Beşiktaş'ın dengeli ve iyi kurulmuş kadrosu yaşlandı.. F.Bahçe'nin kadro kalitesi yıllar içinde eriye eriye nihayet bu sezon en kalibresi düşük halini aldı. 

Trabzonspor "çıplak gerçeği" nihayet farketti ve açıkça yüksek maliyetli oyuncularından kurtulmaya karar verdi. 

Bu rakiplerinden önce (Dursun Özbek'in ilk dönemi) küçülmeye giden ve savrulan Galatasaray, cebindeki son parayla geçen sezon başında "iyi" bir kadro kurdu. Harika değildi ama ehven-i şer idi.. Bu kadro Tudor'un sezon başı verdiği doğru kuvvet yüklemesi ile (kim ne derse desin Tudor'un fizik idmanlarının kalitesi, her Türk meslektaşınınkinden fazlaydı) iyi başladıkları sezonu 'sakin kalabilen' ve tecrübesi ile sahada konuşan teknik adam farkıyla şampiyon olundu. 

Bu sezon, Gomis kaybedildi.. Tolga gönderildi.. Maicon aslında satıldı ama mecburen kaldı.. Teknik adam, yarı başkanlık - eş başkanlık modeline geçti. Onyekuru dışında 11 transferi yapıldı diyemeyiz. Fenerbahçe derbisinden sonra gelen cezalar ve muhtemelen yanlış idmanlardan dolayı artan sakatlıklarla kadro zaafiyeti iyice arttı. 

Buna karşın 'mali zorluk' pek de yaşamayan Anadolu kulüpleri kadrolarını ekstra takviyelerle dolduramasalar da en azından belli oranda kuvvetlerini korudular. Büyüklerin kadrosu eriyip, kaliteleri aşağı inerken Anadolu kulüplerinin bazıları en azından yerinde sayarak büyüklere yaklaştı. Bu aradaki kalite farkının çok azalması büyüklerin kazanmalarını çok zorlaştırıyor artık. Konya da kadro kalitesini koruyabilen; belli bir fizik gücüne sahip iyi yönetiliyormuş gibi görünen bir kulüp... O zaman iki takım arasında galibiyeti, bireysel kalitelerin küçük farkları belirler oldu. İlk yarıda Galatasaray sağdan Mariano'nun bindirmeleri ile etkili olmaya çalıştı. Birinde Eren vurdu üstten auta gitti.

Devrenin sonunda ise Jahovic bomboş götürdüğü topta Muslera'yı aşamadı. İki takımın da santraforları bir adım daha iyi olsa devre 1-1 bitebilirdi. 2. yarı ise art arda 3 Konya akınının birinde blok, birinde direk birinde yine Muslera skoru 0-0'da tuttu. 
İşte bu kaledeki kalite farkı Galatasaray'ı hep oyunda tutuyor. Nihayet yine bir 'kaliteli' ortada Mariano, Konyalılar'a kendi kalelerine golü attırdı. Tıpkı ilk hafta Ankaragücü maçında yaptırdığı gibi.

İyi kaleci farkı ve iyi orta kalitesi maçı 1-0'a bağlayacakken penaltı kararı geldi. Pozisyonu ilk izlediğim anda ben de "penaltı" dedim. Hüseyin Göçek'in de bu şekilde düşünmesi normal. Ancak kale arkası kamerasında net bir biçimde görüldü ki Serdar Aziz'in müdehalesi topaymış. VAR'ın penaltıyı iptal ettirmesi; en azından "Hocam bir daha izle" demesi gerekirdi. Bu pozisyon açıkça penaltı değildi. Hüseyin Göçek 2 puana mal oldu ama bana göre daha da büyük hatayı VAR hakemi Halis Özkahya yaptı.. 

Kaybedilen 2 puan üstelik TFF ile bir gerilim içinde iken G.Saray'a yeni "haklılık" kapısı açacaktır. Sadece bu nedenle bile Halis Özkahya ile Hüseyin Göçek'e dinlendirme verilmelidir. Aslında sorun en başta, Namoğlu'nda ama Yıldırım Demirören de 'Yusuf Abi'sini koruma inadında..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!