Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Kırgızistan’da parlamento seçimlerinin ardından başlayan kaos ve istikrarsızlık farklı bir biçim kazanarak devam ediyor. Zira şu an parlamento çoğunluğu tarafından Başbakanlığa getirilen 51 yaşındaki Sadr Japarov Mart 2017'den beri hapisteydi. Sadece o değil önceki Cumhurbaşkanı Atambayev ve bazı siyasetçiler de serbest kalmış ancak Japarov’un artan hakimiyetiyle yeniden tutuklanmışlardı.

        En kritik anlardan biri 6 Ekim gecesi yaklaşık 30 milletvekilinin apar topar Bişkek'teki meşhur Dostuk Otel'de toplanmasıydı. Bir kısmı ülkenin güneyinde uçakla geldiler. Japarov’un Başbakanlığa getirilmesini kararlaştırdılar. İçlerinde Ceenbekov destekçisi Mekenim Partisi’nin başkanı da vardı. Oysa en az 61 milletvekili gerekiyordu. İki gün önce Cumhurbaşkanı Ceenbekov çoğunluğun sağlanmadığı gerekçesiyle başka bir kişinin atanmasından yana tavır sergiledi. Bu açıklama Rusya temsilcisi Dmitry Kozak'ın Kırgızistan'ı ziyaret etmesinden bir süre sonra geldi. ABD Bişkek Büyükelçiliği ise Ceenbekov’a destek vererek “suç örgütlerinin ülkenin siyaset ve yönetimini belirlememesi gerektiğini” açıkladı. Yine de Japarov engellenemedi ve başbakanlığa getirildi.

        Başbakan Japarov’un ayağının tozuyla “Rusya Kırgızistan’ın ana stratejik ortağı olmaya devam edecek” açıklaması aslında arka planda nasıl bir dinamik denge olduğunun da işareti.

        REKLAM

        Zira Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler ABD’nin tutumuna benzer açıklamalar yaptı. Göreli olarak ortada görünmeyen oyuncu ülkenin en çok borcunun olduğu Çin’di. Sadece 5 Ekim’de büyükelçilik aracılığıyla “endişelerini” dile getirdiler. Genel olarak Kırgızistan’ın Moskova’nın sarsılmaz bir etki alanında olduğu ileri sürülse de son yıllarda Çin, ülke ekonomisinin temel dinamiklerini adeta ele geçiriyor. Çin’in bu tutumu bir tür “içişlerine karışmama” ilkesiyle açıklansa da Kırgızistan’daki istikrarsızlığı en çok Çin istemeyecektir. Bu güç dengeleri yeni seçimler ve nihai olarak yeni cumhurbaşkanının belirlenmesine kadar çetin bir mücadeleye sahne olacaktır.

        Öte yandan mevcut Cumhurbaşkanı Ceenbekov’un sözcüsü Tolgonai Stamaliyeva yeniden yapılacak parlamento seçimlerinin ardından görevi bırakacağını açıkladı. Doğrusu bu da yeni bir kaosun gelmekte olduğunun habercisi. Çünkü yeni cumhurbaşkanının kim olacağı tartışmaları ülkenin stratejik konumunu önemseyen güçler arasındaki bir mücadeleyi de beraberinde getiriyor. Üstelik bu kez seçime hile karıştırmakla itham edilen öncü partiler ve parçalı bir muhalefet yapısıyla seçilmiş bir hükümet fotoğrafı var ortada…

        Diğer bir önemli husus da giderek kötüleşen ekonomik koşulların sivil itaatsizlik eğilimlerini meşrulaştıracak bir boyuta evrilmesi ihtimali…

        Özellikle küresel salgının etkisiyle GSYİH’nın %6’sını oluşturan turizm gelirleri dibe vurdu. Hizmet işletmeleri can çekişiyor. Asya Kalkınma Bankası’nın Ağustos ayı raporuna göre Kırgızistan ekonomisinin bu yıl %10 küçüldüğü kaydedildi. Ülkenin temel girdilerinden birisi olan ve Rusya'da yaşayan göçmen işçi gelirleri yaklaşık dörtte bir azaldı. Temel gelir kaynaklarından birisi olan altın madenlerinin yağmalanma tehlikesi yaşadığı biliniyor. En büyük altın madeni olan Kumtor, coğrafi konumu sebebiyle ulaşılması zor bir noktada duruyor. Ancak 7 Ekim’de Bişkek’teki ofislerine bir grup saldırdı.

        Türkiye Türk Konseyi’nin kurucu üyesi Kırgızistan’daki tüm bu dengeleri iyi anlamak ve pozisyonunu almak zorundadır.

        Diğer Yazılar