Malum, küresel salgın Covid-19 etkisini giderek artırırken, küresel ekonomi de ciddi şekilde hasar görmeye devam ediyor.
Görüyoruz ki, salgınla mücadele için tüm ülkelerde olağanüstü ekonomik tedbir paketleri açıklanıyor.
Bizde de peş peşe önleyici adımlar atılmaya çalışılıyor.
Peki..
Bu adımlar özellikle iş dünyası için yeterli görünüyor mu?
Açıklanan önlemler artan sıkıntılara ve belirsizliklere çare olabilecek mi?

İşte, buralarda bazı soru işaretleri olduğunu gözlemliyoruz.
Bunu da iş dünyası temsilcilerinin yaptıkları açıklamalardan çok net anlıyoruz.
Belli ki, iş alemi daha somut ve radikal adımlara ihtiyaç duyuyor.
Mesela önceki gün Ege Bölgesi Sanayi Odası önemli bir duyuru yayınladı.
Meclis Başkanı Salih Esen ile Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar imzasıyla iletilen duyuruda, alınması gereken önlemler ile beklentiler dile getirildi.
Nedir onlar, şöyle sıralayalım..

*

- İşçi çıkarılmasının önüne geçmek için uygulamaya alınan kısa çalışma ödeneği, birtakım kısıtlar nedeni ile toplam harcamanın sadece üçte birini karşılamaktadır. 
- Ancak, geldiğimiz süreç itibari ile tamamının ödenmesi zorunluluğu doğmuştur.  
- Bu sebeple, çalışanların ücretlerinin tamamının ödenmesi için acilen işsizlik fonunun devreye sokulması gerekmektedir.
- İcra işlemlerinin durdurulması, çek ödemelerine getirilen üstü kapalı korumacılık, kira ödemelerinin 3 ay süre ile ödenmemesine yol açacak tedbirler, vatandaşın vatandaşa olan borcunu ödemedeki her aksama, piyasada zincirleme bir şekilde tüm kesimlere olumsuz yansıyacaktır.
- Ve hatta kötü niyetli kişilerce bu durum kullanılarak, ödemelerin tamamen durma noktasına gelmesi de söz konusudur.
- Vatandaş bir yandan can derdinde, diğer yandan yıllarını verdiği şirketinin yok olacağı endişesi arasında sıkışıp kalmıştır.

*

Sanayi Odası mevcut sıkıntıları bu şekilde özetledikten sonra, çareyi ve beklentileri de şöyle vurguluyor:

- Biz diyoruz ki; gün, enflasyon ve sıkı para politika hedeflerinin tutturulacağı gün değildir.
- Gün, devletin elini cebine atarak yurtdışı örneklerinde gördüğümüz gibi işverenin işlerini devam ettirmesini sağlayacak, vatandaşların da temel ihtiyaçlarını giderecek ödemeleri üstleneceği gündür.
- Yani, herkesin kamuya olanlar dışındaki vadesi gelen borçlarını, maaşlarını ödeyebilmesi sağlanabilmelidir.
- Çünkü, gün, işverene, çalışana, vatandaşa nefes olma günüdür.
- Devlet de, bugünler içindir.
- Birlikte hareket ettiğimiz sürece en kısa sürede atlatacağımıza inancımız tamdır.

*

Salgınla bizden daha büyük boyutlarda uğraşan Avrupa ülkeleri, sanayicilerin yukarıda belirttikleri adımları attılar, çalışanlarına, sanayicilerine, üreticilerine, işsizlerine, yani ekonomik sıkıntıyı yaşayan her kesime devletin ödeme garantisini verdiler.
"Siz sadece sağlığınızla ilgilenin, 3 ay boyunca, 6 ay boyunca tüm ödemeleriniz, maaşlarınız, giderleriniz bize ait, kimse parasız kalmayacak, kimse işsiz kalmayacak, kimse iflas etmeyecek" dediler.
Böylece vatandaşlarını ekonomik anlamda rahatlattılar.
Benzer uygulamaları bizim iş dünyası da bekliyor ve adımların bu yönde atılmasını istiyorlar.
Ancak somut çözümler sayesinde "can mı, şirket mi" arasında sıkışıp kalmaktan kurtulabileceklerini düşünüyorlar.
Haksız da sayılmazlar. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!