Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Bugün İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100.yıldönümü… Aynı zamanda 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un taçlandığı anlamlı gün.

        İzmir’in kurtuluşu, büyük bir kahramanlık ve karşı duruşun yanı sıra kararlı ve güçlü bir stratejiyle neticelenmiştir.

        Öyle ki işgalciler Türk ordusunun ilerlemesini durdurmak için İstanbul’dan kimi hamlelerde bulunmuşlardır. Büyük Nutuk’ta bu süreç şöyle anlatılmaktadır:

        31 Ağustos 1922’e gelindiğinde ordular İzmir genel istika­metinde ve diğer kısımlarıyla da Eskişehir ve kuze­yinde hareket ediyorlardı.

        Mustafa Kemal Paşa kendi ifadesiyle düşman ordusunun tamamen imha edileceğinden emin oldukları için vaziyeti mümkün olduğu kadar dünyadan gizlemek istiyordu.

        Bunlardan biri ordunun ilerlememe olduğu sırada 4 Eylül’de Rauf Bey aracılıyla İstanbul’dan gönderilen barış isteyen telgraftır. Mustafa Kemal Başkumandan olarak 5 Eylül’de cevabını yazar.

        Buna göre Yunan ordusu mağlup edilmiştir ve artık yeniden karşı koymasına ihtimal yoktur. Anadolu toprakları müzakereye açık değildir. Barış görüşmeleri sadece Trakya için söz konusu ola­bilir. Fakat Yunan hükümetinin doğrudan Büyük Millet Meclisi hükümetine ve 10 Eylül’e kadar başvurması gerekir. Bu tarihe kadar istemezlerse sonrasında aşağıda yazdığı maddeleri de kabul etmeyeceğini iletmiştir.

        O maddeler:

        1. 15 gün içinde Trakya 1914 sınırlarına kadar kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetine teslime edilecek.

        2. Yunanistan'daki esirlerimiz 15 gün içinde teslim olunacak.

        3. Yunan ordusunun Anadolu'da yaptığı tahribatı tamir etmeyi şimdiden taahhüt etmeliler.

        Yine bu süreçte Mustafa Kemal Paşa’ya gelen bir telsiz telgrafta müzakere için yetkilendirilen İzmir'deki İtilaf devletleri konsolosları­ ile nerede ve ne zaman görüşebileceği sorulmuştu.

        Paşa’nın cevabı “9 Eylül 1922'de Nif’te” olmuştu! (Sonra adı Kemalpaşa olan ilçe)

        Mustafa Kemal gerçekten de dediği günde oradaydı ancak görüşme isteyenler orada değildi. Çünkü İzmir rıhtımında ilk verdiği hedefe, Akdeniz'e Türk ordusu varmıştı!

        İşte bu aşamaya gelindiğinde diplomasi sahasına geçiş ilan edilmiş ve İstanbul'un, Trakya'nın kurtarıldığı Mudanya Mütarekesi beraberinde gelmiştir.

        Başkumandan Mustafa Kemal, işgalci Yunan ordusunu Akdeniz'e Marmara'ya döken bu zaferi şöyle ifade etmektedir:

        "Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle ne­ticelendirilmiş olan bu harekat, Türk ordusunun, Türk subaylar ve ku­manda heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihte bir daha tespit eden muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık fikrinin ölümsüz abi­desidir..."

        Evet Türk milletinin tarihinde büyük zaferler vardır. 9 Eylül'e giden ve düşmanı tamamen püskürten bu Zafer de bunlardan biridir. Bu aslında Türk Milletinin "Buradayız ve gitmiyoruz!" ifadesinin tecellisidir.

        Sonuç olarak böyle bir mücadeleyle kıvanç duymayan birinin bu büyük milletin sinesinde onun bir mensubu olamayacağını açıkça ifade etmek isterim.

        Saygı, rahmet ve minnetle...

        Diğer Yazılar