Maçın 52. dakikasında, Gazişehir'in sağ beki Oğuz, topu kaptırdı, Caner'in ayağı dizine çarptı ve Oğuz kendini yere bıraktı. Top Beşiktaşlılarda kaldı ve N'Kodou topu sürüp vurdu korner oldu. Kaleci Günay, N'Kodou'nun üzerine yürüdü. Bir takım tartışmalar sonucu Adem Ljajic ve Günay sarı kart gördü... Peki 30 saniye sonra ne oldu? Oğuz ayağa kalktı, 15 saniye sonra depar attı.

Oysa 45-50 saniye önce sanki dizi kırılmış gibi yerde yatıyordu. Fikret Orman, Beşiktaş Başkanlığı'ndan çok Kulüpler Birliği Başkanlığı yaptığından önce ona sonra Göksel Gümüşdağ'a sesleniyorum: Bu yerde yatma işi, Türk futbolunu öldüren unsurlardan biri.

Dün, Ömer Bayram, faul olmayan pozisyonda yerde kaldı. Yeri dövdü; "Herhalde bacağı kırıldı" dedim ama Ömer 20 saniye sonra depar attı. Yani her maçta her takımda var bu görüntüler...

"Yere yatan oyuncu oldu mu top taca atılır" adlı yazılı olmayan kural yasaklansın. Bu karar hakeme bırakılsın. TFF'ye sesleniyorum ama ne Yıldırım başkan ne de Nihat başkan 'tınmadı.' Dertleri futbol olmadığındandır belki, bilemem. Ama Fikret Orman ile Gümüşdağ bu işle ilgilenirse bu kural çıkar.

☆☆

Gelelim maça...

Beşiktaş maça 10 kişi başladı. Penaltı - kırmızı kart çok ağır bir kural. Ama kural. Vida tecrübesindeki bir oyuncu, Bayern Münih maçında da benzer bir durum yaşamasına rağmen daha neredeyse 90 dakika süre varken kırmızı görmemeliydi. Hata yaptıysan da bırak gol olsun. Heyhat yapacak bir şey yok, penaltı da golle sonuçlanınca felaket senaryosu hayata geçti.

Bazen kendi sisteminiz ve görüşlerinizden uzaklaşmanız lazım. Siz bir oyun belirliyorsunuz ancak maça ve duruma göre bunları değiştirme elastikiyetine sahip olmalisiniz.

Yani 10 kişi kaldıysanız sanki 11'e 11'miş gibi "Hücum eden takım" pozisyonunda oynayamazsınız. Belki geri çekilip, oyunu kendi yarı alanınızda kabul edip, pas oyunuyla tempoyu düşürüp skoru ve rakibi uyutma yöntemine gidilebilirdi. Ben olsam öyle yapardım.

Zaten çok etkili kontracıları olan rakibe istediği ortamı sağlamaz, hızlı kanat oyuncularımla ben kontra oynamayı planlardım.

Ama Avcı, bildiği oyunu oynamayı tercih etti. Savunmayı aşamadıkları gibi, ilk devre en az 3-4 farklı bitebilirdi. 2. yarıda yine önde oynamaya kararlı başladılar ve Dorukhan stopere çekilmişti. Yine pozisyon bulunamadı. Yani değişen bir şey yokken Avcı yine aynı mantığı sürdürdü. Gazişehir bu kez fazla kontra bulamadı ama güzel bir akın sonrası Güray'in harika vuruşuyla farkı 2'ye çıkardı.

72'de Halil Umut Meler, Elneny ve Kayode'ye birer kırmızı vererek ortamı dengeledi. Oysa önce Kayode dirsek atmıştı, Elneny de o darbenin tesiri ile intikam faulu yapmıştı.

Hem yazının başındaki paragraftaki pozisyonun kahramanı N'Kodou hem de Elneny'nin kırmızısı gösterdi ki Beşiktaş'ta "Beyler, burası Premier Lig değil. Maalesef burada yerde yatan olunca taca atma yalanı hala sürüyor. Rakibe sert faul yaparsan atılırsın" diyen biri de yok. Elneny ve N'Kodou hatta Diaby ileride F... Off'tan atılırsa şaşırmam.

Beşiktaş'ın oyununu bu maça göre değerlendirmem. Ama belli ki saha içi ve dışı olarak pek iyi çalışılmamış; milli ara iyi değerlendirilememiş. Beşiktaş, Avrupa'da fevkalade skorlarla karşılaşabilir.

Abdullah Avcı'nın daha kuvvetli bir orta alan rotasyonu oluşturması şart. Güven yerine de Burak yoksa dahi başka bir çözüm bulunması gerek gibi gözüküyor. Umut Nayır bile Güven'den iyi. Güven iyi bir kanat forveti olarak katkı verir ama santraforda çok durağan.

Yazı ağırlıklı Avcı üzerineydi. Bu maç için belki strateji hatalarından bahsedebiliriz ama Fikret Orman da çok geniş bir kadro kuramadı bunu da bir kez daha belirtelim.

Takım için 2 dakikada gelen 2 golle skorun azalması ileriye dönük güven oluşturacaktır. 94'te takımın en iyisi N'Kodou golü atsa büyük moral olurdu.

Gazişehir, F.Bahçe'ye yenildiğinde Fenerli Medya!!! "Bu Gazişehir küme düşer" demişti. O günden sonra Smudica'nın ekibi 2 galibiyet 1 beraberlik aldı. Ben de diyorum ku bu Gazişehir devre arasında iyi bir de kaleci alırsa çok ilginç sonuçlar elde eder.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!