▪ Ersun Yanal, Ali Koç'u ve yönetim kurulunu kastederek "Transfer listesini 1.5 ay önce idari ve sportif işlerle ilgilenen arkadaşlara verdim" dese ne olurdu?

▪ Şenol Güneş, Fikret Orman ve yönetim kurulunu kastederek, "İdari ve sportif işlerle ilgilenen arkadaşlar.." tanımlamasını yapsa ne olurdu?

▪ Ünal Karaman, Ahmet Ağaoğlu için,

▪ Abdullah Avcı, Göksel Gümüşdağ için,

▪ Mourinho, Manchester United'ın başkanı için, Guardiola, Manchester City'nin başkanı için aynı sözleri söylese ne olurdu? 

Cevap: Başkan ve yöneticileri için; "Başkan" dahi demekten imtina eden teknik direktör kim olursa olsun görevine son verilirdi. 

Ama Fatih Terim tam 1 hafta önce Mustafa Cengiz ve yönetim kurulunu kast ederek, "İdari ve sportif işlerle ilgilenen arkadaşlar.." sıfatını kullandı.

Bir zamanlar "Aziz Yıldırım'dan korkuyorlar" diye esip gürleyen; objektiflik ve cesareti Aziz Bey'i eleştirmekle sınırlı gören Galatasaray Medyası çıt çıkaramadı.

"Sen teknik direktörsün. Sana yılda 3 milyon Euro ödeyen adama bu şekilde konuşamazsın" diyemediler. Twitter'dan falan başkana sallama serbestisine sahip olduğunu düşünen muhabirleri zaten geçtim de bir tane yazar dahi "Bu ne iştir" diyemedi. 

☆☆

Hadi diyelim ki Fatih Terim, Fatih Sultan Terim'liğini ilan edip 'Saray'ın başına resmen geçti.. Diyelim ki de facto yürüttüğü başkanlık makamına el koydu.. Fenafillah seviyesine ulaştı.. Bu Fatih Terim değil miydi kendisine 'eleman' dedi diye Ünal Aysal'ı taraftarının ve medyasının önüne atan? Maaş alan herkes çalışandır. Personeldir. Bu uluslararası bir gerçektir. Yine de eleman, cidden de Aysal'a yakışmayan bir ifadeydi ve Terim kırılmakta haklıydı. Ancak aynı kişi "2. Eleman" krizini başlattı, başkanına 'idari ve sportif işlerle ilgilenen arkadaşlar' sıfatını layık gördü. 

Fatih Terim'i savunalım ve diyelim ki "Hoca ne yapsın. Başkan ve yönetim o kadar kifayetsiz ki o da artık bu sıfatlandırmayı uygun gördü. Yakışık almasa da uygundur.." diyelim.. Velev ki bu fikirde olalım, başkan Alp Yalman-Canaydın-Süren-Polat hatta Cansun olsa Terim bu ifadeyi kullanabilir miydi? Özbek'e bile "Başkan" dememiş miydi?

O zaman Mustafa Cengiz'de mi problem yoksa Fatih Terim'de mi? Bu bir idari ve hiyerarşik düzen bozukluğu mudur değil midir? Başkan Cengiz, zayıf mıdır yoksa fazla nezaketli davranışları ve Florya'yı tamamen hocaya bırakması yanlış mı anlaşılmıştır?

Bu soruların yanıtını G.Saray genel kurulu versin. Ya ala i vala ile her fırsatta dile getirdikleri "G.Saray başkanlık makamı"nın değerini bildiklerini göstersinler; sevmeseler ve dahi saymasalar da başkana sahip çıksınlar, ya da o makama sahip çıkacak yeni birini bulsunlar. Ya da bence aynen Fatih Altaylı'nın dediği gibi kimseyi beğenmeyen; sadece Türkiye'de değil Cecchi Gori'yi de beğenmeyen Fatih Terim'in önünü açsınlar ki Fatih hocamız artık başkanlık yapsın. Davulu tutanlar başkası iken tokmak kendinde olsun dönemi olmuyor. Terim başkan olsun, bu ikili tavır bitsin artık. Çünkü zayıf ya da fazla nezaketli görülen Mustafa Cengiz olsa da asıl güç kaybeden G.Saray başkanlık koltuğu oluyor.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!