2014 yılına (IŞ)İD’in damga vurduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Aslında kökleri 2003’teki ABD’nin Irak işgaline giden ve 2004’te Irak El Kaide’si adıyla kendini gösteren bir yapıdan söz ediyoruz. Daha sonra Irak İslam Devleti adını alan örgüt 2013 yılının Nisan ayında El Kaide’nin Suriye kanadı olan Nusra Cephesi’nin katılımıyla Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) oldu. El Kaide merkeziyle yaşanan anlaşmazlık nedeniyle 2014 Ocak ayında Nusra Cephesi, IŞİD’den ayrıldı.

IŞİD’in 2014’e damga vurmasının esas nedeni, 9 Haziran günü Musul’u ele geçirmesidir. Bundan 20 gün sonra hilafet ilan eden örgüt adını da İslam Devleti (İD) olarak değiştirdi. (Eski adını da hatırlatmak için örgütten (IŞ)İD olarak bahsetmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.)

DEĞİŞEN FAKTÖRLER

Musul’u almasının ardından dünya aylarca (IŞ)İD’i konuştu. Ama bir süredir örgütün eski popülaritesine sahip olmadığını görüyoruz. Bunun nedenleri üzerine kafa yorduğumuzda karşımıza şu hususlar çıkıyor:

Yeni yerler elde edememesi: (IŞ) İD Musul’un ardından Suriye ve Irak’ta Sünni Arapların çoğunlukta olduğu birçok kente ek olarak Kürtlerin denetimindeki bazı yerleşim birimlerini de ele geçirdi. Ama örgütün yayılması bir süredir kesilmiş durumda. Hatta Irak’ta peşmergeler, PKK çizgisindeki Suriye ve Kandil’den gelen savaşçılarla birlikte Şengal’i geri aldılar.

■ Kobani direnişi: (IŞ)İD çok kolay lokma gözüken Kobani’yi bir türlü ele geçiremedi. YPG öncülüğündeki direnişi kırmak için yoğun çaba sarf eden, imkânlarını seferber eden (IŞ)İD’in başarısızlığı kendi içinde moral bozukluğuna, düşmanlarında da motivasyona yol açtı.

Vahşetin kanıksanması: El Kaide, 11 Eylül 2001 terör saldırılarında net olarak görüldüğü gibi esas olarak dehşete yol açıyordu. (IŞ)İD ise dehşetten ziyade vahşeti öne çıkardı. (IŞ)İD’in oldukça profesyonel bir şekilde medyada dolaşıma soktuğu kafa kesme, toplu infaz görüntüleri yüzünden dehşete kapılmış olan insanların direnme ve mücadele gücü büyük ölçüde azaldı. Fakat bir yerden sonra (IŞ)İD’in vahşeti kanıksandı ve sıradanlaştı. Böylece örgüt en önemli propaganda aracından büyük ölçüde mahrum kaldı.

IRAK VE SURİYE’DE DEĞİŞEN DENGELER

■ Devlet olmanın zorlukları: El Kaide’ye insanlar, öldürmek ve ölmek için katılıyordu. (IŞ)İD onlara savaşa ek olarak bir yaşam da vaat ediyor. Buna bağlı olarak dünyanın dört bir tarafından insanlar, Irak’ta Musul’u, Suriye’de Rakka’yı bir nevi başkent olarak kullanan (IŞ) İD’in “vatandaşı” olmaya gittiler. Fakat ilk günlerdeki nispi rahatlığın aksine (IŞ)İD’in ekonominin çarklarını döndürmede epey zorlandığı haberleri geliyor. Halbuki (IŞ) İD’in, kontrolündeki yerleşim birimlerinde gündelik hayatın normal akışını sağlamak, hatta insanların yaşam şartlarını daha da iyileştirmekten başka bir seçeneği yok.

■ Destekçilerini kaybediyor: (IŞ)İD başlangıçta, Suriye’de Esad rejiminin gitmesini, Irak’ta da İran’ın nüfuzunun azalmasını isteyen bazı bölgesel güçlerin açık ya da örtülü desteğine sahipti. Ancak bu güçlerin hatırı sayılır bir bölümü, ABD öncülüğünde kendisine karşı kurulan uluslararası koalisyona katılmak durumunda kaldı. Suriye ve Irak’taki rejimlerin uluslararası toplulukla ilişkilerini rehabilite etme konusunda epey mesafe kat etmiş olmaları (IŞ)İD’i iyice yalnızlaştırıyor. Öte yandan (IŞ)İD’in öteden beri kendisine biat etmeyen diğer İslamcı gruplarla da çatışma halinde olduğunu biliyoruz.

Sonuç olarak, 2014’ün ortalarından itibaren yükselişe geçen (IŞ)İD’in aynı yılın sonlarına doğru inişe geçtiğini görüyoruz. Eğer bölgesel ve küresel güçler bu durumu doğru tahlil ederlerse 2015 (IŞ)İD’in mutlak anlamda tasfiyesi olmasa bile büyük ölçüde etkisizleştirileceği bir yıl olabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!