Mimar Nüvit Uyar ile eğitimci eşi Yeşim Uyar'ın 2005 yılında Ege isminde bir oğulları dünyaya geldi. Ancak, dünya tatlısı Ege'ye otizm tanısı kondu. İşte bu tanı, hem Uyar çiftinin, hem de onlar gibi otizmle mücadele etmeye çalışan pek çok ailenin kaderini değiştirdi. Çocuklarının doğumundan sonra otizm gerçeğiyle tanışan Uyar çifti, 2009 yılında bir vakıf kurma kararı aldılar. 2012 yılında da Anadolu Otizm Vakfı'nın kurulmasına öncülük ettiler.
Otizmin “toplumsal bir mesele” olduğu gerçeğinden yola çıkan ANOV’un kurucu mütevelli heyeti içinde, toplumun her kesiminden 77 gönüllü yer aldı. Bu isimler arasında Binali Yıldırım, Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer, Bekir Pakdemirli, Başaran Ulusoy, Cem Bakioğlu, Ekrem Demirtaş, Zekeriya Mutlu gibi siyaset ve iş dünyasının tanınmış isimleri bulunuyor. Mütevelli heyete daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu, Kamil Okyay Sındır, Tacettin Bayır, Hamza Dağ, Mesut Sancak, Rıza Akça, Işınsu Kestelli, Cemal Elmasoğlu, Mesut Sancak’ın da aralarında olduğu çok sayıda ünlü isim katıldı. Farklı siyasi görüşteki liderler, bakanlar ve milletvekilleri ile iş dünyasının önemli insanları, bu vakıf çatısı altında aynı amaç için toplandı.

Nüvit Uyar
Nüvit Uyar


DÜNYA ÖRNEK GÖSTERİYOR


Kuruluş çalışmalarını tamamlayan ANOV ilk olarak Güzelbahçe Yelki’de Nermin-Osman Akça Eğitim Merkezi’ni yaşama geçirdi. 0-6, 6-12 ve 12-18 yaş gruplarında 95 otizmli çocuğun eğitim gördüğü merkez, uyguladığı eğitim modeli ile kısa sürede dünyanın sayılı kurumları arasına girdi. Bugün Amerika’daki Otizm Bilimsel Müdahale Birliği (ASAI) tarafından Türkiye’de akredite edilmiş tek eğitim merkezidir. ASAI'nin Genel Müdürü Dr. Dawn B.Townsend, geçtiğimiz haziran ayında merkeze yaptığı ziyarette, buradaki eğitimin dünya standartlarında olduğunu vurguladı ve dünyadaki tüm kuruluşların örnek alması gerektiğini söyledi.
Ancak, ANOV'un yapacakları ve başarmak istedikleri henüz bitmedi. Mesela, kısa vadede "Mükemmeliyet Merkezi"ni faaliyete geçirmeyi planlıyor. Yapımı için vakfa ait arsanın yanında mülkiyeti Güzelbahçe Belediyesi’ne ait 3 bin metrekarelik “eğitim alanının" tahsisi bekleniyor. Toplam 8 bin metrekarelik alanda yapılması planlanan Mükemmeliyet Merkezi’nde 0-6 yaş grubunda 450 otizmli çocuk eğitim olanağı bulacak.
Vakıf Mükemmeliyet Merkezi’nin ardından "Otizm Yaşam Köyü" kurmak için planlamalarını tamamladı. Burada ise 18 yaş üzeri otizmli bireylerin tarımsal üretim yaparak yaşamlarını sürdürmeleri hedefleniyor. Otizm Yaşam Köyleri, ailelerin “Benden sonra çocuğuma ne olacak?” çaresizliğine de cevap verecek.

 
TÜRKİYE OTİZM MECLİSİ YASA HAZIRLIYOR

 
Türkiye’de otizmle mücadele konusunda faaliyet gösteren 103 sivil toplum kuruluşu, dernek ve vakfın bir araya gelmesiyle kurulan Türkiye Otizm Meclisi’nin (TOM) yürütücü sekretaryasını da ANOV üstlenmiş durumda. Meclis, ANOV tarafından planlanan çalıştaylarda TBMM’ye sunulacak Otizm ve Down Sendomu ile mücadele konusundaki yasanın alt yapısını oluşturma görevini üstlendi. Bu çalışmaların da sonuna gelindi.
ANOV’un çalışmaları arasında otizmli bireylerin sosyal hayata katılması önemli bir yer tutuyor. İlki Gaziemir’deki Optimum AVM’de yer alan Elele Kafe bu amaçla başlatılan pilot bir uygulama oldu. Burada hizmet sektörüne uygunluğu saptanan ve eğitilen otizmli bireylere iş olanağı sağlanıyor.

 
ARTIK HER 59 ÇOCUKTAN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR
 

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) sosyal etkileşim, iletişimde yetersizlikler, sınırlı tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanları ile kendini gösteren nöro–gelişimsel bir bozukluk. Çoğunlukla yaşamın ilk üç yılında fark ediliyor. ABD’de 1985 yılında yapılan araştırmaya göre, 2 bin 500 çocuktan birinde görülme sıklığı varken, zaman geçtikçe bu oranın arttığı ortaya çıktı. Son yıllarda yapılan araştırmalar ise, bu oranın hızla yükselerek 59 çocukta 1'e kadar yükseldiğini kanıtladı.Yine araştırmalara göre, önümüzdeki 20 yıl içinde her 25 çocuktan birinde otizm görülme ihtimali ortaya çıkabilir.
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) sorunu ile OSB’li birey ve ailesinin, birlikte tam eğitimi sağlanmadan; aile ve sosyal çevresi ile bilinçli işbirliği olmadan mücadele etmek mümkün değil. Bu yapılamadığı takdirde, eğitim yeterli olamıyor, hatta gelişen sorunlarla zaman içinde aile dağılabiliyor ve daha ziyade, çocuğun tüm yükü annenin üzerine kalıyor. Bunun topluma yarattığı yük–acı hesaplanamaz boyutta. Oysa her OSB’li birey, seviyesine uygun olarak eğitilebiliyor. Bu bireylerin yüzde 10 kadarı yüksek zekâlı oluyor, bir konuya odaklanmaktaki olağanüstü yetenekleri doğru ve yoğun eğitimle ortaya çıkarıldığında yeteneklerine uygun mesleklerde ve bilim–Ar-Ge alanlarında çok başarılı olabiliyorlar.

TBMM'YE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR
 

Nüvit-Yeşim Uyar çiftinin başlattıkları kutsal mücadele ve kurdukları Anadolu Otizm Vakfı, büyük bir yola girmiş durumda. Bugüne kadar inanılmaz başarılı çalışmalar yaptılar. Ancak, devletin desteği olmadan, gerekli yasal düzenlemeler sağlanmadan ve kendilerine daha geniş imkanlar verilmeden, o mücadele belli yerlerde kalır ve ülkeye yayılamaz. Oysa, otizmin yayılma hızı çok yüksek seyrediyor ve devlet buna karşı mutlaka önlemini almak zorunda. Umarım, TBMM gerekli hassasiyeti gösterir de, ANOV'un özverili çalışmaları ülkenin her yerine yayılır ve örnek olur.  

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!