Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

- Egeli su ürünleri ihracatçıları, Türkiye’nin 2020 yılında yaptığı 1 milyar 53 milyon dolarlık ihracatın 741 milyon dolarlık bölümünü tek başına karşıladı.
- Egeli üreticiler, Türkiye’nin 2020 yılında ihraç ettiği her 4 balıktan, 3’ünü ihraç etmeyi başardı.

*

Siz balık yemezken..

- Yabancılar en çok bizim levreği yediler ve bunun için tam 355.6 milyon dolar ödediler.
- Çipuramıza 311, alabalığımıza 120 milyon dolar akıttılar.
- Orkinosumuza 65.3 milyon dolar bağlarken, asıl patlamayı Türk somonunda yaptılar, yüzde 96'lık ihracat artış hızıyla bize 56.8 milyon dolar verdiler.

*

Siz balık yemezken..

- Geçen yıl Ege Bölgesi’ndeki 164 firma su ürünleri ihracatına katkı koydu.
- Yeni girişimciler dünya çapında modern tesisler kurdu.
- Ülkenin yurtdışına gönderdiği balıkların yüzde 84'ü bu tesislerde yetiştirildi.
Siz balık yemezken..
- Hollandalılar bizim balıkları löpür löpür götürdüler, 133 milyon dolarlık alımla ilk sırayı kaptılar.
- Ruslar 132, İtalyanlar 129 milyon dolarlık balık siparişleriyle Hollandalıları takip ettiler.
- Deniz ve balık memleketi Yunanistan bile 81 milyon dolarlık Türk balığı satın aldı.
- İngilizler, Japonlar, Almanlar, İspanyollar, Amerikalılar ve İsrailliler sofralarına bizim balıkları koydular.

*

İyi güzel de, el alem bu kadar balık tüketirken, hem de bizim yolladıklarımızı yerken, biz neden yemiyoruz ve hep uzak duruyoruz?

Oysa balık bağışıklık sistemini güçlendiriyor, omega 3 açısından en zengin gıda, zeka gelişimine faydalı, kalp sağlığını koruyor, kemikleri güçlendiriyor, hücreleri onarıyor, depresyondan koruyor, diyabet riskini azaltıyor, kilo kontrolüne çok büyük katkı sağlıyor.

Gelişmiş ülkelerde kişi başı balık tüketimi 30-40 kiloları bulurken, Türkiye’de bu rakam yalnızca 6 kilo..
Olacak iş mi?

Üç tarafı denizle çevrili ülkenin insanları bu kadar mı az balık yer, su ürünlerine bu kadar mı ilgisiz kalır, anlamak zor doğrusu..
İç tüketimin bu kadar zayıf olması sadece fiyatlara bağlanamaz.
Tablo, fiyatlar düştüğünde de değişmiyor çünkü..

Asıl sorun, toplumun denizle olan negatif ilişkisinde gibi görünüyor.
Haksız mıyım ki?..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00