Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili ve değerli meslektaşım Atila Sertel’in TBMM’DE yaptığı çalışmaları ve verdiği soru önergelerini en baştan beri beğeniyle izliyorum. İzmir’in ve Ege’nin olduğu kadar, Türkiye’nin genel sorunlarıyla da yakından ilgilenen Sertel, bunları laf olsun diye gündeme getirmiyor. Aksine, gazetecilik alışkanlığının da kendisine sağladığı avantajla, belgeleri ve bilgileri ortaya koyarak ilgili makamlara aktarıyor. Peşine de sorunun çözüm önerilerini iliştirip, bakanlıklara katkı koymaya özen gösteriyor.
Sertel’in son soru önergesi, Anneler Günü öncesindeydi. Burada kadınların sorunlarına dikkat çekti. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Adalet ve Milli Eğitim Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle ayrı ayrı soru önergeleri veren Sertel, ilgili bakanlara kadınların iş yaşamına katılımından, iş yerlerinde maruz kaldıkları mobbinge, şiddet gören, tecavüze uğrayan kadınlardan, hapishanede çocuğuyla birlikte yatmak zorunda olan kadınlara, kadın sığınma evlerindeki koşullardan tayin olamadığı için aile bütünlüğü bozulan kadın öğretmenlere kadar çok sayıda soru yöneltti.

EN BÜYÜK SORUNLARI ŞİDDET

Kadınların yalnızca 8 Mart’ta, Anneler Günü’nde gündem olmaması gerektiğini vurgulayan Sertel, 2018 ve 2019 yılının çarpıcı şiddet rakamlarını da önümüze taşıdı. 2019 yılında yapılan araştırmalara göre, görünüyor ki kadının en büyük sorunu, yine “şiddet”.  İkinci sırada ‘işsizlik', üçüncü sırada ise ‘eğitimsizlik’ geliyor. Ülkemizde giderek artan tahammülsüzlük, ekonomik ve sosyal baskıların yarattığı buhranlar şiddeti her geçen gün körüklüyor ve artırıyor.
Özellikle kadınların daha fazla maruz kaldığı şiddet olayları her yıl artış gösteriyor. Bu yıl ise bu oran yüzde 60’a çıkmış durumda. Her 100 kadından 60’ı fiili veya sözlü şiddet görüyor. Sertel’in ortaya koyduğu raporlarda, 2018 yılında erkekler tarafından 440 kadın öldürüldüğü, 317 kadına cinsel şiddet uygulandığı dikkat çekiyor.  2019 yılının ilk 4 ayında kadına yönelik şiddet ve taciz olaylarının 100’ü geçtiği anlaşılıyor.

TEMSİL GÜÇLERİNİN ARTMASI ŞART

Peki, böyle vahim bir tablo karşısında neler yapmalıyız, nasıl önlemler almalıyız?
Sertel, onun da yanıtlarını veriyor.
Birincisi, daha çağdaş, daha demokratik, ekonomisi daha güçlü bir ülke için kadının temsiliyetini her alanda artırmamız gerektiğini düşünüyor. Ki, buna kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.
Sonrasında da, kadınlarımızı iş hayatından, siyasete hayatın her alanına sokmalıyız. Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yasalarını uygulamaya koymalıyız. Erkek egemen toplumun samimiyetsiz yaklaşımlara son vermeliyiz.
Her türlü baskıya rağmen, kadınlar verdikleri büyük mücadelelerle yalnızca anne olarak değil birer siyasetçi, doktor, iş kadını, mühendis, şoför gibi hemen hemen bütün mesleklerde ve yaşamın her alanında varlar.  Onların bu mücadelelerine destek vermeli, temsiliyetlerinin artması için daha çok çabalamalıyız.
Atila Sertel’in sunduğu tüm görüşlere ve şiddete karşı yaptığı önerilere yüzde yüz katılıyorum. Ayrıca şunu da gayet iyi biliyorum. Kadınların ve çocukların mutlu olmadığı ülkeler, hiçbir şekilde başarıya ulaşamaz, kalkınamaz, refah seviyesini yakalayamaz. Ne yazık ki bizim kadınlarımız ve çocuklarımız mutsuzlar..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!