Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İzmir'e 1998 yılında piyango vurmuştu.
58 kentin başvurduğu, ancak yalnızca 9 kentin dahil edildiği Birleşmiş Milletler'in RADIUS Projesi kapsamına alınmıştı.
Niye alınmıştı?
Çünkü, o dönemin belediye başkanı Burhan Özfatura, deprem tehlikesine ciddi önem veriyordu. Kentin yapı stokunun 7 ve üzeri büyüklükteki bir depremde büyük hasar göreceğini biliyordu. Buna dayanmak için neler yapılması gerektiğini araştırıyordu. BM projesine de o yüzden başvurmuştu. Binaların yenilenmesi, sağlamlaştırılması için her türlü imkanı sağlayacağını da açıkça söylüyordu.
1999'da Özfatura'nın yerine gelen Ahmet Piriştina da projeye tam destek verdi, sahip çıktı. Açık adı "Kentsel Alanların Deprem Felaketlerine Karşı İncelenmesi İçin Risk Değerlendirme Araçları" (Risk Assesment Tools for Diagnosis of Urban Areas Against Seismic Disasters) olan RADIUS projesinin çalışması, 1999'un temmuz ayında tamamlandı.
Projeyle neler planlandı, neler saptandı, şöyle sıralayalım:
- Kent merkezinde ve tüm ilçelerinde zemin sınıflandırılması yapıldı. Nereleri sağlam, nereleri olumsuz, nereleri kritik tek tek belgelendi.
- Altyapıların, yolların, köprülerin, demiryollarının, tüm iletişim hatlarının bilgileri toplandı.
- Kamu binalarının, okulların, hastanelerin depreme dayanıklılıkları ortaya kondu, olası depremde hasar durumları belirlendi.
- Toplu konutlar dahil 220 bin bina incelendi, raporlar hazırlandı.
- Tüm bilgiler derlendi, bütün veriler senaryo depremine göre değerlendirildi.
- Yerli ve yabancı deprem uzmanlarının, bilim insanlarının, ünlü profesörlerin, teknik odaların, üniversitelerin işbirliğiyle yapılan dev çalışmanın her ayrıntısı da hem Kandilli Rasathanesi'ne, hem de İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gönderildi.
- Artık elimizde harika bir RADIUS projesi, yani İzmir'in Deprem Senaryosu vardı ve bu Türkiye'de ilk kez gerçekleştiriliyordu.
- Deprem öncesi alınacak önlemler, yıkılması gereken binalar, onarılması gereken yapılar, tehlikeli ve tehlikesiz bölgeler, riskli ve risksiz zeminler, imara açılacak ve açılmayacak yerler elimizdeydi. Kent buna göre yeniden yapılandırılacaktı. Her türlü planımız hazırdı. 7 ve üzeri büyüklüğündeki depreme karşı hazırlanacaktık.

*

Peki.. Bunca çalışmadan, bunca emekten sonra ne oldu, neler yapıldı?
Aradan tam 22 yıl geçti.
Üzerinde o kadar uğraştığımız Deprem Master Planı'nda bir adım bile ileri atmadık. O günlerden bu günlere dört Büyükşehir Belediye Başkanı gördük. Ama ne yazık ki, arzuladığımız çalışmaları gerçekleştiremedik.
Sonuçta, 7 büyüklüğündeki deprem geldi çattı ve yüzlerce evi yıktı, yüzü aşkın insanımızı aramızdan aldı, yüzlerce insanımızı yaraladı.
Eğer zamanında doğru davransaydık, şimdi bu acıları yaşamazdık.
Tablonun bundan sonra düzeleceğine inanıyor musunuz peki?
Bazı önlemler alınacaktır belki, ancak köklü bir çözüme hiç inanmıyorum.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00