de sandığa saygı duyuyor. Hiç kimse iç savaştan, seçimleri iptal etmekten bahsetmiyor. İnsanın aklına bile gelmiyor, çünkü biz yer yer sarsılsa de demokrasi geleneğiyle yoğrulmuş, bunu benimsemiş bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ODTÜ’lü öğrencilerle buluşacak olması buna bir örnek işte.

Bir aralar başka ülkeler örnek verilerek “Türkiye onlar gibi olacak mı” denirdi. Ne İran olduk, ne Malezya. Ne de karanlık Suudi devleti. Brezilya da olmayacağız.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir
    Dunya nereye gidiyor,neden insanlar gitgidr vahsilesiyor,neden kotu insanlar seciliyor ,ornek aliniyor,neden..
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:56
    ÖDTÜ'lü öğrencilerle buluşmanın bir piar çalışması olduğunu bilmiyor olamazsınız. Gerçekten demokrasiye inanıyorsan her türlü fikrin özgürce beyan edilmesinin önündeki engelleri kaldırırsın. insanlar fikirlerini söyledir diye haklarında soruşturma açılmasına , tutuklanmalarına sebebiyet veren kanunları değiştirirsin
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 10:49
    Showu izlerken sizin konu hakkında yazacağınızı tahmin etmiştim, John oliver'ın da tüm programlarını severim. Burada şöyle bir sorun var, kendisi iç politikayı çok iyi okusa da dış politikada komedi yapayım derken kantarın topuzunu kaçırıyor. Bu adama niye milyonlarca insan oy veriyor? filipinlerde de aynısı olmuştu duterte seçilince. Çok basit düşünüyoruz dış politikayı, maslow piramidindeki barınak yiyecek adımlarına gelmeden adamın sokakta yürürken ölmeyeceğinin garantisi yok böyle bir durumda askeri çözüm beklemek faşistlik mi oluyor? inanın eşcinsellere ne dediği o kadar önemsiz ki, lütfen cihangir solcusu kıvamında eleştiri yapmayın ve durumu net bir şekilde araştırın öncelikle, bilginiz azsa da konu hakkında yazmayabilirsiniz size de bu yakışır. dış politika bi program izlenerek üzerinde yorum yazılabilecek kadar basit bir alan değil.
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 08:38
    paran yoğsa önemli değil ŞEY
  • Misafir 12 Ekim 2018 Cuma 05:57
    Ellerine sağlık Oray Eğin, bu güzel satırların tarihe düşülen müthiş notlar. Gelecek kuşakların bugünleri anlamasına büyük yardımı olacak...
Kalan karakter : 300