Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Eskiden de düşmanlarımız vardı.

Eskiden de sevmeyenlerimiz vardı.

Eskiden de anlaşmazlıklarımız vardı.

Eskiden de sorunlarımız vardı.

*

Ama, ama..

Hiçbir dönemde hepsi bu kadar üst seviyeye çıkmamıştı.

Hiçbir dönemde ülkemiz bu kadar dibe vurmamıştı.

Hiçbir dönemde sevmeyenlerimiz bu kadar zirve yapmamıştı.

Hiçbir dönemde Türkiye tepkisi bu kadar fırlamamıştı.

*

Şimdi ise, hepsi yüksek noktada..

*

Buna en son ve en somut kanıt, Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdiği ankettir.

Ne yazık ki, ankete göre; Türkiye artık Rusya ve Çin’den daha büyük bir tehdit unsuru ve sorun olarak görünüyor Avrupalılar nezdinde..

Katılımcıların çoğu Rusya ve Çin'i "stratejik ortak" olarak tanımlarken, Türkiye için çoğunlukla "hasım" ifadesi kullanıldı.

Çoğunluk, Türkiye'deki insan hakları ihlallerine yönelik daha güçlü bir duruş görmek istediğini belirtti.

*

Ankette Avrupalıların kendi örgütleri Avrupa Birliği’ne, ABD’ye, Birleşik Krallık’a ve aynaya bakışları da irdeleniyor.

Buna göre verilen mesajlar şöyle:

Almanya'da % 55, Fransa'da % 62 ve İtalya'da % 57 AB'nin "arızalanmış" olsa da uluslararası krizlerin çözümünde Avrupa Birliği’nin önemli olduğunu düşünüyor.

Avrupalıların yalnızca % 20'si ABD'yi "değerleri ve çıkarları Avrupa ile ortak olan müttefik" şeklinde tanımlıyor.

Brexit'in ardından Birleşik Krallık'ı yalnızca Danimarkalıların çoğu "müttefik" olarak görüyor. Diğer ülkelerde çoğunluk ülkeyi "gerekli bir ortak" olarak vurguluyor.

Avrupalıların aynaya bakışları ise enteresan..

*

İspanyalıların % 80'i, Fransalıların % 66'sı, Bulgaristanlıların % 63'ü ve Polonyalıların % 60'ı kendi ulusal siyasi sistemlerine olan inançlarını ve güvenlerini kaybetmiş durumda.

*

Onların kendi sistemleri ya da ülkeleri için ne düşündükleri bizi fazla ilgilendirmiyor.

Avrupa’nın da siyasi ve ekonomik krizlerle boğuştuğunu ve çoğu ülkede huzursuzluk ve mutsuzluk olduğunu biliyoruz.

Fakat..

Türkiye’yi geçmişe oranla çok daha farklı görmelerine ve bir “hasım” olarak değerlendirmelerine ilk defa şahit oluyoruz.

Bu da demek oluyor ki, kendimizi hem içeride, hem de dışarıda tüketip bitirmişiz.

Yazık ki ne yazık..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00