Son Dakika

Türkiyeli Suriyeliler

01.02.2018 - 03:20 | Güncelleme:

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrin operasyonu tamamlanınca yüz binlerce Suriyelinin ülkesine dönebileceğine dair sözlerini eleştirdi. Eleştirisinin temelindeyse 2015’te yaptığı bir seçim konuşması var. Konuşmasında kendisinin de “1 milyon 700 bin Suriyeliyi ülkesine göndereceğini” söylediğini belirtip bugün aynı şeyi söyleyenler tarafından o gün ırkçılıkla suçlandığını hatırlatıyor.

Meseleye günün şartlarından ayrıştırılmış bir şekilde bakıldığında Kılıçdaroğlu bu serzenişinde yerden göğe kadar haklıymış gibi bir hava oluşuyor haliyle. Oysa “günün şartları” ifadesi o kadar önemli bir formül ki... Geçmişi yargılarken yanlışa sapmamak için bu kılavuzdan asla şaşmamak gerekiyor.

Kılıçdaroğlu’nun Suriyelileri geri göndermekten bahsettiği 2015’ten bugüne neler değişti neler Suriye sahasında. O dönem Suriye rejimi, İran ve Rusya’yla birlikte Suriye’nin dört bir yanını kadın, çocuk, terörist, silahlı-silahsız muhalif demeden bombalıyordu. Esad’ın bombalarından kurtulmak için kaçanların bir bölümü Türkiye ve diğer ülkelere sığınırken, çok daha büyük bir kısmı da kendisini DEAŞ’ın kanlı ellerinde buluveriyordu.

Esad, sivil ölümlerini durduracak önerilerde bulundukları için Türkiye, ABD ve BM’yi “teröre destek” vermekle suçluyordu.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’deki Suriyelileri “geri göndermekten” bahsettiği o günlerde, kaçamayan Suriyeli kadınlar DEAŞ’ın köle pazarlarında satılıyordu. AK Parti hükümeti Kılıçdaroğlu’nun çağrısına uyup Suriyelileri geri göndermeye kalksa Türkiye onları o şartlar altında koruyamazdı. Bırakın Suriye hava sahasında Türk F-16’larımızın uçmasını, tek bir askerimizin bile bu komşu ülke topraklarına ayak basmasının hayal dahi edilemeyeceği bir yıldı 2015.

Oysa bugün önümüzde az da olsa iyimserliğe imkân tanıyan bir Suriye tablosu duruyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, Rusya’yla koordineli şekilde Suriye’de operasyon düzenleyip barışı tesis etmeye çalışıyor. 1 yıldan fazla zamandır da Türkiye, İran ve Rusya tarafından kurulmuş, barışın siyasi ayağının konuşulduğu, çatışmasızlık sahalarının elbirliğiyle inşa edildiği bir Suriye var artık önümüzde. Diğer tarafta da BM’nin Cenevre masası var. Batılı devletlerin de bu süreçte Türkiye’yle birlikte Esad’cı bloka karşı baskıyı artıracakları, dolayısıyla barış ihtimalini artıracakları bir döneme girilmiş durumda.

Evet rejimin, İran’ın ve Rusya’nın ihlalleri bazı yerlerde halen devam ediyor. Ülkenin pek çok yerinde siviller için tehlike geçmiş sayılmaz. Sayısız ülkenin ajanının, özel orduların cirit attığı bir ülkede şiddetin dozunu düşürmek kolay değil. Huzur Suriye’ye halen uzak. Kaldı ki şiddet bitse bile başka ülkelere yerleşmiş, iş güç sahibi olmuş Suriyelilerden ülkelerine dönenlerin sayısı muhtemelen çok sınırlı kalacak. Belli ki Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu durumun farkında. Kılıçdaroğlu’nun 2015’te tüm Suriyelilerin geri gönderilmesi önerisinden farklı olarak Erdoğan, “yüz binlerce Suriyelinin ileride” geri dönebileceğini söylüyor. Bu, çok daha gerçekçi bir yaklaşım değil mi?

“Kişi kim ayrılır ilinden / Gidermez zikrini daim dilinden” diyor Ahmed-i Dai meşhur Çengnamesi’nde. Türkiye’ye sığınmış Suriyeliler “Ah vatanım” zikriyle içten içe yanarken ‘aramızda’ kalmaya ve zamanla da ‘bizden’ olmaya devam edecekler. 7 yıl önce Türkiye’de doğmuş, “vatandaş” olmuş, burada okula başlamış olanlara ve tabii ailelerine en azından bizim artık “nasıl olsa geri dönecekler” gözüyle bakmaktan vazgeçmemiz gerekiyor.

Hal böyleyken, iyi yönetilemediği takdirde sayısız soruna yol açacağı bilinen “Türkiyeli Suriyeliler’in entegrasyonu” meselesine odaklanıp iktidarın karşısına rasyonel çözüm önerileriyle çıkmak anamuhalefet partisine çok daha yaraşacak bir tavır gibi görünüyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 11 Şubat 2018 Pazar 11:02
    Benim şahsi görüşüm , ülkemizden gitme ihtimalleri çok ama çok az 0 - 20 yaş aralığında ki Suriyeli mültecilerin çoğunluğu artık ülkemize entegre olmuş vaziyette , savaşın olmadığı ve şartların kendi ülkelerinden daha iyi olduğunu gördükleri Türkiye'yi terk etmezler . Tek korkum ileride küçük getto'larda biz Türklere büyük sıkıntılar çektirme ihtimallerinin olmasıdır .
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 12:39
    Türkiye Suriyelileri olabilirdi başlık. Türkiyeli diye bir tanım, tabir kesinlikle saçmalık. Biz Türkler bile Türkiye Türküyüz, Azerbaycan Türkü, Kıbrıs Türkü, Kazakistan Türkü diye devam eder. Bu konularda yazan birisi kelimelerini özenle seçmeli.
  • Misafir 02 Şubat 2018 Cuma 13:41
    7 yıl önce doğmuş Suriyeli 7 yaşındadır, neyin entegrasyonundan bahsediyorsunuz, bu insanların kendi topraklarını boş bırakması doğru mu sizce
  • Misafir 01 Şubat 2018 Perşembe 15:23
    bencede gitsinler ilerde daha büyük sorun lar çıkacak türk halkida böyle istiyor
  • Misafir 01 Şubat 2018 Perşembe 11:48
    Son günlerin en iyi yazısı harika olmuş. Saygılar..
Kalan karakter : 2000